ADNAN BOYNUKARA

1987-2009 yılları arasında farklı kurumlarda mühendis ve yönetici olarak çalıştı. 2009-2015 yılları arasında ise Adalet Bakanlığı'nda Yüksek Müşavir olarak görev yaptı. 25 ve 26. dönemlerde Adıyaman milletvekili olarak TBMM’de bulundu.

ADNAN BOYNUKARA

1987-2009 yılları arasında farklı kurumlarda mühendis ve yönetici olarak çalıştı. 2009-2015 yılları arasında ise Adalet Bakanlığı'nda Yüksek Müşavir olarak görev yaptı. 25 ve 26. dönemlerde Adıyaman milletvekili olarak TBMM’de bulundu.

TÜM YAZILARI

Halkın, vatandaşın farklı korkuların etkisinde olması anlaşılabilir. Sorunlu ve yanlış olan, yönetici kadroların, siyaset kurumunun korku üretmesi veya üretilen korkulara teslim olması. Bu, ülkenin geleceği açısından büyük sorunlara dönüşebilir. Çünkü bu psikoloji üzerinden ‘esir’ alınan siyaset kurumu ve yönetici kadro genel olarak olan bitene karşı aklı değil, tepkiselliği devreye koyar. 17’nci yüzyıl sonundan itibaren içine […]

Demokrasi, hukuk, özgürlük ve adil paylaşım ilkeleri, bugünün varlık ve beka sigortalarıdır. Bu kavramlar siyasetin ve siyasetçilerin ortak kırmızı çizgisi olmalıdır. Cumhuriyet’in 100’üncü yılının yaklaştığı bu süreçte, ülkenin gelişmesine, kalkınmasına ve tüm bireylerin kendilerini eşit vatandaş olarak hissedeceği bir iklimin oluşturulmasına odaklanmak önemli. Buna ilişkin sağlıklı bir arayış şu an için görünmüyor olsa da hem […]

Çözüm tartışmalarında, çeşitli sabote girişimlerini yok saymanın bizi doğru sonuçlara götürmeyeceği görülmeli. Sorunu aşmaya ilişkin tüm tartışmalarda, örgütlerin yaptığı olumsuzlukları hatırlayıp çözüme odaklanmak, daha sağlıklı sonuçlara ulaşmamızı sağlayabilir. Son yıllarda sıklıkla konuşulan konulardan birisi de 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan siyasal iklim ve sistem değişikliği. Rahatsızlık duyulmasına ve dile getirilen olumsuzluklara rağmen, bu siyasal iklime […]

Değişim, süreklilik içinde bir değişim olarak anlatıldığında, bunun siyasal karşılığı genellikle olumlu olmaktadır. Çünkü toplum esasen değişimi, siyasal iddiaların kendisinde değil, kadroların yenilenme ve dinamizminde aramaktadır. Siyasette sıklıkla kullanılan ama uygulamaya geçirilmesinde zorluklar yaşanan kavramlardan birisi de değişimdir. Yelpazenin neresinde olursa olsun, tüm siyasi akımlar ‘değişimi’ söylemlerinin odağına koymayı tercih eder. Ama uygulamaya gelindiğinde bu […]

İdeolojik öncelikleriniz yoksa, siyasi mücadele geleneğinizi unutmuşsanız, kendinizi ‘her şeye nüfuz eden’ ve ‘her şeyin farkında olan’ bir güç mertebesinde görürseniz, farklı biçimlerde ortaya çıkan kuşatmalara karşı kaybettiğinizi söylemek mümkün. 9 Eylül 2021 tarihinde yayınlanan “Demokrasinin Sınırı” yazımızda, iktidarlara yönelik tehditlerden birisinin içeriden kuşatma, ‘esir’ alma olduğunu, hedefe konulan hükümeti kuşatmak için örtülü veya açık […]

Var olan hoşnutsuzluklar ne kadar derin olursa olsun, sokak ve sokak aracılığıyla yönetimin değişmesini talep etmek demokratik değil. Demokrasinin en önemli özelliği, sokağa çıkmak isteyenlerin haklarını kısıtlamamak ve sokağa çıkmayanların düşüncesini de yok saymamaktır. Meydanlarda kalabalık olmak ile sandıktan çıkmak ve seçilmek çok farklı şeyler. Güney Amerika, darbelerin sıklıkla yaşandığı bir coğrafya. Mesela; Brezilya’nın, 1 […]

Kürt Meselesi ile PKK’nın yürüttüğü terör faaliyetleri konusunun ayrıştırılması, örgütün toplumsal zeminini büyük ölçüde etkileyecektir. Haklar ile terör faaliyetleri arasında ilişki kurulduğu için bunların karşılanması terörün sonlanmasına endekslenebiliyor. Bu ise bilerek ya da bilmeyerek PKK tezlerine destek vermek ve örgütün üzerine oturduğu toplumsal zemini güçlendirmek sonucunu ortaya çıkarıyor. Siyasetin çeşitlendiği ve ittifak denklemlerinin netleştiği bu […]

Toplumsal bünyeyi güçlendirme ve devletin demokratik dönüşümünü sağlama vizyonu, dün ne kadar gerekli ve doğruysa, bugün de o ölçekte hem gerekli hem de doğrudur. Çözüm Süreci böylesi bir vizyonun ürünüydü. Bu vizyon, dün de bugün de yarın da sahiplenilmeyi hak ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Diyarbakır konuşmasında, “2005 yılında ne dediysek bugün de aynı yerdeyiz” ve “çözüm […]

Toplumsal bünyeyi güçlendirme ve devletin demokratik dönüşümünü sağlama vizyonu, dün ne kadar gerekli ve doğruysa, bugün de o ölçekte hem gerekli hem de doğrudur. Çözüm Süreci böylesi bir vizyonun ürünüydü. Bu vizyon, dün de bugün de yarın da sahiplenilmeyi hak ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Diyarbakır konuşmasında, “2005 yılında ne dediysek bugün de aynı yerdeyiz” ve “çözüm […]

1990-2010’lu yıllarda derin devlet denilen yapı; kirli, vatandaşa düşman, suç işleyen, kamu kaynaklarını gasp eden, insan hakları ihlallerini sistematik hale getiren kötülüğün ismiydi. Hepsinden önemlisi devlet olamamanın adıydı. Ancak bu durum, gerçeklikten kopuk tarih anlatısı üzerinden, ‘güçlü görünmenin’ sembolüne dönüştü. Eski Çin’de bir köyün yakınında bir dağ varmış. Dağın içindeki mağarada bir ejderha yaşarmış. Köylüler ejderhanın […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.