İsmiyle Özdeş ‘Harika Şahika’

Şahika Ercümen’in ulaştığı “100 metre derinlik”ten maviliklere süzülecek ve başarıya adanmışlığıyla kendini akranlarından ayrıştıran daha nice sporcu kadın ve genç kız var. Yeter ki o mavilikleri cam engellerle, maddi yetersizliklerle, kadınların başarısının değersizleştirildiği ve desteklenmediği bir “yeni normal” ile tıkamayalım.

Şahika Ercümen… Serbest dalış dünya rekortmeni milli sporcu, serbest dalış eğitmeni ve serbest dalış alanında birçok dünya rekoru sahibi. 

 

Uzun bir süredir Cumhuriyet’in 100’üncü yılında 100 metre derine dalma hedefinin izinden gidiyordu. İki yıldır neredeyse her anını kaplayan düzenli bir çalışma, öz-disiplin ve yılmaz bir enerjiyle… Hem de sadece 3 dakika 14 saniye sürecek bir hedef uğruna… 

 

Şahika bu hayalini geçtiğimiz hafta başardı. Toplam 24 ülkeden 40 sporcuyla yarıştığı ve Bahamalar’da düzenlenen Vertical Blue Serbest Dalış Dünya Kupası’nda hem kadınlarda hem erkeklerde Türkiye serbest dalış tarihinde sabit ağırlıkla 100 metreye inen ilk sporcu oldu. Hem de 11 atmosfer basıncında 3,5 dakika boyunca nefes almadan ama nefeslerimizi kesen bir gayretle… 

 

Yeterli destek bulamadığını, tüm yıl boyunca yaptığı antrenman ve yarışma masraflarını zorlukla karşıladığını, kırık paletle yarıştığını ve son dalışında Japon Milli Takımı’ndan arkadaşının, ayağına küçük gelen paletini ödünç alarak yarışmak zorunda kaldığını, başında antrenör tutacak bütçesi olmadığını, her dalışta diğer dalgıç arkadaşlarından kendisine koçluk yapmalarını rica ettiğini açıkladı başarısının hemen ardından. 

 

“Çünkü beni imkânsızlıklar, zorluklar hiçbir zaman durdurmadı ve durdurmayacak” dedi. 

 

Suyun Sağaltıcı Gücü

 

Çanakkale doğumlu Şahika, lisans eğitimini Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde aldığı Başkent Üniversitesi’nde yüksek lisansına devam ediyor. Bir yandan da 2006 yılından bu yana rekorlara doymuyor. 

 

Suyun sağaltıcı gücüyle çocukluk çağında astım hastalığını yendiği için suya olan minnettarlığını suyla yekvücut olarak gösteriyor. Anadolu lisesinin ilk yılında okulla gittiği yelken kulübünde nefes tutma denemeleri yapması, yaz tatillerinde hafta sonu bisikletine atlayarak ailesinden gizlice antrenmanlara katılması ve 13 yaşında ilk yarışmaya katılmaya giderken ailesini zorlukla ikna etmesi, kışın Çanakkale’nin buz gibi deniz suyunda çocuk yaşta antrenmanlarını sürdürmesiyle başlıyor aslında su altı kariyeri. “Benim için hayat, ilk nefes aldığımda değil, ilk nefesimi tuttuğumda başladı” diyor o yüzden… 

 

İspanya’nın Tenerife kentinde düzenlenen Serbest Dalış Dünya Şampiyonası’nda elde ettiği dereceyle Türkiye rekoru kırmaktan Ankara ODTÜ kapalı yüzme havuzunda düzenlenen dinamik apnea (havuzda yapılan serbest dalış) Türkiye Şampiyonası’nda tek nefesle havuzda 145,35 metre giderek Türkiye rekoru kırmaya, Türkiye Sualtı Hokeyi Millî Takımı ile Avrupa üçüncülüğünden Serbest Dalış Avrupa Şampiyonası’nda Avrupa dördüncülüğüne, Avusturya’nın Weissensee bölgesinde buz altında tek nefeste 110 metrelik bir mesafeyi alarak hem erkekler hem de kadınlarda Buzaltı Yatay Dalış dünya rekorunu kırmaya dek… 

 

Şahika daha sonraki yıllarda Mısır’ın Dahab kentinde sabit ağırlıkla dikey dalış kategorisinde 70 metreye ulaşarak bu daldaki dünya rekorunun sahibi de oldu. Antalya’nın Kaş ilçesinde paletsiz değişken ağırlıkla yaptığı dalışta 91 metreye, bir gün sonra paletsiz ip destekli serbest dalış kategorisinde 72 metrelik dereceye ulaşarak iki dünya rekorunun sahibi de… 

 

“Yüzüncü yıl”ların bir cumhuriyetin ve o cumhuriyeti emekleriyle yükselten gençlerin ve kadınların hayatındaki anlamının farkındaydı Şahika. Çanakkale Zaferi’nin 100’üncü yılında şehitleri anmayı da unutmadı ve 24 metre derinlikteki İngiliz savaş gemisi Majestic’e dalarak şehitlerin anısına çelenk bıraktı. Memleketi Çanakkale’ye de bir selam duruşuydu bu. 

