ZEKİ ALPTEKİN

İstanbul’da Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra girdiği Galatasaray İşletmecilik Yüksek Okulu’nu 1978 yılında bitirdi. Birkaç yıl sendikal çalışmalardan sonra gittiği Almanya’da 1982/83 yılında Bielefeld Üniversitesi’nde başladığı ekonomi yüksek lisans öğrenimini, Bremen Üniversitesi’nde ekonomi-politik ağırlıklı olarak devam ettirerek 1987-88 yılında mezun oldu. Burada, üniversitenin enstitüsünde asistan olarak çalıştıktan sonra, ithalat-ihracat üzerine ek eğitim alarak serbest meslek hayatına atıldı. İnternette çeşitli mecralarda yazıları, incelemeleri yayımlandı.

ZEKİ ALPTEKİN

İstanbul’da Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra girdiği Galatasaray İşletmecilik Yüksek Okulu’nu 1978 yılında bitirdi. Birkaç yıl sendikal çalışmalardan sonra gittiği Almanya’da 1982/83 yılında Bielefeld Üniversitesi’nde başladığı ekonomi yüksek lisans öğrenimini, Bremen Üniversitesi’nde ekonomi-politik ağırlıklı olarak devam ettirerek 1987-88 yılında mezun oldu. Burada, üniversitenin enstitüsünde asistan olarak çalıştıktan sonra, ithalat-ihracat üzerine ek eğitim alarak serbest meslek hayatına atıldı. İnternette çeşitli mecralarda yazıları, incelemeleri yayımlandı.

TÜM YAZILARI

Rakamlar, karbonsuz-nükleersiz bir enerji dönüşümü için Türkiye’de (maddi) şartların var olduğunu; görece yüksek yenilenebilir enerji potansiyelimiz nedeniyle, Türkiye ve Almanya’nın aşağı-yukarı benzer olan (elektrik) enerjisi hedefine ülkemizin önümüzdeki yaklaşık 25 yıllık geçiş sürecinde -ev ödevlerini hakkıyla yerine getirmesi durumunda- rahatça ulaşabileceğini gösteriyor.

Almanya’da yenilenebilir enerjiler örneği, gelişme hikâyesi, alternatif rejeneratif kaynakların insanların her ay ödedikleri elektrik faturası üzerinden maddi olarak desteklenmesi ile gösterilen ekolojik hassasiyet, devletin herkesten toplanan bu destek-katılım paylarını rekabetçi olabilmeleri için yenilenebilir enerji sektörüne aktarması süreci, yeni enerji tekniklerinin nüvelenme aşamasından sonra insanlara temiz, ucuz ve ulaşılabilir enerji kaynakları olarak geri dönmesiyle sonuçlandı.

Enerjide Dönüşüm sadece yenilenebilir enerjilerle sınırlı olmayıp enerjinin ve hammaddenin etkin-verimli kullanımını da içerir. Pratikte bu, binaların daha iyi izolasyonu, enerji tasarruflu yeni üretim tekniklerinin ve aletlerin kullanılması, üretimin, ulaşımın, aydınlatmanın ve ısınmanın daha az enerji ile kotarılması, üretimde geri dönüşümlü hammadde oranlarının artırılması vs. gibi hayatın tüm alanlarını kapsar; bir yerde yaşamın yeni bir zeminde reorganizasyonu anlamına gelir.

Artan dünya nüfusu ile birlikte uzun vadede genel ekonomik büyüme beklentisinde, iklim dengesini tehdit eden karbon emisyonunun kontrol altına alınması zorunluluğu ve kimi ülkelerin enerji konusunda dışarıya bağımlılıklarını azaltma çabaları, geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısından itibaren insanlığı enerji kaynaklarını çeşitlendirmek üzerine yeni kaynaklar aramaya, yaratmaya yöneltti.

Hidrojen enerjisi, ülkelerin tek başına çözebilecekleri bir olgu olmaktan ziyade küresel işbirliğini gerektiriyor. Almanya örneğinde bu, iklim hedeflerine ulaşma yolunda şu an için -özellikle enerji yoğun sektörlerde- alternatifsiz görünen hidrojen enerjisi teknolojilerine yenilenebilir enerjileri yaygınlaştırarak yoğunlaşma ile uluslararası projeleri gündeme getiriyor.

Rüzgâr ve güneş enerjisi gibi yaygın olarak kullanılan yenilenebilir kaynaklar kesintisiz enerji tedariki açısından sürdürebilir nitelikte olmadığından, küresel ısınmanın engellenmesi hedefiyle endüstrinin iklim-nötr transformasyonu bağlamında hidrojen enerjisinin önemi artıyor; hem (yenilenebilir) enerji kaynağı olarak hem de bir enerji taşıyıcısı niteliği ile depolama aracı olarak.

Dünyada küresel sorun olarak ortaya çıkan göç olgusuna temel olan açlık-az gelişmişlik ve savaş sorununun, su sorununun, bölgesel anlaşmazlıkların, otoriter rejimlerin panzehri, sürdürülebilir politikalarla sağlanacak ve herkes tarafından ulaşılabilir olacak ucuz ve temiz enerji kaynaklarıdır.

Modern, çevreci, ekolojik bir hareket, sadece “hayırcı” bir protesto tutumunu değil, aynı zamanda neye “evet” dediğini, yani alternatif önerisini de sunabildiği ölçüde anlamlı ve adına yaraşır bir inisiyatiftir. Çevre sorunu aynı zamanda bir (alternatif) enerji sorunudur. Bu açıdan enerji sorunu ile işimiz daha bitmedi! Günlerdir gazete başlıklarına konu olan Akbelen olayları, enerji sorunu-politikaları ile birlikte […]

Günümüzde, post-emperyalist dönemde klasik “emperyalizm” anlayışı ne anlama geliyor? Bu soruyu cevaplamak, böylesi bir kavramsallaştırmayı, teoriyi, tarihsel perspektifte ele alarak incelemekle mümkün. Evet bu deyim, “anti-emperyalizm” kavramı, seçim nedeniyle tekrar ve baskın olarak, özellikle iktidar partilerinin savunucuları tarafından politik jargona yerleştirildi. Genel olarak içeriğinden boşaltılmış kaba bir polemik, hatta bazen hakaret niteliğinde kullanılan bu kavram […]

Eskinin gelişmiş ülke endüstrilerinin “ek uzantısı” olma konumundaki az gelişmiş ülkelerin yanında, bizzat gelişmenin ve inovasyonun kaynağı olarak gelişmekte olan ülkeler kategorisi ortaya çıkıyor. Bu durum, ülkelerin ve bölgeler arasındaki (ekonomik) farklılıkların yerine göre kapanmaya, teknolojik eşitsizliklerin aşınmaya başlamasının dayandığı zemini oluşturuyor. Perspektif’te bir süre önce küreselleşme ve bu olgunun taşıyıcıları olan Küresel Üretim Zincirleri […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.