FUAT KEYMAN

Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve öğretim üyesidir. Aynı zamanda İstanbul Politika Merkezi (İPM) direktörü ve Türkiye Bilim akademisi üyesidir. Çok sayıda uluslararası düşünce kuruluşunun ve akademik derginin danışma kurulunda bulunan ve 2013 yılında başlayan Çözüm Süreci’nde Akil İnsanlar Komisyonu üyesi olarak da görev yapan Keyman; demokratikleşme, küreselleşme, uluslararası ilişkiler, sivil toplum ve Türkiye’de devlet-toplum ilişkileri üzerine çalışmalar yürütmektedir. Yurt dışı ve içinde yayımlanmış çok sayıda makaleye imza atan Keyman’ın, Hegemony Through Transformation: Foreign Policy, Identity, and Democracy in Turkey (Dönüşüm Yoluyla Hegemonya: Türkiye’de Dış Politika, Kimlik ve Demokrasi), Symbiotic Antagonisms: Competing Nationalisms in Turkey (İç içe Çatışmalar: Türkiye’de Milliyetçilik) isimli kitapları da bulunmaktadır.

FUAT KEYMAN

Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve öğretim üyesidir. Aynı zamanda İstanbul Politika Merkezi (İPM) direktörü ve Türkiye Bilim akademisi üyesidir. Çok sayıda uluslararası düşünce kuruluşunun ve akademik derginin danışma kurulunda bulunan ve 2013 yılında başlayan Çözüm Süreci’nde Akil İnsanlar Komisyonu üyesi olarak da görev yapan Keyman; demokratikleşme, küreselleşme, uluslararası ilişkiler, sivil toplum ve Türkiye’de devlet-toplum ilişkileri üzerine çalışmalar yürütmektedir. Yurt dışı ve içinde yayımlanmış çok sayıda makaleye imza atan Keyman’ın, Hegemony Through Transformation: Foreign Policy, Identity, and Democracy in Turkey (Dönüşüm Yoluyla Hegemonya: Türkiye’de Dış Politika, Kimlik ve Demokrasi), Symbiotic Antagonisms: Competing Nationalisms in Turkey (İç içe Çatışmalar: Türkiye’de Milliyetçilik) isimli kitapları da bulunmaktadır.

TÜM YAZILARI

İbrahim Paşa dönemini okumak ve öğrenmek, bir taraftan Türkiye’nin küresel dünya siyaseti içinde ve “jeopolitik ve siyasi kimlik” ekseninde potansiyelini ve önemini nasıl düşünmeliyiz sorusuna tarih içinden aydınlatıcı ipuçları verirken; diğer taraftan farklı bir Türkiye yönetimi ve dış politikası kurma çabası için önemli bir pencere de açacaktır. 1495’te Parga’da doğar. Küçük yaşta esir düşerek Manisa’ya […]

Her ne kadar seçim kazanma ve “%50+1”e ulaşma amacı ve isteği ittifak siyasetinin alanını seçim aritmetiğine indirgeme riski taşısa da, farklı siyasi ideolojilere, siyasi kimliklere ve seçmen tabanına sahip partilerin bir araya gelip birlikte çalışmaları, Türkiye’ye büyük zarar veren yıkıcı kutuplaşma sorununu çözme olanağını da güçlendiriyor. Sosyal Bilimler alanında yöntem (metodoloji) üzerine yapılan çalışmalarda kullanılan […]

Dış politikanın iç politika tarafından daha fazla rehin alınacağı 2022 yılına girdik. Bu durum seçimlere kadar sürecektir. Dış politikadaki savrulma görüntüsü de, hepimizi şaşırtan hamleler ve söylemler de devam edecektir. Time dergisinin dış politika yazarı Ian Bremmer, 2022’deki güvenlik riskleri sıralamasını yaparken, benim de katıldığım bir görüşü dile getiriyor: Hem Amerika hem de Çin’in kendi […]

