Ekonomik Boykot mu Ticareti Kesmek mi?

Bir insanın, İsrail’in Gazzelilere attığı her mermiyi durdurmaya, devletlerin de içinde olduğu küresel düzeni değiştirmeye gücü yetmeyebilir ama alışveriş yaparken İsrail’e açık destek veren şirketlerin ürünlerini tercih etmemeye gücü yeter.

israil boykot

Gazze’de yaşanan dram elbette kalp taşıyan her insanı derinden yaralamaktadır. Bilhassa Müslümanların yaşanan vahşetten dehşete kapılmamaları mümkün değildir. 7 Ekim’den sonraki süreçte Gazze’ye yapılan saldırıların, suçların en büyüğü sayılan soykırım olabileceğine dair yeterli delil bulunduğu yönündeki Uluslararası Adalet Divanı kararı ile İsrail’e yönelik tepkinin duygusal bir tepki olmadığı, bu tepkinin insan olmanın hassası olan vicdanın bir gereği olduğu iyice belirginleşerek uluslararası toplum tarafından da tescillenmiştir. Bu nedenle insan olan herkes elinden geldiğince tepkisini göstermeye çalışmaktadır.

 

Bu yazı Gazzelilere İsrail’in yaşattıklarına vereceğimiz hangi tepkinin daha faydalı ve kalıcı olacağını ele almaya çalışmaktadır. 

 

Birçok araştırma, insanların tüketim davranışlarında adalet nosyonunun önemli bir faktör olduğunu göstermiştir.¹-³ Firmalar adil olmayandan ziyade tüketiciler tarafından adil algılanmayan davranışlar sergilediklerinde ürünleri satın alınmayarak cezalandırılmaktadır. Aslında serbest piyasa sisteminde yapılan her alışveriş, o firmaya verilmiş bir oy gibi düşünülebilir. Bu nedenle firmalar genel itibarıyla adil görünmeyen işler/hareketler ile alaka kurmamayı tercih eder. 

 

Elbette firmaların farklı öncelikleri de olabilir. Kurucularının veya sermayedarlarının İsrail ile bir gönül bağı olması durumunda, İsrail devletine veya İsrail ordusuna Filistinlilere yapılan zulme rağmen açıkça destek veren firmalar olabilir. Bu durum, o tarz firmaların tüketicilerden çok büyük bir tepki beklemediği veya gelecek tepkiyi önemsemediği anlamına gelir. Bu şekilde İsrail devleti ile veya İsrail ordusuna destek veren ve Filistinlilere dair en ufak bir hassasiyet göstermeyen firmalara insanların ürünlerini boykot ederek, satın almayarak tepki göstermesi en insani ekonomik ve politik eylemdir. Evet, bir insanın, İsrail’in Gazzelilere attığı her mermiyi durdurmaya, devletlerin de içinde olduğu küresel düzeni değiştirmeye de gücü yetmeyebilir ama alışveriş yaparken İsrail’e açık destek veren şirketlerin ürünlerini tercih etmemeye gücü yeter. 

 

Ekonomik Boykot

 

İsrail’e açıkça destek veren firmalara yönelik ekonomik boykotun işe yaradığına ve bu firmaları zarara uğrattığına dair çok sayıda delil bulunmaktadır. Bunlardan en aşikâr olanı Malezya’da McDonald’s’a yönelik boykot sonrası Malezya McDonald’s şirketinin boykot hareketini dava etmeye karar vermesidir.⁴ Tahminlerime göre, davayı muhtemelen kaybedeceklerini değerlendirdikleri ve boykotun kendilerini zarara uğrattığının daha çok bilinmesine neden olacakları ve bunun da uzun vadeli olarak daha çok boykota cesaret vereceği değerlendirmesinden dolayı daha sonra davayı geri çekmişlerdir.⁵ Bir önceki cümlede izah etmeye çalıştığım gibi, İsrail’i açıkça destekleyen şirketlere yönelik boykotun bu şirketler tarafından hemen ilan edilmesini beklemek safdillik olur. Elbette şirketler zarar etseler bile bunu dile getirmek istemezler. Güçlü görünmeye çalışırlar ki boykot hareketinin etkisiz olduğu hissi verilsin ve insanlar uzun vadede boykota yeltenmesin. 

