Asmodeus’tan Epstein’e: Hz. Süleyman ve Şeytanlar

Süleyman Tapınağı’nın karanlık dehlizlerinden Epstein’in gizemli adasına uzanan bir iktidar zinciri… Asmodeus, Hiram Abiff ve ‘Görünmeyen El’in antik kökenlerini ele alan eden bu makale, modern suç şebekelerinin ardındaki kadim doktrinlerin ezoterik haritasını çıkarıyor.

hz süleyman ve şeytanlar

Şimdi siz Beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar/hâmiler/koruyucular mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. (Kehf 18/50)

 

Jeffrey Epstein davası, her ne kadar ana akım medyada bir magazin skandalı veya münferit bir suç dosyası olarak sunulsa da, buzdağının görünmeyen kısmı çok daha derin ve kadim köklere uzanmaktadır. 

 

Bu mesele, sadece modern hukukun sınırlarını zorlayan bir suç şebekesi değil, yüzyıllardır iktidarın en mahrem ve karanlık köşelerinde filizlenen, sembolizmle örülü bir güç kültünün günümüzdeki tezahürüdür. 

 

Elinizdeki bu makale, Epstein vakasının ardındaki hukuki ve siyasi tartışmaların ötesine geçerek, bu yapının beslendiği ezoterik temellere, tarihsel arka planındaki ritüelistik güç arayışlarına ve seçkinlerin dünyasında gizlenen “görünmeyen elin” kadim kökenlerine ışık tutmayı amaçlamaktadır. 

 

Bugün tanıklık ettiğimiz bu karmaşık tabloyu anlamlandırmak için, modern dünyanın rasyonel perdelerini aralayıp geçmişin karanlık dehlizlerindeki o gizli doktrinlere bakmak kaçınılmazdır.

 

Modern Bir Labirentin Ezoterik Kökenleri

 

Tarihsel kronikler ile okült doktrinler arasındaki ontolojik süreklilik, Asmodeus, Hiram Abiff, Edomlu Hadad ve Osiris gibi figürlerin bağımsız karakterler olmaktan ziyade tek bir ezoterik gerçekliğin farklı maskeleri olduğunu göstermektedir. 

 

Raşba Okulu’nun bir antolojisinde¹, Asmodeus’un Succubus Igrat ile Hz. Davud’un istem dışı birleşmesinin sonucu doğan bir kambiyon² (insan-iblis melezi) olduğu belirtilir. Ayrıca Asmodeus yalnızca görev yapan iblislerin kralının³ unvanıysa, onun eşi de iblislerin kraliçesi Lilith’tir.⁴ Başlıca unvanı “İblislerin Kralı” olsa da “Edom Kralı”, “Şehvet ve Cinsel Arzuların İblisi”, “Homoseksüellerin Koruyucusu” ve “Kötülüğün İntikamcılarının Prensi”⁵ olarak da anılır. Hz. Süleyman’ın ünlü 72 iblisini, yani Süleyman Tapınağı’nın köle işçilerini yöneten kişidir.

 

Hıristiyan teologlar onu Yeni Ahit’teki Vahiy Kitabı 9:11’de geçen Abaddon/Apollyon⁷ ile özdeşleştirmiştir. Asmodeus, münferit bir varlığın özel adı değil, hüküm süren bir makamdır. Mısır’daki “Firavun” unvanına benzer şekilde “Şeytanların Kralı” makamını işgal eden her varlık bu sıfatla anılır. 

 

Masonik yapıların zahiri kabuklarını soyarak antik Levant’tan modern okültizme uzanan “Usta Zanaatkâr” arketipinin ardındaki gizli işbirliğini ve kimlik hırsızlığı stratejilerini kavrarsak, günümüzde çocukları hedef alan kurban ritüellerini de anlayabiliriz.

 

Asmodeus adı ilk kez MÖ 250 civarında yazılan Tobit Kitabı’nda (3:8,17) “en kötü iblis”⁸ olarak geçer. Metin, Asmodeus’un Sarah adlı genç kadına şehvet duymasını anlatır. Kıskançlık krizine giren Asmodeus, Sarah’nın evlendiği yedi kocayı evlilik tamamlanmadan öldürür. Cezası, başmelek Raphael tarafından bağlanıp sürgüne gönderilmesidir.

