HAVVA YILMAZ

İstanbul Şehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunudur. “İkinci Meşrutiyet Döneminde Kadıköy’de Gündelik Hayat, Statü Grupları ve Sayfiye Kültürü” başlıklı teziyle aynı üniversitede sosyoloji yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Bilim ve Sanat Vakfı Sanat Araştırmaları Merkezi’nde koordinatör yardımcılığı görevini yürütüyor. Çeşitli mecralarda yayımlanmış makaleleri, edebiyat ve sinema eleştirileri bulunuyor.

HAVVA YILMAZ

İstanbul Şehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunudur. “İkinci Meşrutiyet Döneminde Kadıköy’de Gündelik Hayat, Statü Grupları ve Sayfiye Kültürü” başlıklı teziyle aynı üniversitede sosyoloji yüksek lisans öğrenimini tamamladı. Bilim ve Sanat Vakfı Sanat Araştırmaları Merkezi’nde koordinatör yardımcılığı görevini yürütüyor. Çeşitli mecralarda yayımlanmış makaleleri, edebiyat ve sinema eleştirileri bulunuyor.

TÜM YAZILARI

Emmanuel Carrère’in yönettiği Ayrı Dünyalar filmi, herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmadan, sürekli işten atılma tehdidi altında hayatını idame ettirmeye çalışmanın zorluklarını oldukça yalın bir şekilde gözler önüne seriyor. Bazı hikâyeleri anlatmak zordur. Kelimeleri seçerek kullanmak, ama doğru seçimi yapmak için de pek çok başka hikâye okumuş, her hikâyeden seçkin kelimeler ödünç almış olmak gerekir. […]

Emmanuel Carrère’in yönettiği Ayrı Dünyalar filmi, herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmadan, sürekli işten atılma tehdidi altında hayatını idame ettirmeye çalışmanın zorluklarını oldukça yalın bir şekilde gözler önüne seriyor. Fransa bir süredir ciddi bir ekonomik krizle boğuşuyor. Tüm dünya gibi Rusya-Ukrayna savaşından etkilenen Fransız ekonomisi yükselen enflasyon, enerji krizi, Omicron dalgası, tedarik zincirindeki problemler gibi […]

Tüm toplumsal grupların tek sezonluk bir dizide derinlikli bir şekilde temsil edilebilmesi zaten bir ütopya, ki Bir Başkadır’ın en büyük falsosu da bu. Keşke zamana yayıp işleseydi bunca meseleyi, ancak sinemadan neşet edip topluma yayılacak bir demokratikleşme dalgası hayal ediyorsak bunun için öncelikle bon pour l’orient* (Şark için yeterli) anlayışından vazgeçmemiz gerek. İdeal olan ufukta görünmüyor […]

Tanınsın ve okunsun diye ne Selim İleri’nin ne Murat Belge’nin ne de yazarın külliyatını yayımlayan Neşriyat Yayınları’nın çabaları, Safiye Erol’un hak ettiği ilgiyi görmesine, benzer temaları işlediği, aynı dönemde kalem oynattığı yazarlar kadar tanınmasına, okunmasına ve incelenmesine vesile olamadı. Oysa Erol, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının saklı kalmış en iyi romancılarından, en güçlü ve özgün kadın […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.