EREN ALPER YILMAZ

2011 yılında Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden mezun olmuştur. 2014 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde yüksek lisansını, 2019 yılında aynı bölümde doktorasını tamamlayarak Doktor unvanı, 2022 yılında ise Dr. Öğretim Üyesi unvanını almıştır. Doktora tezi kapsamında “Göç ve Entegrasyon” üzerine çalışmıştır. Kamu Diplomasisi, Uluslararası Göç, Ortadoğu Politikaları, AB Politikaları ve Türk Dış Politikası gibi alanlarda çalışmalar yürütmekte ve dersler vermektedir. Doktora sürecinde misafir öğretim üyesi statüsünde kısa süreli olarak Litvanya’da Kazimieras Simonavičius Üniversitesi ve Almanya’da Kassel Üniversitesi’nde bulunan Yılmaz, şu an Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde Dr. Öğretim Üyesi olarak meslek hayatına devam etmektedir. Birçok uluslararası makalesi, kitap bölümü ve bir adet kitabı bulunan Dr. Yılmaz, ileri düzeyde İngilizce bilmektedir.

EREN ALPER YILMAZ

2011 yılında Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden mezun olmuştur. 2014 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde yüksek lisansını, 2019 yılında aynı bölümde doktorasını tamamlayarak Doktor unvanı, 2022 yılında ise Dr. Öğretim Üyesi unvanını almıştır. Doktora tezi kapsamında “Göç ve Entegrasyon” üzerine çalışmıştır. Kamu Diplomasisi, Uluslararası Göç, Ortadoğu Politikaları, AB Politikaları ve Türk Dış Politikası gibi alanlarda çalışmalar yürütmekte ve dersler vermektedir. Doktora sürecinde misafir öğretim üyesi statüsünde kısa süreli olarak Litvanya’da Kazimieras Simonavičius Üniversitesi ve Almanya’da Kassel Üniversitesi’nde bulunan Yılmaz, şu an Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde Dr. Öğretim Üyesi olarak meslek hayatına devam etmektedir. Birçok uluslararası makalesi, kitap bölümü ve bir adet kitabı bulunan Dr. Yılmaz, ileri düzeyde İngilizce bilmektedir.

TÜM YAZILARI

Mahsa Amini’nin ölümünün, kadınlar arasında uzun yıllardır bastırılmış enerji ve mücadele azmini açığa çıkardığı kesin. Her yaştan ve her kesimden İranlı olayı protesto etmek için açıkça ve korkusuzca sokaklara döküldüğüne göre, yalnızca kadınların değil genel olarak İran toplumunun insan haklarına saygılı ve daha özgür bir rejim istediği, hatta rejimin gitmesi gerektiğine inandığı su götürmez bir […]

ABD’nin yumuşak güç uygulamaları Soğuk Savaş döneminde başlamış, 1990 sonrası etkisini birçok kıtada hissettirmiş, 11 Eylül sonrası uygulanan sert güç ve ötekileştirme politikalarına cevap olarak ülkenin imajını düzeltmek için çırpınmış, Trump döneminde durma noktasına gelmiş, Biden döneminde ise yeniden tırmanışa geçmiştir.   Siyasetten sosyolojiye, psikolojiden iletişime kadar birçok farklı disiplin altında irdelenen, “yayılma, karşı tarafı […]

Sosyal medyada yaratılan bilgi dezenformasyonları kıvılcımı ateş yaparak kamuoyunda Suriyeliler aleyhinde ciddi bir önyargı oluşmasına yol açtı. Yapılan akademik anketlerin birçoğunda “Suriyelilerin ülkelerine geri dönmesi gerektiği” ve “Suriyelilerle birlikte yaşamanın hoşgörüden ziyade zorunluluk olduğu” yönünde cevaplar ortaya çıktı. ABD’nin askeri güçlerinin tamamını 2021 yılı itibariyle Afganistan’dan çekeceğini duyurması üzerine, ülkedeki çatışmaların şiddetlendi ve radikal gruplar […]

Son yıllardaki AB politikaları, göçmenlere yardım elini uzatmak ve onları korumak yerine, göçmenleri dışlayıcı, içe dönük ve güvenlik odaklı bir politika izlemekte, bu minvalde evrensel insani değerleri ikinci plana atmaktadır. II. Dünya Savaşı sürecinde yaşanan ölümler, işkenceler ve insan hakları ihlalleri, bilhassa Nazi Almanyası döneminde toplama kamplarında farklı din, dil, ırk ve etnik kökene mensup, […]

Bugün anavatanlarında yalnızlaştırılan ve Çin’in devasa nüfusu içerisinde “egzotik” etnik unsurlar hâline getirilen Uygur Türkleri, günümüzde dünyada örneğine pek rastlanmayan otoriter rejimlerden birinin sömürge tebaası konumundadır. Tibet ve İç Moğolistan gibi bölgelerde de benzeri uygulandığı gibi, Doğu Türkistan’da da Müslüman Türklerin yüzlerce yıllık kültürel kimliği, dili ve dinî inançları tehdit altındadır. İnsan hakları, genel olarak […]

Bugün anavatanlarında yalnızlaştırılan ve Çin’in devasa nüfusu içerisinde “egzotik” etnik unsurlar hâline getirilen Uygur Türkleri, günümüzde dünyada örneğine pek rastlanmayan otoriter rejimlerden birinin sömürge tebaası konumundadır. Tibet ve İç Moğolistan gibi bölgelerde de benzeri uygulandığı gibi, Doğu Türkistan’da da Müslüman Türklerin yüzlerce yıllık kültürel kimliği, dili ve dinî inançları tehdit altındadır. İnsan hakları, genel olarak […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.