 

Ezoterik kimlik inşasında etimoloji, bir varlığın metafiziksel imzasını gizleyen en güçlü perdedir. Asmodeus figürü tarih boyunca dile ve geleneğe göre birçok varyasyonla maskelenmiştir: İbranice Aşmedai (Şamad kökünden; yok eden/dinden döndüren), Arapça Sakhr (Kaya), Süryanice Smwd’ws, Fransızca Asmodée; ayrıca 9. yüzyıl efsanelerinde Satürn (Keldanilerin Prensi) ve Orta Çağ metinlerinde Marcolf/Morolf.

 

Asmodeus’un gerçek kimliğini insanlar arasında gizlemek için kullandığı en stratejik takma ad Sidonaydır. Bu kod ad, varlığın Fenike (Sidon/Tire) bölgesiyle bağını ve Masonik “Usta Zanaatkâr” Hiram ile özdeşliğini sağlayan kriptografik bir anahtar işlevi görür.

 

kimerik tasvir okült göstergeler

 

Kimerik Tasvir ve Okült Göstergeler

 

Asmodeus’un fiziksel betimi çok katmanlı doğasını yansıtan kimerik bir anomalidir:


  • Üç baş: Dev, koç ve boğa başlarıyla farklı güç alanlarının sentez
  • Kanatlar ve yılan kuyruğu: Hava ve yeraltı âlemleri üzerindeki hâkimiyet
  • Horoz ayakları ve pençeler: Şeytani özünü ele veren işaretler
  • Deformasyon: Bazı tasvirlerde koltuk değnekleriyle yürür
  • Ejderha binicisi: Ateş püskürterek ejderha üzerinde uçması elementer manipülasyonu simgeler

 

Bu çok yüzlü varlık yalnızca yıkım unsuru değil, tarih boyunca geometri, aritmetik ve mekanik sanatların taşıyıcısı olan “Usta Zanaatkâr” rolünü de oynamıştır. Ancak bu usta, İbrahimî peygamber geleneğinin karşı çıktığı bir karşıt-arketiptir.

 

asmodeus

 

Usta Zanaatkâr ve Taş Ustası: Hiram Abiff – Asmodeus Özdeşliği

 

Masonik literatürün merkezindeki Hiram Abiff alegorisi ezoterik derinlikte incelendiğinde Asmodeus ile tam örtüşme gösterir. Her iki figür de Süleyman Tapınağı’nın inşasında “vazgeçilmez ortak”tır.

 

Dowland El Yazması’nda Hiram için kullanılan Avnon (Taştan) adı, Asmodeus’un Arapça lakabı Sakhr (Kaya/Kireçtaşı) ile semantik bağ kurar. Bu bağ, “Freestone Masonry” adının yalnızca malzemeye değil, bizzat bu Taş Ustası figürüne saygı duruşu olduğunu gösterir.

 

Asmodeus ile Frankenstein – Modern Prometheus arasında da okült bağlantı kurulabilir; çünkü Frankenstein da “Freestone”⁹ olarak çevrilebilir. Prometheus Yunanca’da “öngörü” demektir ve Asmodeus’un tam öngörüye sahip olduğu söylenir. Prometheus’un kaderi de Asmodeus gibi taşa bağlanmaktı. Prometheus sonunda taşla birleşmişti; bu yüzden bağları çözülürse taştan kurtulacaktı. Benzer biçimde ʿÂzaz’ēl’in kaderi de Dudael’in sivri kayalıklarına zincirlenmekti. Taş ve zincir teması Kur’an’da Şeytan’ın “er-Racîm” (taşlanan) lakabında da görülür. Yahudi sahte mesih Armilus’un Şeytan ve bir taşın oğlu olduğu söylenir. “Taştan doğan” motifi Mitraizm’de de vardır. Hiram Abiff kayıp antik Tire adasından geldiği için “Tireli Mimar” diye anılır; Tire “kaya” demektir. İslam geleneğinde Deccal’in gizemli bir adada zincirli olduğu anlatılır. Tüm bu unsurlar Güneş tapım kültünün sürekliliğine işaret eder.

