M. MÜCAHİD SAĞMAN

Sosyoloji Doktora öğrencisidir. Çeşitli Sivil Toplum Kuruluşlarında aktif görevlerde bulundu. Bir süre editörlük görevi yürüttü. Evli ve 2 çocuk babasıdır.

M. MÜCAHİD SAĞMAN

Sosyoloji Doktora öğrencisidir. Çeşitli Sivil Toplum Kuruluşlarında aktif görevlerde bulundu. Bir süre editörlük görevi yürüttü. Evli ve 2 çocuk babasıdır.

TÜM YAZILARI

Batı’ya ve Batılı değerlere karşı meydan okuyan güçlü başkan imajı içerideki tüm aksaklıkları örten bir ‘kutsal hale’ haline geliyor. İçeride konser yasaklamalar da bir meydan okuma olarak görüldüğü için muhafazakâr taban tarafından olumlu karşılanıyor. Muhalefetin öncelikle mücadele edeceği temel sorun, bu kutsal halenin yarattığı mistik kahraman imajı olacaktır. Son dönemlerin en önemli gündem maddelerinden olan […]

Lethe Irmağı’nı geçen Çerkeslerin hafızalarını kaybederek Türk ulusuna siyasal olarak dahil olması, Kafkas dağlarının veya Susurluk, Biga veya Manyas’ın zeytin ağaçlarının şahit olduğu acıların üstünü örtmeyecektir. Bu acılar Fırat’ın batısına geçmeye çalışan mültecilerin bünyesinde yeniden neşet ederek başka bir tarihin kapılarını açmakta bizlere.               “Eski inançlarından ve sevdalarından sökülüp alınan zihinler, sürgündeyken geçmişe ait simgeler tümden […]

Ormanlarımız, nefes alabildiğimiz, gökyüzüne bakabildiğimiz alanlar yağmacı bir tüketim hırsıyla yok edilirken elimizdeki metanın değerinin artması hiçbir avantaj sağlamayacaktır. Kültürel bir değer olarak doğa, mübadele değeri olmayan en başat sığınağımızdır. Kendiliğinden oluşmuş ormanları yok edip yerine ekstra uğraşla yapılan şehir parkları, millet bahçeleri asla doğanın yerini tutamayacaktır.  “Bir keresinde menajer bana, ‘Beş yıl içinde kendini […]

Türkiye’nin 1980 sonrası siyasal tercihlerini ve kültürel yapısını ciddi manada etkileyen kırdan kente göç olgusu, bugün mülteciler üzerinden yeniden şekilleniyor. Kentin dış mahallelerine yerleşip çalışmak için merkeze her gün göç etmek zorunda kalan mültecilerin yaşadıkları dışlanma, Kürt nüfusun tecrübesi ile benzer özellikler barındırıyor. İşsizlik maaşını almak için PTT şubesine giden 30’lu yaşlardaki genç adam memura […]

Mülteci ve göç meselesi vatan, devlet gibi kavramların ötesinde konuşulması gereken meselelerdir. Aksi halde milliyetçi bir dilin kurduğu öteki ve ben ilişkisi, toplumsal gerilimi tetikleyebilir. Sivil siyasetin imkânlarının genişlemesi, toplumsal uzlaşmanın sağlanması ve buradan devşirilen ahlaki zeminin devleti yönlendiren bir erk olarak güçlendirilmesi, Türkiye’de yeni siyasetin topluma mülteci konusu başta olmak üzere güven vermesi açısından […]

Toplumun hem bireyler/gruplar arası şiddeti hem de otorite tarafından sistematize edilen şiddeti meşru/olağan görmesi, şiddete uğrayan kesime karşı empati göstermemesi, şiddeti uygulayan kişilere özgüven vermekte. Adana olaylarında polisin kameraların önünde görüntü alanlara aldırmadan şiddetin dozunu artırması sanırım bu özgüvenle açıklanabilir.     Şiddet toplumun eski tarihlerden beri bir parçası olarak süregelmiştir. Hatta modern öncesi toplumlarda şiddet […]

Devlet geleneği güçlü toplumlarda devlet, genelde sorunların kaynağı olarak görülmez. Tam aksine o sorunların çözüme kavuşturulması gereken yegâne merci olarak kabul edilir. Bundandır ki tüm toplumsal problemler bir şekilde devlet erkinin çözüme kavuşturması gereken ‘kriz’ler olarak değerlendirilir. Peki ama devlete bu kadar yetki vermek, bir anlamıyla ona tanrısal bir statü vermek doğru mu? Alain Touraine […]

BM’nin beş daimî üyesinin temsil ettiği sembolik anlamın içine İslam ve Türk dünyasını temsilen Türkiye’nin katılması, iktidar için sık sık dile getirilen itibar inşasının önemli bir boyutu olarak ortaya çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşmiş Milletler’in 76’ncı Genel Kurul toplantısında, daha sonra Afrika zirvesinde daha önce de sıkça dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür!” sözünü tekrarladı. Siyasal iktidarın […]

Covid-19 süreci ve salgının muhtemel etkisi nedeniyle değişmesi öngörülen iş, kazanç, yaşam koşulu gibi kavramların anlamı aynı zamanda sınıfsal değişimi de tetikleyecektir… Bu durum devlet mekanizmalarının daha otoriter bir yapıya bürünüp kaotik yönelimleri ıslah veya bastırma çabası üretmesine neden olabilir. Yoksulluğun ve zenginliğin sınırları onları var eden belirgin simgelerle birlikte değişiyor. Bu yazı geçmişte toprak, […]

Şehir Üniversitesi’nin siyasi bir hesaplaşma sonucu kapatılması veya devlet üniversitelerine siyasi iradeye uygun idareci atanması tarihsel olarak ‘ulema’ ‘umera’ gerginliğinin yeniden başka bir formda ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Devlet veya başka bir iktidar blokunun eğitim süreçlerinin merkezinde yer almaması gerekmektedir. Eğitim meselesi tarihsel bütünlük içerisinde değerlendirildiğine modernleşmeye ait bir sorunmuş gibi duruyor. Modern öncesi toplumlarda […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.