YAŞAR AKGÜN

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık bölümünden yüksek şeref öğrencisi ve bölüm birincisi olarak mezun olmuştur. Yüksek lisans öğrenimini "Ardıl çeviride not alma tekniklerinin İngilizce ve Türkçe dil çifti bağlamında incelenmesi: Profesyoneller ve yarı profesyonellerle birlikte bir vaka incelemesi" başlıklı teziyle Ege Üniversitesi Çeviribilim alanında tamamlamıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Çeviribilim alanında doktora çalışmalarına devam etmektedir. Türk Eğitim Vakfı (TEV) Doktora Başarı bursiyeridir. İzmir Ekonomi Üniversitesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölümü'nde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır.

YAŞAR AKGÜN

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık bölümünden yüksek şeref öğrencisi ve bölüm birincisi olarak mezun olmuştur. Yüksek lisans öğrenimini "Ardıl çeviride not alma tekniklerinin İngilizce ve Türkçe dil çifti bağlamında incelenmesi: Profesyoneller ve yarı profesyonellerle birlikte bir vaka incelemesi" başlıklı teziyle Ege Üniversitesi Çeviribilim alanında tamamlamıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Çeviribilim alanında doktora çalışmalarına devam etmektedir. Türk Eğitim Vakfı (TEV) Doktora Başarı bursiyeridir. İzmir Ekonomi Üniversitesi İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölümü'nde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır.

TÜM YAZILARI

Yapay zekâ yayılımın dikkat çekici tarafı, teknolojik bir yenilik olmanın ötesinde, insanın üretme, düşünme ve ifade etme biçimlerini yeniden tanımlayan bir kırılma yaratmasıdır. Yapay zekâ, bir “yardımcı”dan ziyade, akademik üretimin görünmez bir ortağına dönüşmektedir. Akademide at izi gerçek anlamda “AI” izine karışmış durumdadır.

Dil, kulaktan beslenir, hepimiz duya duya öğrendik dilimizi. Kötü kullanım çok kullanılınca yadırganmaz oluyor. Ekonominin çok bilinen kuralı dilde de işliyor: Kötü Türkçe, iyi Türkçeyi kovuyor. Kulak alışıyor, zihin alışıyor; çarpık sözler bile doğal bir kullanım gibi geliyor insana… Türkçe ne yazık ki 25-30 yıl öncesine göre bugün daha ciddi sorunlarla karşı karşıya.

Ekonomi, savaş, hastalık ve doğal afetler gibi dünya geneline sirayet eden durumların tetiklediği kitlesel göç dalgalarının tüm dünyayı farklı oranlarda etkisi altına aldığı bu dönemde, artan milliyetçilik ve ana dil duyarlılığının göçmen karşıtı/yanlısı vatandaşlar ve liderler tarafından nasıl çözümleneceği, günümüzün meselelerinden biridir.

Bundan 30 sene “öncesinde” halkın sahip olduğu dil yetisi oldukça dikkat çekicidir. Bugünün röportajlarında karşılaşılan Türkçe ise yıllar öncesinin Türkçesinden çok daha dar bir kelime dağarcığı ve çok daha savruk bir anlatımı teşkil etmektedir. Kanaat önderlerinin çoğunluğunun kullandığı dil de sokak röportajlarında kullanılan dilden çok az farklılık göstermektedir.

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.