 

Bununla da yetinmedi Şahika. Çanakkale Boğazı’nda Anzak Günü’nde Avustralyalı ve Yeni Zelandalı sporcularla birlikte dalış yaparak su altından barış mesajı verdi; Mersin’deki Gilindere mağarasında paletsiz tek nefeste 100 metreye daldı. 

 

Sosyal Sorumluluk Yönü 

 

Şahika, sosyal sorumluluk projelerini “suya” yazmıyor; sosyal sorumluluk konusu alanlara dair farkındalığı “suyun kaldırma gücünü” kullanarak su yüzüne çıkarıyor. Bir yandan engelliler ile dalış yapıyor, bir yandan iklim değişikliğiyle mücadeleye veya denizlerde plastik kirliliğine dikkat çekiyor, bir yandan nesli tehlikede olan türlere dair farkındalık yaratıyor, bir yandan da Salda Gölü’ne dalarak dikkatleri doğanın korunmasına çekiyor. 

 

Yerçekimsiz özgür dünyada adeta bir “su altı canlısına” dönüşürcesine sular altında süzülen, o sonsuz maviliklerde balinalarla ve fok balıklarıyla arkadaş olan Şahika, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Sudaki Yaşam Savunucusu ve DenizTemiz Derneği/ TURMEPA işbirliğiyle denizlerimizin korunmasına destek olmak amacıyla başlatılan Sıfır Atık Mavi projesi elçisi. 

 

Şahika, Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler tarafından 2030 sonuna kadar ulaşılması amaçlanan hedefleri içeren bir evrensel eylem çağrısı olan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 14’üncü hedefini (“sudaki yaşam”) gerçekleştirmek üzere denizaltı elçiliği yapıyor; denizlerde kirliliğin önlenmesi, deniz ve kıyı ekosistemlerinin yönetilmesi, okyanusların korunması gibi alanlarda farkındalık çalışmalarında yer alıyor. 

 

Aynı zamanda, Doğan Kitap etiketiyle Deniz Kızı ve Delfi isimli bir çocuk kitabının da yazarı. Bu kitabı yazmasındaki amaç; 8 yaş ve üzeri çocukların mavi dünyayı tanıyıp sevmelerine ve korumalarına ilham kaynağı olmak. Kitapta; deniz kızı Şahika ve minik yunus Delfi’yle birlikte okyanusun derinliklerinden yunus parklarına uzanan bir macera yaşanıyor ve bu süreçte birçok deniz canlısının yaşamlarına dokunuluyor. 

 

Şahika için su altında hiçbir engel kalmıyor, kollarını ışıklı ve büyülü maviliklere sürüyor güzel günler görme umuduyla… 

 

Şahika, tek nefeste, tüpsüz 91 metrelik rekorunu 100 metreye yükseltme hedefine sıkı sıkıya kenetlenmişken, 100 metreden çıkarken baygınlık geçirmesine rağmen azminde bir adım geri atmadı. 

 

Dünya çapındaki birçok başarısını elde ettiği Kaş ilçesinin suları, Şahika’nın rekorları için en uğurlu mekân oluvermişti. Değişken Ağırlıklı Paletli alanında 110 metreye dalarak CMAS onaylı yeni bir dünya rekoru kırdı bu sularda ve söz konusu rekoruyla birlikte “Şehitler İçin Tek Nefes Tek Yürek” pankartı açtı, şehit çocuklarına destek projesi olan “Turkuazın Çocukları Projesi”ne destek verdi. Kısa bir süre sonra Kaş’ın Hidayet Koyu’nda Paletsiz Değişken Ağırlık alanında 93 metre dalarak elde ettiği yeni bir rekoru, Türkiye Cumhuriyeti’nin 93’üncü yılına adadı. 

 

Ada yaşantısını çok sevdiği için Survivor’a katıldı ve bu yarışmada çizdiği sporcu profiliyle Doğu’daki birçok kız çocuğuna dalmayı ve yüzmeyi öğrenmeleri için rol model oldu, aileleri ona minnet amacıyla çocuklarına dair dalış ve yüzme videoları göndermeye başladı. 

 

Antarktika Macerası 

 

Antarktika’da kurulan Türk Bilimsel Araştırma Kampı’nın açılışı için özel dalış yaparak dondurucu sularda tüpsüz dalan ilk Türk kadın sporcu olan ve bu yolculuğu sırasında ilk çocuk kitabını da yazan Şahika, iki sene önce yine Kaş ilçesinde Paletsiz Değişken Ağırlık kategorisinde 100 metreye dalarak dünya rekoru kırmıştı. 

