“Barışın Mümkün Olabilmesi İçin Filistin Devleti’ni Tanıyacağız”

İrlanda, barış mucizesinin mümkün olabilmesi için yapılması gereken en doğru şeyin bu olduğu bilinciyle, Salı günü Filistin Devleti’ni tanıyacaktır. İnsan haklarının yanında yer almalıyız. Bu da hem İsrail’deki hem de Filistin’deki çocukların barış ve güvenlik içinde yan yana, güvenle yaşama hakkına sahip olması anlamına geliyor.

irlanda filistin

Filistin’in egemen bir güç olarak var olma hakkını, bir ulusa ve halkına dünya kamuoyunda sağladığı tüm faydalar ve sorumluluklarla birlikte tanıyacağız.

 

Hükümetimiz bu kararı İrlanda halkı adına aldı, bu adımı Gazze’de süren ölüm, acı ve yıkımın verdiği üzüntüyle atıyoruz.

 

Bir Filistin Devleti’ni tanımayı bu şekilde planlamamıştık ya da bu şekilde olmasını ummuyorduk. Bu konuyu 2016’dan bu yana hükümet programlarımızda Ortadoğu’daki çatışmanın kalıcı bir çözüme kavuşturulmasının bir parçası olarak ele almıştık.

 

Kararımızı eleştiren bazı kesimler, Filistin Devleti’ni tanımak için henüz erken olduğunu söylüyor. Ben de onlara aslında İrlanda’nın çok geç olmadan harekete geçtiğini söylüyorum. İrlanda, iki devletli çözüm şansı bombalanarak yok edilmeden önce harekete geçiyor.

 

Bir Filistin devletini tanımak açısından mükemmel bir zaman hiç gelmeyebilir belki ancak İrlanda Başbakanı (Taoiseach) olarak yaptığım çağrı, doğru olanı yapmak için asla yanlış bir zaman olmadığı yönündedir.

 

İki devletli çözümü canlı tutmak için yapılacak en doğru şey şu anda Filistin Devleti’ni tanımaktır.  

 

Uluslararası Ortaklar

 

İrlanda yalnız değildir, İspanya ve Norveç’teki ortaklarımızla birlikte hareket ediyoruz. Başbakan Pedro Sanchez ve Başbakan Jonas Gahr Støre ile bu konuda uzun ve detaylı görüşmelerde bulundum. Aynı fikirdeyiz.

 

Madrid, Oslo ve Dublin, Ortadoğu’da barış için çalışma konusunda uzun bir geçmişe sahip muteber seslerdir. Bizler Filistin’i tanıyan ilk devletler değiliz ve sonuncu devletler olmayacağımızdan da eminim.

 

Bu karar barışa yönelik olumlu bir adımdır, zira şu anda yaşananların sürmesi mümkün değildir. Artık dünyanın haklılığımızın farkındalığından cesaret alma zamanı gelmiştir. Uluslararası hukukun yanında durmalıyız.

 

İnsan haklarının yanında yer almalıyız. Bu da hem İsrail’deki hem de Filistin’deki çocukların barış ve güvenlik içinde yan yana, güvenle yaşama hakkına sahip olması anlamına geliyor.

 

İsrail’e Saygı

 

İsrail’e yönelik olarak ise İrlanda’nın, İsrail Devleti’ni ve İsrail’in komşularıyla barış içinde ve güvenli bir şekilde var olma hakkını tam olarak tanıma konusunda kararlı ve kesin bir tutum içinde olduğunu belirtmek isterim.

 

İrlanda’nın Hamas’ı, dünyaya hiçbir faydası olmayan bir terör örgütü olarak kınadığını açıkça ifade etmek isterim. İrlanda’nın İsrailli rehinelerin derhal sevdiklerine geri gönderilmesi çağrısında bulunduğunu açıkça belirtmek isterim.

 

Gazze’de rehineleri tutanlara, onları evlerine geri göndermeleri için yalvarıyorum, doğru olanı yapmak için çok geç değil.

 

Hamas Filistin halkı değildir, tıpkı IRA’nın İrlanda halkı olmadığı gibi.

 

IRA’yı en çok eleştirenler ve IRA’nın zulmünden en çok dehşete düşenler İrlanda’nın içindeydi ve Hamas’ı yenmenin de en kapsamlı yolunun egemen ve işleyen bir Filistin’den geçtiğini biliyorum.

 

Birleşik Krallık’taki komşularımız ve dostlarımızla İrlanda’da sözümüze güvenin, ölümün ve korkunç eylemlerin sıradanlaşmasına ve normalleştirilmesine izin veremezsiniz. Bombalamalar devam ederken iyileşemezsiniz.

 

Kapsamlı ve kalıcı bir ateşkesi müteakip barışa ihtiyacımız var. Yaşamları daha fazla yara ve hastalıktan kurtarmak için Gazze’de acil bir uluslararası operasyona ihtiyacımız var.

 

Başbakan Netanyahu, dünyaya kulak verin. Lütfen durun. Refah’ta geniş çaplı bir askeri operasyon felakete yol açacaktır.

 

Bugün hayatta olan çocuklar ve masum siviller bu şiddetin içinde ölecektir. Şimdiden çok fazla insan öldü.

 

İsrail ve Filistin’in bir barış anlaşmasıyla, karşılıklı olarak birbirlerinin devletlerini tanıyacakları günün geleceğini biliyorum. Bugün bunun çok uzak göründüğünü ve hatta bazılarının bunun imkânsız olduğunu söylediğini biliyorum.

 

Ancak aynı şeyin İrlanda, Kuzey İrlanda ve Büyük Britanya için de söylendiğini biliyorum.

 

Uluslararası toplum BM Şartı’nı kalıcı bir barış için bir araç olarak kullanmalıdır. İrlanda üzerine düşen görevi yerine getirecektir.

 

İrlanda ayrıca İsrail’in İrlanda Büyükelçisi’ne ve Dublin’deki büyükelçiliğine saygı ve haysiyet içinde davranmayı sürdürecektir.

 

Aynı şeyi İsrail’de ülkemize hizmet edenlerden de bekliyoruz. İsrail’de büyükelçilerin televizyon kameraları önünde geçit töreni yapması kabul edilemez ve gereksizdir. Bu hususu kamuoyuna açıkça ifade ettik.

 

İrlanda, barış mucizesinin mümkün olabilmesi için yapılması gereken en doğru şeyin bu olduğu bilinciyle, Salı günü Filistin Devleti’ni tanıyacaktır.

 

Bu yazı The Journal sitesinde yayınlanmış olup, Evrim Yaban Güçtürk tarafından Perspektif için çevrilmiştir. Yazının orijinal linki için burayı tıklayınız.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.