 

İsrail’e açıkça destek veren şirketlere karşı uygulanan ekonomik boykotun başarılı olmasını engelleyen de faktörler vardır. Birincisi, bütün tüketiciler Filistinlilerin çektiği sıkıntılar ile ilgili aynı hassasiyette olmayabilir. İkincisi, hassasiyeti olsa bile nasıl boykot yapacağını bilmiyor olabilir. Üçüncüsü, biliyor olsa bile, fiyat veya kalite gibi ekonomik faktörler daha ağır basıyor olabilir. Dördüncüsü, İsrail ile bağı olan firmalar genelde küresel ölçekte firmalar olduğu için bu firmaların yıllardır yaptığı reklamlar ve kampanyalar ile oluşturulan algı firmaya aidiyet hissi ve tüketicilerde bir çeşit bağlılık/bağımlılık oluşturulmuş olabilir. Beşincisi, ürünler, muadilleri olmamasından dolayı da tercih ediliyor olabilir. 

 

Ticaretin Kesilmesi

 

İsrail’e yönelik tepkinin ifade edilmesi ile ilgili bir diğer alternatif, İsrail ile ticaretin kesilmesidir. 6 Nisan 2024 tarihinde İstanbul-Beyoğlu’nda bir grup insanın protestolarıyla dile getirdiği yöntem de aslen budur. Ticareti keserek cezalandırma davranışı ise devletin yukarıdan aşağı olarak uygulayabileceği bir yöntem olup, insanların hassasiyetinin gelişmesinden çok devleti yöneten üst düzey insanların bu konuda alacağı tek bir karara bakmaktadır. Fakat devlet böyle bir karar aldığında aslında toplumdaki çeşitli görüşleri tek bir kalıba sokacak ve özgürlükleri kısıtlayıcı bir noktaya doğru evrilmiş olacaktır. 

 

İkincisi, devletlerin eliyle yapılan ticareti kesme gibi uygulamalar her zaman başarılı olmamaktadır. Bu yaptırımların başarılı olması, yaptırımı uygulayan ülkenin ekonomik gücü ile yakından alakalıdır. Eğer yaptırımı uygulamayı planlayan ülkenin sattığı malların elastikiyeti yüksek ise, yani hemen başka bir ülkeden alternatifi bulunabilecek mahiyette ise, yaptırımların etkisinin olması beklenmez. Yaptırım uygulamak isteyen ülkenin ekonomisi dünya ekonomisi içinde çok büyük pay sahibi değilse, daha çok kendi şirketlerinin uzun yıllar içinde kurduğu ticari bağları baltalayarak kendine zarar vermiş olur. 

 

Bazı araştırmalar devletlerin uyguladığı ekonomik yaptırımların işe yaradığını göstermektedir.⁶, ⁷Arap ülkelerinin hep birlikte İsrail’e yaptığı yaptırımların da etkili olduğu gösteren bulgular vardır.⁸ Bazı araştırmalar da ekonomik yaptırımların işe yaramadığını göstermektedir.⁹ Yakın zamanda Ukrayna savaşının başlaması ile dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’nin, yine bir blok olarak dünya ekonomisinde hatırı sayılır bir ekonomik güce tekabül eden Avrupa Birliği ile birlikte Rusya’ya yönelik yaptırımları büyük oranda başarısız olmuştur. Arap ülkelerinin ortaklaşa İsrail’e yönelik yaptırımının etkili olmasının ardında da onlarda bulunan ve başka mallar ile ikamesi çok zor olan petrol olabilir. Türkiye’nin ise elinde İsrail’e sattığı ve İsrail açısından ikamesi zor olan mallar az sayıdadır. O mallar hariç tutularak genel itibarıyla ticareti kesmesinin İsrail’e vereceği zarar çok büyük soru işaretleri barındırmaktadır. 

