İtalya’nın Covid-19 Hatalarından Çıkarılacak Dersler

İtalya’nın şanssızlığı Avrupa’da en sert darbe alan ilk ülke olmasıydı. İtalya 230.000’den fazla test yaptı ama Güney Kore veya Singapur gibi ülkelerde hayat kurtaran test, izleme ve bireysel tecrit için kapsayıcı bir strateji geliştiremedi. Maalesef bu hatalara Avrupa’nın başka yerlerinde de düşüldü

Share on twitter
Share on facebook
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on email

İtalya yeni korona virüsünün yayılmasını engellemek amacıyla kapatma stratejisini ikiye katlayarak hayati olmayan tüm iktisadi faaliyetleri iki haftalığına durduruyor. Bu sert adımların faydalarını gösteren işaretler var ama insani ve ekonomik maliyetleri ağır olacak.

Hükümet Batı dünyasının geri kalanının ders çıkarması gerektiği ama çıkarmadığı hatalar yaptı. İtalya resmî verilere göre Çin’i geçerek, Covid-19 nedeniyle en fazla ölümün yaşandığı ülke oldu. Yaklaşık 5.500 İtalyan hastalıktan hayatını kaybetti. İtalya nüfusu Çin’in %4’ü olmasına rağmen Çin’deki ölü sayısı 3.300’ün altında. İtalya’nın yaklaşık 60.000 olan virüs teşhisi konmuş hasta sayısı İspanya ve Almanya’daki rakamların iki katından fazla.

İtalya ciddi bir ülke içi salgın olduğunu fark eden ilk Avrupa ülkesi oldu ki, bu da kısmen şimdi neden bu kadar yaygın olduğunu açıklıyor. Fransa, İngiltere, hatta ABD gibi diğer ülkeler İtalya’nın arkasında sadece birkaç hafta gecikmeyle gidiyor gibi görünüyor. İtalya çok şanssız olmuş olabilir. Çünkü diğerlerinden önce salgının başlamasıyla karşılaştı ve hazırlıksız yakalandı.

İtalya’daki salgının ağırlığının birkaç makul nedeni var. Ülke medyan yaşın 45 civarında olduğu çok yaşlı bir nüfusa sahip. Yeni korona virüsü özellikle yaşlıları çok ağır etkilerken, daha genç insanları, özellikle de çocukları es geçme eğiliminde. Ülkenin Yüksek Sağlık Konseyi başkanına göre; İtalya’da virüsten ölenlerin medyan yaşı ise 80’in biraz altında. Bunda kültürel faktörlerin de etkisi olabilir. İtalya’da farklı kuşakların çoğu zaman aynı çatı altında birlikte daha fazla zaman geçirme eğilimi de yaşlılara hastalık bulaşmasını kolaylaştırmış olabilir. Japonya da yaşlanan bir nüfusa sahip ama insanların rutin olarak sosyal mesafelenme biçimlerini uyguluyor olması, ülkenin salgını bastırmada başarılı olmasını sağlayan muhtemel nedenlerden biri olabilir.

İtalya’da kuzey Lombardiya bölgesi en sert darbeyi aldı. Kayda geçen vakaların yaklaşık yarısı ile ölümlerin üçte ikisi, İtalya nüfusunun altıda birini oluşturan bu bölgeden geldi. Bölge ülkenin ekonomik lokomotifi olup, Çin dahil diğer ülkelerle güçlü ticari bağlantılara sahip. Bu da İtalya’daki salgının neden burada başlayıp bir süreliğine bastırılamadığını açıklamaya yardımcı olabilir. Birkaç küçük hastane ilk vakaları kötü yöneterek hastane salgınlarına katkıda bulunmuş olabilir. Bunlar özellikle zarar verici, çünkü hastalığı toplumun en savunmasız kesimine hızla yayarlar. Yüksek hava kirliliği seviyeleri vatandaşları virüsün en ölümcül sonuçlarını yaşama riskini artırmış olabilir ama bu bilimsel olarak ispatlanması gereken bir hipotezden ibaret.