 

İlk bakışta şeytani öngörü önemsiz ayrıntı gibi görünse de Yahudi anlatısında Asmodeus insan kaderi konusunda kesin öngörüye sahiptir. Talmud’da onun “dağdaki konutundan her gün gök kubbeye yükseldiği” ve “yüksekteki akademide çalıştığı” anlatılır (Gitten 68a-68b). Bu nedenle insanlığın kaderini önceden bilir. Ancak bu anlayış Kur’ânî bakış açısına göre sapmadır. Saffat 37/4-10 ve Hicr 15/15-18 ayetleri şeytanların göğe kulak veremeyeceğini, kovulduklarını bildirir.

 

Kutsal Kitap ve Talmud’a göre Süleyman hem en bilge insan hem de bazı anlatılarda aptal olarak tasvir edilir; bu durum putperestlikle suçlanmasına kadar gider (1. Krallar 11:4-10). Bu iddia Kur’an’da reddedilir (Bakara 2/102).

 

Kıta Avrupası Masonluğu’nda Hiram yerine kullanılan Adoniram adı, etimolojik olarak Levant’ın fırtına tanrısı Hadad ile bağlantılıdır; bu, zanaatkâr figürünü tanrısal hiyerarşiye ekler.

 

Raşba Okulu’na göre Asmodeus aslında Edomlu Hadad’dır.

 

Mısır Sürgünü ve İntikam: 1. Krallar 11:14-22’ye göre Hadad Mısır’a sığınmış, Firavun tarafından evlat edinilmiş ve kraliçenin kız kardeşiyle evlenmiştir. Bu Hadad-Firavun-Asmodeus üçgeni Süleyman’dan intikam zemini oluşturur. Hadad’ın Süleyman’ın tahtına oturması yalnızca bir cin hilesi değil, Edom’un meşruiyet iddiasıdır.

 

Ginzberg’in Yahudilerin Efsaneleri’nde Kral Hiram’ın kibri ve mimari dehası anlatılır. Bu, onun Yedi Cennet¹⁰ adını verdiği yedi katmanlı ters piramit ada inşa etmesine yol açar. Bu sahte cennet, deniz üzerinde dört dev sütunla yükselir.

 

Bu yapı Tanrı’yla rekabet girişimidir. Hiram kendini Tanrı ilan eder ve Ezekiel 28:1-19’da Şeytan’ın düşüşüyle ilişkilendirilir. Masonik efsaneye göre Tire Kralı Hiram eski masonların Büyük Üstadıydı. En eski metinlerde İram, Praeparatio Evangelica’da Suron diye geçer. Hahamlar ona 1000 yıllık ömür atfeder; bazıları onu Hirah ve Ethiba’al ile özdeş görür. En eski Hıristiyan yorumcular onu Lucifer’in maskesi sayar. Ayrıca Hiram, tahtı denizler üzerinde olan İslam’ın İblis’i ile de özdeşleştirilmiştir; bu yorum Müslüman değil Yahudi alimlere aittir ve Hz. Muhammed ile Deccâl İbn Ṣayyād arasındaki tartışmanın analizine dayanır.

 

osiris

 

Mısır’ın Gölgesi: Osiris, Horus ve “Homo Deus” Paradigması

 

Asmodeus arketipi Mısır teolojisindeki “Ölüp Dirilen Kral” temasında doruğa ulaşır. Burada Asmodeus, bedensiz ruhun (Osiris) fiziksel kapta (Horus/Süleyman kılığı) tezahür etme çabasını temsil eder.

 

Osymandýas Deşifresi: Ramses’in taht adı Osymandýas Yunanca hecelendiğinde “Os-man-duas” olur ve “Olan-İnsan-Tanrı (Homo Deus)” paradigmasını ifade eder.

