Amerika’nın Bağımsızlık Bildirgesi’nde dendiği gibi “insanlığın yargısına duyulan o yerinde saygı” uzunca bir süredir bir köşeye atıldı, BM Şartı gibi duyarlılıkları ile birlikte. Diğerlerinin boyun eğmek zorunda olduğu yaptırımları düzenleme kapasitesi Amerika’nın saltanatını sürdürdüğü hükmün bir diğer boyutu. 11 Eylül saldırılarından birkaç hafta sonra, 2001 Ekim ayında, Taliban karşıtı Afgan direnişinin en saygın isimlerinden olan […]

Maalesef Amerika’nın dertleri genellikle dünyanın da krizleri haline dönüşüyor. Dolayısıyla Amerika’nın 11 Eylül dünyasından çıkması, dünya için Afganistan veya Irak’tan çıkmasından çok daha hayati bir vakıaya denk geliyor. Biden yönetimi nispeten derli toplu bir kadrodan oluşmuş olsa da son 20 yılın oluşturduğu erozyon, Biden’ın fazlasıyla 20. yüzyıla ait zihin kodları ve ekibinin bürokratik tutukluğu yakın […]

Afganistan’daki çatışma, askeri-endüstriyel kompleks için sayısız hayata mal olan bir lütuftu… Bu vurgunculuk ortamını tesis edenler için 20 yıl süren bu arbedenin tamamı bir zaferdi. Ne de olsa, herhangi bir Vegas kazazedesinin de söyleyebileceği gibi, kasa her zaman kazanır. “Savaş bir curcunadır. Hep de öyle olmuştu. Muhtemelen en eski, en kolay kazanç sağlanan, kesinlikle en […]

Biden’in seçim kampanyasında seçmenlerine yoğun bir şekilde anlattığı farklı ve kendine özgü hususları vurgulaması, kendi doktrinini somutlaştırması ve bunun iletişimini başarılı bir şekilde yürütmesi gerekiyor. Yoksa Demokratların 2022 yılında Kongre’yi, 2024 yılında da başkanlığı kaybetmeleri hiç de uzak bir ihtimal değil. Kabil Havalimanı’nda çekilen görüntüler, Afganistan’da yaşanan gelişmeler, kaotik tahliye sürecinde hayatını kaybeden siviller son […]

ABD kitlesel medyası, Kabil’in de düşmesiyle ABD’nin Afganistan’daki başarısızlığını ülkedeki düzeltilmesi mümkün olmayan yozlaşmışlığa yüklüyor. Burada şaşırtıcı olan, Amerikan toplumunda en ufak öz-farkındalığın olmaması. Diğer taraftan; Irak, Suriye, Libya ve ötesindeki savaşlara harcanan trilyonlarca doların ardından ABD’nin bütün çabalarının kumdaki kandan farksız olması hiç de şaşırtıcı değil. ABD’nin Afganistan’da ne kadar büyük bir başarısızlığa uğradığını […]

Birleşik Devletler’in eski hegemonik durumunu yeniden elde etmesi pek mümkün değil, bunun peşinde de olmamalı. Umabileceği, benzer zihniyetteki ülkelerle birlikte demokratik değerlerle dost bir dünya düzenini sürdürmek olmalıdır. Bunu yapıp yapamayacağı ise Kabil’deki kısa vadeli eylemlerine değil, ülke içindeki ulusal kimlik ve amaç duygusunun sağaltılmasına bağlı olacaktır. Bu hafta, ABD destekli hükumetin düşmesinin ardından Kabil’den […]

Başkan Biden’ın hala ABD’nin dünyadaki nüfuzunun istikrarlı bir biçimde düşüşünü kibar ve medeni bir yolla idare etmekten daha fazlasını yapma şansı var. Ancak geride bıraktığımız altı aydan çıkan anlam iyimser olmayı pek mümkün kılmıyor. Joe Biden, başkanlık görevini devralırken “geçmişteki sorunlar için değil ama bugünün ve yarının zorluklarını aşmak için ittifaklarımızı onaracak ve dünya ile […]

Almanya Şansölyesi Angela Merkel dönemi kapanmak üzereyken ve Amerika da hâlâ Trumpçılıka maruzken, Almanların ne geleneksel koruyucularına güvenmesi ne de dolaysız stratejik özerkliğini sürdürmesi mümkün. Riskler ve belirsizliklerle dolu bir dünyada, ikili ilişkilerin uzun ve çetrefilli geçmişi belki de yeni bir döneme girmek üzeredir. Alman Şansölye Angela Merkel’in bu ay Beyaz Saray’a gerçekleştirdiği veda ziyareti […]

Amerikan dış politikasını Çin ile taraflardan birinin kazanmasına diğerinin mağlubiyetine bağlı küresel bir karşılıklı cepheleşme etrafında düzenlemek, Çin’in daha iyi bir tutum almasını sağlamayacak ve siyasal olarak tehlikeli, stratejik olarak ters etki yaratan bir yaklaşım olacak. Birleşik Devletler’in bugün karşı karşıya olduğu, daha önce benzeri yaşanmamış küresel sorunlar (iklim değişikliği, salgınlar, nükleer silahların yaygınlaşması, büyük […]

Gerek Suriye meselesinde, gerek 24 Nisan mesajı gerginliğinde, gerekse de FETÖ ve liderinin Amerika’da olması sorununda; bu konuların merkezi bir gündem oluşturmaması tercihi, hatta ikinci meselenin gündeme gelmemesi, Başkan Biden’nın istediklerini alarak bu görüşmeyi bitirmesi anlamına geliyor. Erdoğan-Biden görüşmesinde, kazançlı ve istediğini alan tarafın Biden olduğunu söyleyebiliriz. Biden, 10-16 Haziran günleri arası yaptığı ve çok […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.