ADNAN BOYNUKARA
ADNAN BOYNUKARA

1987-2009 yılları arasında farklı kurumlarda mühendis ve yönetici olarak çalıştı. 2009-2015 yılları arasında ise Adalet Bakanlığı'nda Yüksek Müşavir olarak görev yaptı. 25 ve 26. dönemlerde Adıyaman milletvekili olarak TBMM’de bulundu.

ADNAN BOYNUKARA
ADNAN BOYNUKARA

1987-2009 yılları arasında farklı kurumlarda mühendis ve yönetici olarak çalıştı. 2009-2015 yılları arasında ise Adalet Bakanlığı'nda Yüksek Müşavir olarak görev yaptı. 25 ve 26. dönemlerde Adıyaman milletvekili olarak TBMM’de bulundu.

TÜM YAZILARI

Sağlıklı, tutarlı, insan hakları merkezli politikalar üretmek, geleceğe ilişkin projeksiyon sunmak yerine; sığınmacıları ayrıştıran, hedefe koyan ve ‘yabancıya’ nefret sunan hiç kimse, ‘yerliye’ demokrasi, özgürlük ve insan hakları sunamaz. Bu yönüyle, sığınmacılar meselesi, bütün partiler için siyasal kimliklerini biçimlendirme işlevi görüyor. Sıklıkla tartıştığımız konulardan birisi de kutuplaştırma siyaseti. Öncelikle şunu belirtelim, hangi zemin üzerinden yürürse […]

Son yıllarda somutlaşan ve temel ideolojik meselelerde yol haline gelen ‘suskunluğa’ dayalı siyaset tarzı, tek bir partinin meselesi değil. Bu durum muhafazakâr gelenekten ve çevreden gelen aktörlerin temel sorunu. Kimileri kendilerini ‘devletin sahibi’ gibi görüyor ve baskı uyguluyor, kimileri de gerekçeleri farklı olsa da, susuyor. 14 Temmuz 2020 tarihinde yayınlanan, “Aritmetiğin Siyaset Üzerindeki Vesayeti” başlıklı […]

Avrasyacılık konusunda faaliyet yürüten, iktidarı ve genel olarak politika yapıcıları etkilemek isteyen içerideki aktörlerin temel motivasyonlarının Rusya-Çin ile ideolojik yakınlık olduğu açık. Türkiye’yi dünyaya kapatmak ve toplumu devlet eliyle ‘adam etmek’ bu aktörlerin siyasal bakış açılarının merkezinde yer alıyor. Türkiye dış politikasıyla ilgili olarak gündeme gelen konulardan birisi de ‘eksen kayması’ meselesidir. Batı blokundan ayrılıp […]

Demokratik süreçlerin işlediği ve yönetimin seçimlerle belirlendiği bir ülkede, asıl olan iyi yöneticilerin varlığı değil, devletin demokratik karakteri, tüm vatandaşların eşit haklara sahip olduğunun kabul edilmesi, yasaların demokratik geleneğe göre hazırlanmış olması ve bunların düzenli olarak uygulanmasıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “esasen Türkiye’de sorunların kaynağının 1960’tan beri hep darbeciler tarafından yapılan anayasalar olduğu açıktır” ifadesiyle gündeme gelen […]

Çatışmaların yaşandığı ülkelerde kendi içinde konsolidasyonu sağlamış bir devlet yapısı oluşturulsa, toplumsal kesimler ile devlet arasındaki problemler ve sorunlar çözülse, bireysel/toplumsal demokratik hak talepleri karşılansa, toplumsal barış tesis edilse ve vatandaşlar arasında ayrımcılık yapılmasa dışarıdan müdahale imkansızlaşır. Bu yapılanlara rağmen dışarıdan bir müdahale gerçekleşse bile devlet içinde ve devlet ile toplum arasında konsolidasyon sağlandığı için […]

Aritmetik önemli ama siyaset tek başına aritmetik değildir. Siyaset tek başına bu denkleme indirgendiğinde sorun çıkıyor. Çünkü siyasette asıl olan halkın sorunlarını tespit etmek, anlamak, somut çözüm önerileri geliştirmek ve bunları da paylaşmak, anlatmaktır. Politik öneriler etraflıca ve doğru argümanlarla anlatıldığında, aritmetik yaklaşımları boşa çıkaran sonuçların alınabildiğini biliyoruz. Milletin ana gündemi sorunlarının çözümü, tek başına […]

Soğuk savaş dönemi kavramlarıyla toplumu ayrıştıran her söylem, hem sahte kavgalar üzerinden yıllarımızı tüketiyor, hem ideolojik arınma ihtiyacını öteliyor, hem de Türkiye’nin soğuk savaşını uzatıyor ve milletleşme sürecini erteliyor. “Maske takmak, insana yüktür. Hem taşıyana hem de onu anlamaya çalışana…” Dostoyevski Son yıllarda, siyasetin normalleşmesine ilişkin talep artıyor. Neredeyse tüm siyasi partiler, sivil toplum örgütleri […]

Sahte güvenlik kaygıları üzerinden devleti, siyaseti ve toplumu ‘esir’ almayı amaçlayan tutum ve anlayışlar güvenliği sağlayamaz. Bilakis güvenliği tehdit eder, riski artırır ve öngörülemeyen hatalara yol açar. Çıkış; bu tutumun içerdiği komplikasyonları ortaya koymak, bu anlayışa izin vermemek, üretilmiş güvenlik kaygılarına esir olmamak ve siyasi mekanizmaları işletmektir. Türkiye, kuruluş sürecindeki koşulların etkisiyle, güvenlik kaygısını önemseyen […]

Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren var olan ve yıllar içinde değişiklik göstererek varlığını sürdüren sahiplik anlayışından kurtulmak, devletin demokratik dönüşümü için önemlidir. Çözüm ise milliyetçi-muhafazakâr kesimlerin benimsediği “ulu devlet” ile sol ve seküler kesimlerin sıklıkla atıf yaptığı “ulus devlet” anlayışlarının gözden geçirilmesidir. Devlete ilişkin yönetim modelleri, genel anlamıyla, yöneticilerin göreve geliş biçimleri üzerinden analiz edilir. En yaygın […]

CHP’nin durumunu; kendi geleneksel tabanını koruyacak bir dili sürdürmek, siyasal riski olan politik alanlara ilişkin konularda kısmen sessiz durmak, muhalif kesimleri “Erdoğan karşıtlığı” üzerinden biraraya toplamaya çalışmak ve iktidar partisinin yanlış yapmasını beklemek şeklinde özetlemek mümkündür. Bu ise stratejik, planlı ve kapsamlı bir değişim değil, taktik bir hamledir. 31 Mart yerel seçim sonuçları, özellikle de […]

  • 1
  • 2

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.