 

Boş Kap (Golem) Gereksinimi: Osiris’in ruhu dünyada hükmetmek için ruhsuz bedene ihtiyaç duyar. Asmodeus’un Süleyman kılığına girerek oluşturduğu “ruhsuz bedenler” bu arzunun denemesidir.

 

Asmodeus bir isim değil, Şeytanların Başı unvanıdır. Bu varlık kibri nedeniyle başka baş tanımaz. Maddi dünyada görünmek isteyen bedensiz ruhtur ve bunun için uygun bedeni ele geçirmesi gerekir. Ancak mevcut beden yetmez; kendine ait boş beden ister. Bu nedenle bir zanaatkâra ruhsuz beden yaptırır.

 

Sidon’un fethinde Kral Hiram öldürülünce Şeytan’ın ruhu Hiram’dan halefi Hiram Abiff’e geçer ve o Asmodeus olur. Sonra Süleyman tarafından yakalanıp köleleştirilir. Süleyman’a köleliği, onun kılığına girerek boş beden yaratma arzusunu körükler. Bu goleme girdiğinde bedeni tamamen sahiplenir.

 

Böyle bir beden Şeytan’ın ulaşmak istediği evrimsel dönüşümü temsil eder ve Prometheus ile Frankenstein özelliklerini taşır. Süleyman döneminde bu figür sahte Mesih’in arkaik versiyonu olur; Davut’un gayri meşru oğlu olarak 40 gün dünyayı saptırır.

 

Süleyman onu sürgüne gönderse de iftiraları ve büyüsü okült çevrelerde sürer (Bakara 2/102). Süleyman’ı karalama komplosu 3000 yıldır devam etmektedir. Onu reddedenler büyücülükle suçlar; inananlar bunu iftira sayar. Asmodeus’un aktardığı büyücülüğün Kabala, Masonluk ve türevleriyle sürdüğü ileri sürülür. Bu çevrelerin Süleyman imajının Asmodeus kaynaklı olduğu iddia edilir.

 

Asmodeus’un Süleyman’ın tahtında kaldığı 40 gün, İslam eskatolojisindeki Deccal’in 40 günlük hükmünün arkaik şablonu sayılır. Asmodeus yüzüğü yutup devleşir, Süleyman’ı fırlatır ve sahte Davut Oğlu olarak tahta geçer. İki şeytanın ebeveyn kılığında görünmesi, Deccal’in aldatmacalarının ön provasıdır.

 

Hiram Abiff alegorisi ve Tapınak anlatıları, bedensiz ruh için boş beden inşasına hazırlık olarak yorumlanır. Bakara 2/102 bağlamında Süleyman’a atılan büyücü iftirasının, Asmodeus’un taht altına sakladığı metinlerle oluşturulduğu ileri sürülür. Günümüzde Kabala ve Masonluk içindeki Süleyman imgesinin bu gölgeye dayandığı iddia edilir. Asmodeus/Hiram arketipi, insanlığı “Homo Deus” vaadiyle fıtratından koparmayı hedefleyen bir proje olarak yorumlanır.

 

Kur’an perspektifinden bakıldığında tablo şöyle sunulur: 20. yüzyıl başında küreselleşen kapitalizmi örgütleyen ezoterik ideoloji zaman zaman Masonluk, zaman zaman Siyonizm ile özdeşleşen kült bir inanca dayanır; özünde ise Satanizm olarak nitelenir. Antik Mısır-Babil ve Hinduizm’deki gök cisimlerine tapınma çizgisinin İsrailoğullarına bulaştığı, Samiri olayıyla yeniden ortaya çıktığı ve Yahudilik içinde bir damar olarak sürdüğü ileri sürülür. Süleyman döneminde bastırılsa da düşmanlıkta kristalleştiği iddia edilir. Kabala çizgisinin bu eski büyü geleneklerini sürdürmek için sistemleştirildiği savunulur. 

 

Günümüzde bu çizginin çocuk istismarı ve kurban ritüelleri dahil uygulamalarla sürdüğü iddia edilir.