 

ABD Etkisi

 

Üçüncüsü, bugün İsrail’in Gazze’ye yaptığı akıl dışı saldırıların asıl kaynağını tespit etmek de önemlidir. İsrail’in bu saldırıları gerçekleştirebilmesini sağlayan asıl faktör ne İsrail devletinin askeri gücü ne de İsrail ekonomisinin büyüklüğüdür. İsrail, IMF’nin 2023 yılı tahminlere göre dünyanın 47’nci büyük ekonomisidir.¹ Bu sıralamaya göre İsrail aslında ekonomik büyüklük açısından Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi birçok Müslüman ülkeden sonra gelmektedir. İsrail’in bu saldırılarını mümkün kılan aslında ABD’dir. 7 Ekim saldırılarından itibaren Biden yönetimi İsrail’e açık çek verdiğini birçok kez ifade etmiştir.¹¹ Aslında Amerikan devletinin İsrail’e olan bağlılığı çok uzun süredir devam eden bir durum ve Biden yönetimine has değil. Amerikan devletinin İsrail’e diğer bütün devletlerden ayrı bir muamele yapmasında ABD’de bulunan İsrail lobisinin güçlü etkileri olduğu Amerikan akademiyasındaki John Mearsheimer gibi önemli isimler tarafından da dile getirilen bir husus.¹² Amerikan politik sistemi içinde seçim kazanmak için kampanyaları organize etmede bağışlar çok önemli bir rol oynadığı için, Amerika’da bulunan AIPAC, aslında antisemitizm ile mücadele amacıyla kurulan ama zamanla bir İsrail’i koruma topluluğu haline dönüşen Anti-Defamation League bu kuruluşlardan bazılarıdır. Bu kuruluşların yaptığı bağışlar seçimlerin sonucunu değiştirebilecek kadar önemli olduğundan, siyasi parti liderlerinin bu lobilerin hoşlanmadığı bir şeyi iddia edebilmesinin mümkün olmadığı Mearsheimer ve Walt’un İsrail Lobisi kitabının ana argümanıdır. Lobinin arkasında ise İsrail ile bir şekilde gönül bağı olan çok büyük, çokuluslu şirketler ve onların sahipleri bulunmaktadır. Bu durumda Gazze’deki vahşetin arkasındaki asıl kilit oyuncuların Amerika’da bulunan İsrail yanlısı büyük şirketler olduğunu söylemek yanlış olmaz. O nedenle sadece İsrail ekonomisini hedef alan ticari bağlantıları kesme politikasının Gazze’de ve Filistin’de büyük bir değişikliğe yol açacağını beklemek gerçekçi değildir. 

 

Türkiye bugün İsrail ile ticareti kesse dahi Gazze’deki dram durduğunda ticareti tekrar başlatacağını tahmin etmek zor değil. Bu durumda gerçekten Filistinlilere kalıcı bir destek sağlanamayacağını anlamak da güç değil. 

 

Türkiye, İsrail ile ticaretine olduğu gibi devam etsin diye düşünenlerden değilim. İsrail için kritik olan malları satan şirketler ayrıca değerlendirilebilir. Elbette İsrail ile ticaret ilişkisi olan Türk şirketlerinin de şapkasını önüne alıp düşünmesi gerekir. Bu şirketlerin listesi yayınlanabilir, tüketiciler o şirketlerin ürünlerini de boykot edebilir; borsaya kote şirketler ise, hisselerini boykot edebilir. Ama İsrail ile bağı olan Türk şirketlerini bunu yapmaya zorlayacak unsurun devletin bağlayıcı kararlarından ziyade sivil toplum veya kendi vicdanları olması gerektiğini düşünüyorum. 