 

Ancak tüm bu başarılara ve rekorlara rağmen, serbest dalış gibi olimpik olmayan spor dallarında devlet desteği ve antrenman imkânları konusunda henüz bir adım atılabilmiş değil. Bu da, bu alanda çabalayan, ülkesinin ismini denizaltı ve deniz üstünde birçok alanda duyuran sporcuları derinden yaralayan bir eksiklik.  

 

Bir astım hastasının dünya çapında birçok dalış rekoru kırabileceğini gösteriyor Şahika. Aynı zamanda Türkiye’de kadınların cam tavanları ve okyanusların cam derinliklerini kırma, yükselme, farkındalık yaratma, fark yaratma ve başarma hırsının en güzel ilham kaynaklarından biri… 

 

Türkiye’de spor gibi erkek egemenliğinin yaygın olduğu bir alanda kadınlar giderek kendilerini ortaya koyuyorlar; kendilerine hedef belirleyip o hedeflere kenetleniyorlar; gerek spor tarihine adlarını yazıyorlar gerekse kendilerini gerçekleştirme açısından hayatlarında yeni bir sayfa açıyorlar. 

 

Her birinin kazandığı ulusal ve uluslararası yüzlerce madalya ve onlarca dünya rekoru, kadın sporcuların kendilerini gerçekleştirme ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama açısından bir tuğla da kendi adlarına koyma süreçlerinde aslında birer araç. 

 

Birkaç hafta önce FIVB Milletler Ligi’nde şampiyonluğa ulaşan, daha önce ise 1992 Balkan Şampiyonası, 2005 Akdeniz Oyunları, 2014 CEV Avrupa Ligi, 2015 Avrupa Oyunları ve 2021 İslami Dayanışma Oyunları şampiyonlukları bulunan “Filenin Sultanları”, milli takım düzeyinde 6’ncı uluslararası kupasını kazandı.

 

Benzer şekilde Uluslararası Voleybol Federasyonu Kadınlar Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda beş kez şampiyon olan Zehra Güneş de, U18 Avrupa Şampiyonası en iyi smaçörü unvanına sahip olan Ebrar Karakurt da, Uluslararası Voleybol Federasyonu FIVB tarafından ‘Tarihin En İyi 100 Oyuncusu’ listesine seçilen ve Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda olimpiyat beşincisi olarak voleybol tarihinde ilk kez çeyrek final oynayan Eda Erdem de, Atlas Okyanusu’nu tek başına yüzen yelkenci Başak Mireli de, Manş Denizi’ni 16 saat 28 dakikada yüzerek geçen ve denizi “ev” olarak gören Aysu Türkoğlu da, “Kollarım olmayabilir ama kimsenin görmediği kanatlarım var” diyen altın madalyalı paralimpik yüzücü Sümeyye Boyacı da, kendini gerçekleştiren ve Türkiye’de spor tarihinde kadınların azmini ve başarma gücünü “kayıt altına” alan başarılı kadın sporcular… Daha önce Manş Denizi’ni geçen en genç Türk sporcu Aysu Türkoğlu da bu kez Kuzey Kanalı’nı yüzerek geçen ilk Türk kadın sporcu olarak birkaç gün önce tarihe geçti.

 

Biraz da Rakamlar Konuşsun

 

Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 62 federasyon içinde yapılan değerlendirmede, Türkiye’de toplam 5.104.022 lisanslı sporcu bulunurken, bunların 1.729.558’i kadınlardan oluştu ve lisanslı kadın sporcu sayısı son 18 yılda 25 kat artış göstermiş oldu. 

 

ING Türkiye’nin 2020’de yayınladığı ‘Spor ve Toplumsal Cinsiyet Araştırması’na göre ise, kadınların yüzde 53’ü koşulsuz şartsız her sporu yapabileceğine inanıyor.

 

Dolayısıyla, Şahika ve daha niceleri, kadınlara fırsat eşitliği sağlandığında kendilerine açılan ufacık bir patikadan bile süzülerek nasıl harikalar yaratabileceklerinin en güçlü sinyali. 

 

Şahika Ercümen’in ulaştığı “100 metre derinlik”ten maviliklere süzülecek ve başarıya adanmışlığıyla kendini akranlarından ayrıştıran daha nice sporcu kadın ve genç kız var. Yeter ki o mavilikleri cam engellerle, maddi yetersizliklerle, kadınların başarısının değersizleştirildiği ve desteklenmediği bir “yeni normal” ile tıkamayalım. 

 

“Güzel günler göreceğiz çocuklar; motorları maviliklere süreceğiz” diyen Nazım Hikmet yanılmış olamaz… Şahika’ya ve daha nice olimpik olan ve olmayan spor branşlarında harikalar yaratan genç kadına sponsorlar ve devlet desteği umarım mavi sular gibi tüm bolluğuyla ulaşır.

En son çıkan yazılardan anında haberdar olmak için bizi @PerspektifOn twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.