 

Asmodeus’un uzak adasındaki yeraltı sahte cennetinin replikalarının yapıldığı, tünellerde çocuk kurban edildiği ve Epstein’in adasının bunlardan biri olduğu öne sürülür. Bilincin bedene transferi, klonlama, yapay et gibi çalışmaların golem fikrine bağlandığı iddia edilir. 

 

Fizik felsefesi üzerinden başka boyutlara geçme, zamanı bükme ve geleceği bilme arayışlarının sürdüğü belirtilir. Doğal insanın yerine “makine insan” ve “yapay zekâ tanrısı” projeleriyle insanın tanrılaştırılması fikrinin transhümanizm ve post-hümanizm çizgisinde gündemde tutulduğu ifade edilir.

 

__

¹Anthology from the School of the Rashba [Shlomo ibn Aderet], Parma de Rossi Manuscript 1221C.E., f.285a. Quoted by Gershom Scholem, Tabritz vol. 19 (1948) Pg.172. [cf.- n.16,p.35,n.108. cf. p.71]

²Cambion: Bir succubus ve bir incubus’un, bir erkek ve bir kadının üreme hizmetlerini kullanarak yarattığı efsanevi yarı insan yarı iblis yavrusu.

³Anthology from the School of the Rashba [Shlomo ibn Aderet], Parma de Rossi Manuscript 1221C.E., f.285a. Quoted by Gershom Scholem, Tabritz vol. 19 (1948) Pg.172. [cf.- n.16,p.35,n.108. cf. p.71]

⁴Lilith – Şeytanların Kraliçesi: Samael’in eşi [cf.- n.16,p.71,n.231-214]

Francis Barrett ‘The Magus, or Celestial Intelligencer’ 1801 CH. VII. Pg.46

Süleyman’ın Küçük Anahtarı’nın Ars Goetia’sı. -Arthur Edward Waite – Kara Büyü ve Antlaşmalar Kitabı. Goëtik teürji, büyücülük ve cehennem, ölü çağırma (nekromansi) ayinleri ve gizemleri ile kara büyü ritüelleri de dahil (Edinburgh: 1898). Goëtia’daki Gizli Gelenek olarak yeniden basılmıştır. The Book of Ceremonial Magic, including the rites and mysteries of Goëtic theurgy, sorcery, and infernal necromancy (Londra: William Rider & Son, 1911)

“Yok edici, ya da dipsiz çukurun meleği; Apollyon; Asmodeus.” [İlk kez 1350 ile 1470 yılları arasında kullanıldığı tespit edilmiştir.] Lesley Brown (editor), The Shorter Oxford English Dictionary, 5th edition – Oxford University Press, 2003 [1933] Pg.2. Bkz. https://www.catholic.org/encyclopedia/view.php?id=1151

Book of Tobit 3:8 New Jerusalem Bible

⁹Bkz: https://www.etymonline.com/word/frankenstein

¹⁰Denizin dibine dört demir sütun çaktırdı ve bunların üzerine yedi gök kurdu; ilki camdan, ikincisi demirden, üçüncüsü kurşundan, dördüncüsü erimiş metalden (pirinç), beşincisi bakırdan, altıncı gümüşten ve yedincisi altından yapılmıştı. Bu gökler, 500 ila 3.500 kare arşın büyüklüğünde su kanalları ile birbirinden ayrılmıştı, böylece her gök, altındaki gökten 500 kare arşın daha büyüktü. Ayrıca Hiram, ikinci gökte, yuvarlanması gök gürültüsüne benzeyen devasa kayalar topladı ve büyük değerli taşlar tarafından şimşek çakmaları üretildi (…) Bu muhteşem saray yeryüzüne gömüldü ve “gelecek dünyada” dindar insanlar için korunuyor (Yal, Ezek. 367; bu metnin varyantları Jellinek, “B. H.” v. 111-112; H. M. Horowitz, “Bet ‘Eed ha-Aggadot,” iii. 28-31) Kaynak: http://www.jewishencyclopedia.com/articles/7720-hiram-huram

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.