 

Bu tablo karşısında zor olan sivil toplumun tepki vermesi, yukarıda saydığımız ekonomik boykotun başarısız olmasına neden olan faktörler ile ilgili çalışmalar yapılabilir. İlk yapılması gereken, Filistin’de süren mücadelenin haklılığının çok çeşitli kesimlerden insanlara anlatılmasıdır. İkincisi, boykot edilebilecek ürünler ile ilgili güncel bilgiler sunulabilir. Çünkü ekonomik boykot yapan kişiler bilir ki firma satın almaları ile bugün boykot kapsamında olmayan ürünler yarın boykot kapsamında olabilmektedir. İsrail’e destek veren firmalara bağlılığı olan tüketicilerin bu bağlılığını kırmak ise ancak zamanla olabilecektir. Marketlerin önünde stantlar açmak ve tüketicileri bilgilendirmek, adalet duygularına hitap etmek düşünülebilir. Özellikle de muadili olmayan ürünlere muadil ürün geliştirmek bazı sektörlerde çok zahmetli olsa da asıl başarının saklı olduğu yerler bunlardır. 

 

Filistin için herkesin yapabileceği bir şey var. Bütün yükün devletin omzuna yüklenmesi haklı ve uzun vadeli bir çözümden ziyade günü kurtarmaya yönelik bir çözüm gibi görünmektedir. Sivil toplumun asıl hedefinin halka yönelik bilinçlendirme ve faaliyet olduğunda çok daha uzun vadeli ve kalıcı bir faydası olacağı değerlendirilmektedir. 

 

Referanslar

 

¹⁰Kahneman D, Knetsch JL, Thaler RH. Fairness and the assumptions of economics. Journal of business. 1986:S285-S300.

²Falk A, Fehr E, Fischbacher U. Testing theories of fairness—Intentions matter. Games and Economic Behavior. 2008;62(1):287-303.

³Ugur ZB. How does inequality hamper subjective well-being? The role of fairness. Social Indicators Research. 2021;158(2):377-407.

⁴Republic. McDonald’s Malaysia sues anti-Israel movement for business loss worth over $1 million: https://www.republicworld.com/world-news/mcdonald-s-malaysia-sues-anti-israel-movement-for-business-loss-worth-over-1-million/.

⁵Shirbeeni AbZ. BDS Malaysia thanks McDonald’s Malaysia for suing them: https://www.marketing-interactive.com/bds-malaysia-thanks-mcdonald-s-malaysia-for-suing-them.

⁶IMF. Russian Federation – Article IV Staff Report. IMF 2019.

⁷Barseghyan G. Sanctions and counter-sanctions: What did they do?: BOFIT Discussion Papers 2019.

⁸Fershtman C, Gandal N. The effect of the Arab boycott on Israel: The automobile market. The Rand Journal of Economics. 1998:193-214.

⁹Smeets M. Can economic sanctions be effective? WTO Staff Working Papers. 2018(ERSD-2018-03).

¹⁰IMF. World Economic Outlook Database: https://www.imf.org/en/Publications/WEO/weo-database/2023/October/weo-report?c=512,914,612,171,614,311,213,911,314,193,122,912,313,419,513,316,913,124,339,638,514,218,963,616,223,516,918,748,618,624,522,622,156,626,628,228,924,233,632,636,634,238,662,960,423,935,128,611,321,243,248,469,253,642,643,939,734,644,819,172,132,646,648,915,134,652,174,328,258,656,654,336,263,268,532,944,176,534,536,429,433,178,436,136,343,158,439,916,664,826,542,967,443,917,544,941,446,666,668,672,946,137,546,674,676,548,556,678,181,867,682,684,273,868,921,948,943,686,688,518,728,836,558,138,196,278,692,694,962,142,449,564,565,283,853,288,293,566,964,182,359,453,968,922,714,862,135,716,456,722,942,718,724,576,936,961,813,726,199,733,184,524,361,362,364,732,366,144,146,463,528,923,738,578,537,742,866,369,744,186,925,869,746,926,466,112,111,298,927,846,299,582,487,474,754,698,&s=PPPGDP,&sy=2021&ey=2028&ssm=0&scsm=1&scc=0&ssd=1&ssc=0&sic=0&sort=country&ds=.&br=1.

¹¹Nerozzi THJ. Biden says US commitment to Israeli ‘security and the safety of the Jewish people’ is ‘unshakable’: https://www.foxnews.com/politics/biden-us-commitment-israeli-security-safety-jewish-people-unshakable

¹²Mearsheimer J, Walt S. The Israel Lobby. London Review of Books. 2006;28(6):3-12.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.