MURAT ÇEMREK

ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde lisans, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. Bilkent, Atatürk Alatoo (Kırgızistan) Selçuk, El Farabi (Kazakistan) Üniversitelerinde ve Polis Akademisi’nde dersler verdi. Ahmet Yesevi Uluslararası Üniversitesi’nin (Kazakistan) Avrasya Araştırma Enstitüsü’nün Kurucu Müdürlüğünü yaptı. Halen Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Bölüm Başkanlığı yürütmektedir.

MURAT ÇEMREK

ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde lisans, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. Bilkent, Atatürk Alatoo (Kırgızistan) Selçuk, El Farabi (Kazakistan) Üniversitelerinde ve Polis Akademisi’nde dersler verdi. Ahmet Yesevi Uluslararası Üniversitesi’nin (Kazakistan) Avrasya Araştırma Enstitüsü’nün Kurucu Müdürlüğünü yaptı. Halen Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Bölüm Başkanlığı yürütmektedir.

TÜM YAZILARI

Rusya Federasyonu’nun temerrüdü küresel piyasaların devlet eliyle manipülasyonunun önünü açan bir işaret fişeği işlevi görürken, Rusya’ya sadece ekonomik değil oldukça geniş bir siyasal alan açtığı gibi diğer ülkelere de piyasaların serbestliğini ciddi ölçüde aşındırma yönünde bir olanak sağlamaktadır. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, 13 Mart 2022’de CBS News’te yayınlanan Face the Nation programına […]

Önümüzdeki seçimlerin sonuçlarını belirleyecek kitle ne Z Kuşağı ne de “çıkar telefonunu” diyen dayılar olacak, zira her iki kitlenin de keskin inançlılar olarak seçimlerinde ne yapacakları üç aşağı beş yukarı belli. Seçimin kaderini asıl belirleyecek olanlar, ekonomik rasyonalite ile kimlik siyaseti arasında sıkışıp kalmış kararsızlar. Kısacası önümüzdeki seçimler Homo Economicus ile Homo Identicus arasında geçecek. […]

Pandemi sonrasında emtia fiyatlarındaki yükselişin tetiklediği ve küresel lojistik zincirlerindeki kopuklukların ivmelendirdiği küresel enflasyon dalgası sonrasında hayat pahalılığının tüm dünyada norma dönüştüğü bir döneme evirildik. Hayat pahalılığı dediğimiz fenomen, paradoksal bir şekilde her geçen gün insan/lığ/ın ucuzlarken hayatın pahalanmasının hikâyesidir. Hayat pahalılığı -her geçen gün biraz daha dilimize pelesenk olsa da- aslında insanlık tarihi kadar […]

Orta sınıfın krizi, tüketim bağlamında üst sınıfa yaklaşabilirken aslında üretim noktasında hep alt sınıfta olduğunu unutmasından kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede ekonomik kriz dönemleri sadece orta sınıfı anlam itibarıyla aşındırmamakta, demokrasi gibi pahalı bir siyasal rejimi de giderek imkânsızlaştırmaktadır. Bir terim olarak “sınıf” ile en erken haşır neşirliğimiz genellikle ilkokulda olur ve birinci sınıf, okuma yazmayı öğreneceklerden […]

Modernite, alışık olduğumuz dünyayı parçalayarak her şeyin sadece değişim hızını değil değişim ivmesi ve debisini de önce aritmetik, sonra geometrik en sonda da astronomik bir şekilde artırdı. İçinden geçmekte olduğumuz hipermodernite ise bunu gözümüze sokarcasına belirginleştirdi. Bu da gelenek gibi alışık olduğumuz kurumların sağlamlığını müphemliğe tahvil etti ve pandemi hepsinin üstüne tuz biber ekti. Homo […]

İşin özü ekonomi iyi oldukça ahlak lüks değil, ontolojinin parçası olur. İnsanlar sistemdeki yasal boşluklardan faydalanmaya tenezzül etmezler. Bilirler ki iyi işleyen bir mekanizmayı bozmak kendilerini daha fazla zorda bırakacaktır. Fakat fakirlik kapıdan girince sadece aşk değil, ahlak da özelde haneyi ve genelde ülkeyi terk eder. Vefatına kadar oda arkadaşım da olan ümmi babaannemin sıklıkla […]

Sıradan insanların makro ekonomiden çok ev ekonomisiyle ilgili b/ilgileri vardır ve bu hesap filenin kaça dolduğu, tencerenin kaça kaynadığı ve en önemlisi ay sonunun getirilip getirilemediğiyle ilgilidir. Bu yüzden, Süleyman Demirel’in meşhur ifadesiyle “Tencerenin yıkamadığı iktidar yoktur” ve ebatları ya da içinde pişen ne olursa olsun nihaî kertede tencereler içinde en çok seçimleri kaynatırlar. Seçimleri […]

Bakmaya doymayan gözün iştahı kabartılan modern dünyada kitlelerin temaşa ihtiyacını diyalektiğin gereği olarak her an birbirleriyle ç/atışma halinde olan siyasetçiler önemli ölçüde gidermektedir. İşte, siyaseti apolitikler için en azından izlenmeye değer kılan savaş sahneleri gibi bu adrenalin artırıcı aksiyon yüküdür ve siyaset bir teşhir ürünü olarak ücretsiz temaşa edilebildiğinden oldukça eğlenceli bile olabilir. Sosis ve […]

Bakmaya doymayan gözün iştahı kabartılan modern dünyada kitlelerin temaşa ihtiyacını diyalektiğin gereği olarak her an birbirleriyle ç/atışma halinde olan siyasetçiler önemli ölçüde gidermektedir. İşte, siyaseti apolitikler için en azından izlenmeye değer kılan savaş sahneleri gibi bu adrenalin artırıcı aksiyon yüküdür ve siyaset bir teşhir ürünü olarak ücretsiz temaşa edilebildiğinden oldukça eğlenceli bile olabilir. Sosis ve […]

George Orwell’in 1984’deki distopyasında totaliter yönetimlerin bilgiye ulaşımı olabildiğince kısıtladığı bir dünyadan daha ziyade Aldous Huxley’un Cesur Yeni Dünya distopyasındaki gibi gerçeği yasak bölgeye geçerek aramak zorunda kaldığımız bir hakikat sonrası (post-truth) ile karşı karşıyayız. Gerçeklik muktedirlerce tersyüz edilip biteviye üretilirken bizden de her üretime iman tazelememiz ve mankurt troller gibi sahip çıkmamız hatta uğruna […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.