Ramazan’a Giriş

İnsan beyni doğal olarak özellikle sıkıntılı durumlarda çareler bulmak üzere faaliyetini artırır. Beslenmeye gücü olduğu halde, oruç nedeniyle yemeyerek iradesini kuvvetlendirir ve azimli, kararlı bir insan olur. Böylece güçlenen iradesiyle gerekli kararları alarak kötülükler işlemez ve çevresine olumlu bakar.

2024 ramazan

Evren, keşfedildiği kadarıyla -ki keşfedilmeyenler için bile düşünülen- bir düzene sahiptir. Dünya üzerindeki canlı varlıklar arasında insana diğerlerine göre üstünlük sağlayan özellikler mevcuttur. Bilinen ve düşünülen en ilkel dönemde insan, bulunduğu çevrede ciddi tedirginliklerle yüz yüze geziniyor ve yaşamını sürdürürken yanı başında olan, örneğin bir arı, insana göre hiç tedirgin olmadan vız vız uçuyor, çiçek çiçek dolanıyor -ve hâlâ mükemmel olan- bal üretiyordu. Bugün insan, atasına göre tedirginliğini gidermiş, arzdan ayağını kesmiş, uzaya seyahat edebiliyor. Arı ise aynı evrende hiç değişmeden aynı işi sürdürüyor ve bunun gibi diğer nice olgularla insanın araştırmasına konu oluyor.

 

İnsanın yakaladığı ve sürdürdüğü bu durumun, kendisinde mevcut olan ve onu diğer varlıklardan farklı kılan öncelikle fikir, his, irade, ünsiyet (sosyal yönseme) gibi dört melekesinden kaynaklandığı hakikat ve kanaati öne çıkmaktadır. Hatta bu melekeler üzerinden insanın “his, akıl ve irade ile donatılmış kendisi için iş yapan bir cisimdir” biçiminde tanımlandığı da görülmektedir. Bu tanımdan hareketle ileri bir toplumu meydana getiren temel unsurların bu dört melekenin dışavurumu ile sırasıyla dile dayalı ilmî, sanata/iyiyi duyumsamaya dayalı dinî, teknik ile iktisadî ve hukuk ile siyasî müesseselerin olduğunu görmek vurgulanması gereken başka husustur. 

 

Özetlenen sürecin öznesi olan insanın belli zaman ve mekânda verimli faaliyetler yapmak üzere fiziken sağlıklı ve kuvvetli iradeye sahip olmasını sağlayan eğitim ve öğrenim süreçleri nedir/nelerdir? Bu ve benzeri sorular odağında hayatı anlamlandırmaya temel olmak üzere İslamiyet’te bilinen dört ibadetin sırasıyla namaz ile yerel günlük, haftalık zamanın, genelde ise yıllık olayların planlanması, hac ile mekânın yönetilmesi ve zekât ile verimliliğin ölçülmesi konularını diğer haftalardaki yazılara bırakılarak, bu yazıda koruyucu sağlık, irade eğitimi ve çift takvim algısını standart biçimde öğreten Ramazan’a giriş yapılacaktır. Ayrıca oruç ibadetiyle ilgili bilgiler için ilmihallere bakılması önemle önerilir.

 

Ramazan ayı, yaygın olan kadim takvimlerden hilal ve güneş esaslı zaman ölçerlerini ilginç biçimde iç içe bir algıyla insanlığın faaliyetlerinde öne çıkarmaktadır. Bu nedenle bu ibadet/hayat kuralları öğretisi, bu yazıda bazı işaretlerle konu edilecektir. Bir yıllık devre halindeki çift takvim algısının oruç, hac ve nispeten de zekât ibadetleriyle maksadının ne olduğu, düşünmeden geçilemeyecek kadar önemli bir vurgu ile dikkat çekmektedir. Üstelik insanlığın başlangıcından beri varlığına dair yapılan oruç, vurgusuyla geçmişle bağlantı kurmakla kalmıyor, insanlık var oldukça tümünü her Ramazan’da aynı anda kapsam alanına alıyor. Yukarıda belirtildiği gibi oruç ibadeti için bir aylık süre Ramazan olarak hilal takvimine göre tespitle, uygulama ise güneş takvim gününe göre önerilerek verilmektedir. 

