İtalya sağı seçim zaferinin kesinleşmesiyle birlikte, liderini ülkenin ilk kadın başbakanı yapma ve post-faşist kökenini ilk kez hiçbir belirsizliğe yer vermeden sahiplenme yoluna girdi. Ancak bu, İtalya’nın gidişatının gerek piyasalar gerekse ülkenin uluslararası ortakları açısından fark yaratacak şekilde değişeceğini göstermiyor.

“Şok edici” veya “aşırılıkçı” bir seçim sonucu, seçmen katılımının hiç olmadığı kadar düşük olmasından ve para piyasalarından büyük bir ayrı düşüşten kaynaklanıyorsa, söz konusu sonuçları tasvir etmek için yeni ifadeler bulma zamanın geldiğinin işaretlerini verir. Giorgia Meloni’nin İtalya’nın Kardeşleri partisi liderliğindeki koalisyonun İtalya genel seçimlerinde elde ettiği belirleyici zafer, Meloni’yi ülkenin ilk kadın başbakanı olma ve kökenlerinin Benito Mussolini’ye dayandığını ilk kez açık açık kabullenme yoluna sokması nedeniyle kesinlikle çarpıcı. Yine de bu durumun İtalya’nın gidişatını gerek piyasalar gerekse ülkenin uluslararası ortakları için önemli bir biçimde değiştireceğini düşünmeye neden olacak çok az şey var.

 

Bu seçim kamuoyu yoklamalarında sonucun büyük ölçüde doğru tahmin edildiği nadir modern vakalardan biriydi. Üç önemli sağcı partinin bir araya gelmesi halinde mutlak çoğunluk sağlayacağı en az iki yıldır biliniyordu. Ciddi anlamda değişen tek şey, koalisyon içindeki denge oldu: Mario Draghi’nin başkanlık ettiği teknokratik, milli birlik hükümetinin iktidarda olduğu 2021 Şubat’ından bu yılın Temmuz ayına kadar geçen sürede seçmen, Draghi hükümetinde yer alan sağ parti Lega’dan kaçarak dışarıda kalan İtalya’nın Kardeşleri partisine yöneldi.

 

Bu kayma seçim yaklaşana kadar sürdü, İtalya’nın Kardeşleri, Matteo Salvini liderliğindeki Lega’nın ve Meloni’nin koalisyon ortaklarından bir diğeri olan Silvio Berlusconi’nin Forza’sının paylaştığı oyun üç katı kadar oy aldı. Bu durum, hükümetini kurarken Meloni’nin elini önemli ölçüde güçlendirecek, kuracağı hükümetin sadece birkaç yıl sürmesini değil, beş yıllık parlamenter dönemi tamamlamasını daha mümkün kılacaktır.

 

İtalya genel seçimlerinde en son 2008’de, Berlusconi sağa zafer kazandırdığında, bir koalisyon büyük bir oy çoğunluğu sağlamıştı. 2011’den bu yana altı farklı başbakanın başkanlık ettiği yedi hükümet kuruldu. Yedi hükümetten ikisi (Mario Monti ve Draghi hükümetleri) teknokrattı, beşi ise yapıcı ve karışık koalisyon pazarlıklarına dayanıyordu. Bunlarla karşılaştırılınca Meloni zaferi, sıradanlık ve en azından orta vadede istikrar vadediyor.

 

Meloni’nin zaferi aslında önemli ölçüde son 10 yılın istikrarsızlığını yansıtıyor. Buna ilaveten, 2011’den bu yana büyük ölçüde merkez ve soldan liderler tarafından yönetildiği için, İtalya’nın rutinine dönerek tekrar sağa kaymasının zamanı da muhtemelen geldi. Meloni’yi çekici kılan en önemli özelliği genç olması (45 yaşında) ve beğenilsin beğenilmesin adının son zamanlarda alınan hükümet kararlarıyla anılmaması oldu. Katılım oranının sadece yüzde 64’e düşmesine neden olan seçmen ilgisizliğiyse seçmenin siyasetin yaşlı nöbetçilerinin gözünü açmaya çalışmasıyla ilgiliydi.