Hükümet ve siyasi liderler başlangıçta sorunu pek ciddiye almadı. Başbakan Giuseppe Conte, Ocak sonunda TV’de ülkenin salgınla mücadele konusunda tamamen hazır olduğunu, Avrupa’daki en ağır hastalık bastırma tedbirlerini aldığını söylüyordu. Lombardiya’da ilk vakalar çıktığında bazı siyasetçiler insanların normal hayatlarına devam etmesi gerektiğini söyledi. Lombardiya’nın büyük şehri ve ülkenin finans başkenti olan Milan, siyasi elitlerin yaydığı “Milan durmaz!” sloganıyla motivasyon verici bir videonun da merkezindeydi.

Ama bazı sert adımlar da hızla atıldı. Hükümet önce güney Lombardiya’nın on bir güney kasabasıyla komşu Veneto bölgesinden bir kasabada yaşayan 50.000 insanı zorunlu tecride aldı. Sonra başka kısıtlamalar da geldi. Okullar kapatılarak toplu faaliyetler yasaklandı. 10 Mart’ta ülke ulusal tecrit altına alındı. Bar, restoran ve dükkanlar kapandı, insanlara işe gitmek veya zaruri nedenler (gıda almak gibi) haricinde evlerinden çıkmamaları söylendi. Hükümet bir adım daha ileri giderek birçok fabrika dahil ülkede zaruri olmayan tüm ekonomik faaliyetleri 3 Nisan’a kadar durdurdu.

İtalya bu kadar sert tedbirleri hayata geçiren ilk Batı ülkesi olduğu için takdir edilmeli. Bu tedbirler işe yarayacak görünüyor. Pazar günü test sonucu pozitif çıkan insan sayısının artış oranı yavaşlayarak yüzde %10’un biraz üzerine inerken, yeni ölümlerin sayısı da düştü. Bu düşüşlerin gelecekte de doğrulanması gerekiyor ama rakamlar umut verici.

Ancak hükümet birçok defa fevri davrandı. İlk başta Lombardiya’nın başka bir bölgesi olan ve şu anda İtalya’da en çok vaka tespit edilen şehir olan Bergamo’da tam tecrit uygulamadı. Kuzey İtalya’nın birkaç bölgesini kapatma kararı onaylanmadan önce basına sızarak güneye hızla kaçışı tetikleyip, belki de virüsün yayılmasını kolaylaştırdı. Daha bu hafta sonu, cumartesi akşamı Conte fabrikaları kapatma planlarını açıkladıktan sonra, hükümet Pazar gününün büyük bir kısmını hangi fabrikaların zaruri sayılacağını belirlemekle geçirdi.

4.000’den fazla sağlık çalışanında virüs tespit edildi ki, bu da doktor ve hemşirelerin virüse fazla maruz kaldığını ve başkalarına bulaştırabileceğini gösteriyor. İtalya 230.000’den fazla test yaptı ama Güney Kore veya Singapur gibi ülkelerde hayat kurtaran test, izleme ve bireysel tecrit için kapsayıcı bir strateji geliştiremedi.

Maalesef bu hatalara Avrupa’nın başka yerlerinde de düşüldü. Fransa ve İspanya tecrit kararını çok geç verdi. İngiltere başlangıçtaki yumuşak bastırma planında keskin bir U dönüşü yaptı ama sosyal mesafelenmeyi hayata geçirmek için sert adımlar atmaya çalışıyor. İspanya’da da ciddi sayıda sağlık çalışanı virüsü kaptı. ABD daha yeni test sayısını artırdı ve büyüyen talebe yetişmeye çalışıyor.

İtalya’nın, bir Batı ülkesi için imkânsız görünen vatandaşların hareket özgürlüğünü kısıtlamak gibi sert tedbirleri alması takdire şayan. Bu adımlar başka yerlerde örnek olarak kullanıldı. Ancak bunlar salgınla uzun vadeli mücadelede rehberlik sunmuyor, çünkü ekonomiyi aylarca kapalı tutmak mümkün değil. Birçok Asya ülkesi bu farklı öncelikleri bir araya getirmeyi daha iyi başarmış görünüyor. Batı’nın uzun vadeli cevaplar için buralara bir an önce bakması gerekiyor.

Bu yazı 23 Mart 2020 tarihinde Bloomberg sitesinde yayımlanmış olup, Mustafa Kaymaz tarafından Perspektif için çevrilmiştir. Yazının orijinal linki için burayı tıklayınız.

En son çıkan yazılardan anında haberdar olmak için bizi @PerspektifOn twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.