 

Hilal takvimine göre belirtilen Ramazan ile hedeflenen hikmet nedir diye düşünüldüğünde ilk akla gelenler şu şekilde sıralanabilir. Aslında 24 saat olan bir güneş gününün gündüz olan yarısında iş, aş ve çeşitli gereksinimler için efor kaybedilirken, gece olan diğer yarısında ise dinlenerek diğer güne dinç bir şekilde ulaşmanın hazırlıkları yapılır. Bu düzenleme 12 ay olan bir yılın bir aylık süresi boyunca yer değiştirir. Günün başlangıcından biraz öncesinde, yani gece vaktinden gün bitimine, yani gecenin ilk vaktine kadar beslenme ve duyguların istettiklerinden uzak durulması şeklinde uygulanması vurgulanır. Efor kaybının tam yaşandığı, beslenme ve suya duyulan ihtiyacın arttığı gündüzde her istediğini anında karşılama konusunda getirilen yasakla irade eğitimi sağlanmaktadır. Böylece insana, hayatta karşılaştığı planlı işlerdeki aksamalar konusunda sabırlı bir şekilde bekleme ve çözümler üretme özelliğini kazandırmaktadır. 

 

İnsanlar çevreleriyle olan sürekli ilişkileri nedeniyle çeşitli hastalıklara yol açan mikroplara maruz kalmaktadırlar. Gerçekte sağlıklı bir vücut, kandaki akyuvarlar vasıtasıyla mikroplara doğal olarak karşı koyabilmektedir. Ancak bazen zayıf yakalanan vücut, çoğu kez mikroplara karşı koyamaz ve insan hasta olur. Kuşkusuz bu durumda doğal olarak vücut, hastalıkları yenmek üzere harekete geçer ve savunma mekanizması çare üretir. Ancak devamlı sıkıntı görmeden yaşayan vücut, hazırlıksız yakalandığından mikroplara karşı çare üretemez. İşte hilal takvimine göre tespit edilen oruç, yıllara ve mevsimlere yayılmış olan çeşitli hastalıklar için önceden duyacağı sıkıntılarla mikroplara karşı koymaya hazırlanmış olmaktadır. Böylece önceden her mevsime göre uyarılarla hazır duruma getirilen vücut, kendisini hasta edecek mikroplara doğal yollarla direnerek hastalığı kolay atlatmanın imkânlarını oluşturur ve depolar. Bunu sağlamak üzere çeşitli parçalı metotlar bulunur ve uygulamaya konabilir. Nitekim günümüzde çeşitli yöntemler önerilmektedir. Önemli olan bunların masrafsız ve isabetli olmalarının yanında kapsayıcı olmalarıdır. Bir yönünü tedavi ederken diğer taraflara hastalık davetiyesi çıkarmamalıdır. En iyi metot olan açlık, gün ışığı ve eforun faydalarıyla birleştirilerek çok yönlü koruyucu sağlık ortaya konur. Bunun bütün dinlerde önerilen gerçek oruç ibadeti ile aynı zamanda birlikte sağlanması önemli bulunmaktadır. Gündüz aç ve susuz kalan vücut sıkıntıya girdiği anda yemekle şok etkisi ile karşılaşır ve tedavi mekanizması etkili biçimde karşı koymanın yollarını arar, üretir, depolar.    

 

Diğer taraftan insan beyni doğal olarak özellikle sıkıntılı durumlarda çareler bulmak üzere faaliyetini artırır. Beslenmeye gücü olduğu halde, oruç nedeniyle yemeyerek iradesini kuvvetlendirir ve azimli, kararlı bir insan olur. Böylece güçlenen iradesiyle gerekli kararları alarak kötülükler işlemez ve çevresine olumlu bakar. Ayrıca diğer insanların da aynı durumda olmaları nedeniyle ma’şerî etkileşimli bir hava oluştuğu hissedilir. Bu durum infak ve dualarla insanın ruhi yönden yücelmesini sağlar. Hz. Peygamber’e vahyin gelmeye başladığı Kadir Gecesi de bu aydadır. Ramazan ayı boyunca bu hikmetlerle dolan coğrafyanın insanlarına çeşitli güzelliklere, doğrulara, faydalara ve adalete örnek ve öncü olmak üzere nesillerinin devamını önerir. 

 

İdrak ve amellerin O’nun rızasına muvafık olması dua ve dileklerle hayırlı Ramazan günlerinde makbul oruçlar…

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.