ADEM YILMAZ

Uluslararası İlişkiler programındaki lisans eğitiminin ardından yüksek lisans ve doktora eğitimini Ankara Üniversitesi Siyaset Bilimi programında tamamlamıştır. Çalışma alanlarını Siyasal Kuram, Siyaset Sosyolojisi, Felsefe ve Türk Siyasal Hayatı oluşturmaktadır. Dış politika alanında da analizlerini sürdürmektedir. Bir süre bir düşünce kuruluşunda kıdemli araştırmacı olarak yer almıştır. Şu an bağımsız araştırmacı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

ADEM YILMAZ

Uluslararası İlişkiler programındaki lisans eğitiminin ardından yüksek lisans ve doktora eğitimini Ankara Üniversitesi Siyaset Bilimi programında tamamlamıştır. Çalışma alanlarını Siyasal Kuram, Siyaset Sosyolojisi, Felsefe ve Türk Siyasal Hayatı oluşturmaktadır. Dış politika alanında da analizlerini sürdürmektedir. Bir süre bir düşünce kuruluşunda kıdemli araştırmacı olarak yer almıştır. Şu an bağımsız araştırmacı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

TÜM YAZILARI

Tokenizm; dezavantajlı, dışlanmış grupların sisteme, işgücüne ya da temsile katılımını kanıtlamayı amaçlayan göstermelik, sembolik bir uğraşı ifade ediyor. CHP’nin son 10 yılına baktığımızda tokenist manevraların, partinin politik konumlanışını belirlediğini söylemek mümkün.

İkircikli tutumu, Türk siyasal hayatındaki tarihsel konumlanışı ve üstlendiğini iddia ettiği Cumhuriyet’in kurucu partisi misyonu gereği CHP bir mecburiyet partisidir. Hem ana muhalefet konumunu işgal edip hem de bu denli ikircikli, kırılgan ve tepkisel bir şekilde hareket etmek, Türkiye’nin güçlü bir siyasal alternatif yaratmasının önündeki en büyük engeldir.

Siyasal tartışmaların, yapıcı diyalogların yerini alan siyasal dalaşma adeta korkaklığı cesaret, kapasitesizliği siyaset yapma olarak sunan, gıcırtıdan başka bir sesine de şahit olmadığımız bir külüstür makine…

Muhalefet, Erdoğanesk siyasetin çerçevesi içinde kendi zihinsel ve duygusal haritalarını oluştururken onun çizdiği paradigmanın dışına çıkma hususunda da isteksiz. Seçim sonuçları bu haritaların yanlışlığını açıkça gözler önüne serse de yerel seçimler öncesinde onların kullanımında ısrar ediliyor.

Camia evlatlığı, aslında kısıtlı kaynakları olan ve bu yüzden de her kaynağını efektif kullanmak zorunda olan bir “toplumun” kangrenidir; onun toplumsallaşamamış oluşunun en somut kanıtıdır. Keza camia evlatlığı, sahip olduğu niteliklerden önce kişinin “bizden olmasını” asıl ayırt edici olarak belirler. Yabancı değildir o, o yüzden “bizim psikolojimizi”, neyin nasıl yürüdüğünü bildiği varsayılır.

Hukuk, siyasal mücadelenin sonlanıp somutlaştığı yerdir. Her hukuksal düzenin arkasında onun güvencesi olan ve üzerinde uzlaşı sağlanmış kurucu bir irade vardır. Hukuksal hiyerarşi ya da hukuk şematiği bu denli bir tartışmanın nesnesi hâline geliyorsa, o halde sorun hukuksal ya da mevcut kurumların yozlaşması değil, bütünüyle siyasaldır.

Kuşku kırıntısı bile içermeyen haklılık iddialarının bir ucundan tutabilmek yeterli olduğu için anlık tanıklığına sahip olduğumuz acıları, kimlikleri, davaları üstlenebiliyoruz. Bu tavır çoğu zaman o acılara, davalara haksızlık etmekten fazlası olmasa da… Cebimizde taşıdığımız kalabalıkların zaman-mekânı; ekranlara düşen katliam, yıkım görüntüleri, kendi anındalıkları ve akışları karşısında mutlak umursamazlığı ile dönüp duruyor.    Bu umursamazlığı alt […]

Siyasal olanı estetize ederek onun doğasını, çatışmaların özgüllüğünü ve çerçevesini kavrama noktasında da eksiklik yaratan romantizm, kendini apolitik olarak görmeyi reddeden bir politikliğin kemikleşmesine neden olmaktadır. Hamas’ın geçtiğimiz günlerde başlayan, bölgeye yayılma riski de yüksek olan İsrail’e yönelik şok saldırısı ülke çapında tepkiyle karşılandı.    Gerek canlı yayında kaçırılan, cansız bedenleri teşhir edilen İsrailli sivillerin […]

CHP, bugün iktidar kadrolarının da beslendiği ve geleneksel partilerden yılgın kitleleri kendine yönlendirebilen muhafazakâr ve İslami kaygılara sahip siyasete yönelik bir tepkinin merkezi olmuştur. Bugünkü CHP’nin bir türlü kitleselleşememesinin kaynağında bu tepkinin kalıtsallığına olan güven yatmaktadır. 1980 sonrası CHP mirası ya da geleneği içinde hareket ettiği iddiasında olan siyasal oluşumların ana özelliği “arayış”tır. Hem siyasal […]

CHP bugün, üstlendiği siyasal mirasın keyfini sürmekten fazlasını yapma kapasitesini günbegün eriten bir siyasal partidir. Bu durumu hem 13 yıllık genel başkanının, seçim yenilgilerine rağmen ciddi bir değişime gitmekteki isteksizliğinde hem parti içinde değişimin aktörü olarak görülen isimlerin bir etki üretmekten uzak adımlarında hem de CHP’li isimlerin kendi seçmenlerini “mecburiyet” paradigması içinde değerlendirebilmesinde görüyoruz. CHP, […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.