 

Meloni’nin en dikkat çekici özelliği azımsanamayacak bir başarı kazanması oldu. Köklerinin faşist diktatör Mussolini’nin savaş sonrası destekçilerine dayandığını gizlemeyen bir partinin lideri. Kardeşler Partisi sembol olarak Duce’ye duydukları sadakati simgeleyen ateşi kullanmayı da sürdürüyor. Parti üyelerinin bazıları siyah gömlek giyerek, Mussolini’nin meşhur ettiği ama genellikle Alman Nazilerle ilişkilendirilen selamlamayı dahi kullanıyor.

 

Bu neo-faşist ilişkiler şimdilik çok da önemli değil, zira şiddet içeren yöntemleri ya da demokrasiyi yıkmayı daha fazla desteklediklerine dair bir işaret yok. Meloni’nin yasadışı göçlere karşı Trump benzeri “Önce İtalya” tutumunu ve LGBT+ gruplar veya kürtaj konusundaki ilerici sosyal politikalara düşmanlığını da içeren kendi meseleleri, aslında 2001-2006 ve 2008-2011 yılları arasında iktidarda olan Berlusconi yönetimindeki önceki sağ hükümetlerin ve 2018-2019 yılının sol-sağ koalisyonuyla kurulan Lega’nın programına uygun. Alitalia gibi bir zamanların en önemli ulusal şirketlerin mülkiyetinin yabancılara devredilmesine karşı çıkması da alışıldık bir tutum.

 

Dolayısıyla çoğu İtalyan, ilerici sosyal politikalarda geriye gidiş olabileceği konusunda hüsrana kapılmış olsa da Meloni tarafından vaat edilen programda hakikaten yeni sayılabilecek pek bir şey yok. Meloni göreve büyük bir coşkuyla değil, bir hayal kırıklığı dalgasıyla başlıyor.

 

Bunların yanı sıra Meloni, Salvini ve Berlusconi’den farklı olarak savaş karşısında tıpkı Draghi gibi hiç tereddütsüz Rusya karşıtı ve Ukrayna yanlısı bir tutum benimsedi. Ukrayna bu savaşta kazanç sağlıyorken tutumunun değişmesi de pek mümkün değil. Meloni, geçmişte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sosyal muhafazakârlığını takdir etmiş olabilirse de kaybeden birini desteklemeyeceği kesin.

 

Ekonomi Politikası Merak Konusu

 

Yeni hükümet konusunda en azından İtalyalı olmayanların en önemli sorunu bu hükümetin ekonomi politikası. Draghi, görevde olduğu 18 ayda İtalya ekonomisini biraz kısıtladı: Avrupa Birliği’nin beş yıllık NextGenerationEU projesinden 190 milyar euro  almak üzere İtalya için bir kamu yatırım planı hazırladı, tamamlanmasına dört yıl var. Bu plan, proje kapsamında yapılacak harcamaların denetlenmesi ve takibi için titiz bir sistem kurulmasını ve her ödeme döneminden önce Avrupa Komisyonu’nun belirlediği şartları yerine getirmesini gerektiriyor.

 

Kendisini “egemenlikçi” ilan eden Meloni, Brüksel’in koyduğu katı şartlardan hoşlanmıyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelere bir dizi kazanılmış hak sağlanmasıyla destek bulan sağcı koalisyonun tamamı ile birlikte rekabet yanlısı reformlara veya sıkı denetimlere de bayılmayacak. Ancak sağlanan büyük nakit akışı İtalya’nın orta vadedeki ekonomik büyümesi için oldukça önemli olacak, bu da Meloni’nin egemenlikçi güdülerinin pragmatik realizmle mücadeleye hazırlanması gerektiği anlamına geliyor.

 

Yeni hükümet göreve başlar başlamaz 2023 bütçesini hazırlamak zorunda olacak. Göreve Avrupa Komisyonu ile kavga ederek başlamak isteyeceğini düşünmek güç, hele ki önünde yüksek enerji fiyatları ve doğalgaz sıkıntısının yaşanacağı çetin bir kış varken. Yine de Meloni yeni ve pek bilindik değil, haliyle bundan tam olarak emin olmak mümkün değil.

 

Bu yazı Project Syndicate tarafından yayınlanmış olup, Evrim Yaban Güçtürk tarafından Perspektif için çevrilmiştir. Yazının orijinal linki için buraya tıklayınız.

En son çıkan yazılardan anında haberdar olmak için bizi @PerspektifOn twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.