Bir tarafta belirsizlik, kaygı, var olanı korumak; diğer tarafta değişim ve geleceğe umut ile bakmayı sağlayacak yeni bir hikâye, yeni bir yönetim vizyonu ve yeni bir toplumsal sözleşme yaratmak… Sancılı olabilecek ama ilginç dönüm noktalarını da içerebilecek bir 2022 bizi bekliyor. Türkiye, 2021’in sonunda, son dönem yaşadığı savrulmaları tepe noktasına çıkaran bir güne sahne oldu: […]

Her gün halkını daha da fakirleştiren ve ucuz işgücüne dönüştüren, aynı zamanda demokrasi, ekonomi, yönetim alanlarında çoklu kriz yaratan kararlar yeni ekonomik model ya da yeni devlet politikası olarak düşünülebilir mi? Türkiye hem seçim sürecine girdi hem de ekonomik krize.   Her iki süreç de bir taraftan siyaseti canlandırıyor, diğer taraftan da geleceğin belirsizliği ve […]

Hak ve özgürlüklerden hukukun üstünlüğüne, denge ve denetlemeden ifade ve örgütlenme özgürlüğüne, kurumların çöküşünden yıkıcı kutuplaşmaya kadar uzanan geniş bir alanda Türkiye’nin demokrasi karnesi her geçen yıl daha da kötüleşiyor. Hatem Ete, Perspektif’te yayımlanan Kritik Eşik yazısında yaklaşmakta olan seçimlere odaklanarak önemli tespitler içeren bir Türkiye çözümlemesini okuyucuya sunuyor.    Ete’ye göre, Türkiye kritik bir […]

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem dünün ve bugünün “ikili eleştirisi”nden başlamalıdır. Daha da önemlisi, toplumsal değişime ve taleplere uygun bir içerik taşımalı ve sadece bir yönetim sistemi olarak değil, aynı zamanda Türkiye’nin “Yeni Hikâyesi”nin bir parçası olmalıdır. 16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen ve 9 Temmuz 2018’de tam anlamıyla uygulamaya sokulan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişten bugüne kadarki […]

Türkiye modernleşmesi ilk yüzyılında laiklik ilkesini çözülemeyen bir sorun olarak yaşadı. İkinci yüzyıla girerken, bugünden ve dünden doğru dersleri alarak, bugünün ve dünün “ikili eleştirisi”ni demokrasi ve eşit vatandaşlık penceresinden eş zamanlı yaparak “demokratik ve özgürlükçü laiklik” ilkesini ortak payda olarak kabul etme gereksinimi içindeyiz. 2010 yılı.  Büyük ümitlerin, büyük insani trajediye dönüştüğü Arap Baharı’nın […]

Gerek Suriye meselesinde, gerek 24 Nisan mesajı gerginliğinde, gerekse de FETÖ ve liderinin Amerika’da olması sorununda; bu konuların merkezi bir gündem oluşturmaması tercihi, hatta ikinci meselenin gündeme gelmemesi, Başkan Biden’nın istediklerini alarak bu görüşmeyi bitirmesi anlamına geliyor. Erdoğan-Biden görüşmesinde, kazançlı ve istediğini alan tarafın Biden olduğunu söyleyebiliriz. Biden, 10-16 Haziran günleri arası yaptığı ve çok […]

Çevreyi ya da tarihsel bağlamı hatalı okuyarak yaratılan “oyun bozucu, oyun kurucu, bölgesel-küresel düzlemde güçlü ve lider Türkiye” ve onun “stratejik otonomi” düşüncesine dayanan dış politikası, bırakın “büyük strateji”ye yaklaşmayı; aksine bugün, geçerliliğini kaybetmiş durumda.     Uluslarararası İlişkiler Kuramı içinde “devlet ve güvenlik” temelinde hareket eden hakim görüş dış politika yapımını ve uygulamasını bağımsız bir […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.