Her iki dizi de başladıkları sahici yerde kalamadıklarında, dolayısıyla kendi iddialarından vazgeçtiklerinde ve ‘tüketiciye’ bütünüyle teslim olduklarında bile bir hayli öğretici sayılır. Kızılcık Şerbeti ve Ömer’den -esas olarak dinsellikten beslenen iki dizi filmden söz ediyoruz- geç haberim oldu ve yayınlanmalarından çok sonra izleme fırsatı buldum.¹ Diziler devam ediyor ve anladığım kadarıyla bir seyirci kitleleri de […]

Mütedeyyin bir insanın otomatikman muhafazakâr olduğu kanaati kesinlikle evrensel değil, Osmanlı-Türkiye modernleşmesi açısından geçerli bir ön kabuldür. Hatta Türkiye öylesine ilginç bir ülkedir ki, konuşurken veya yazarken dindar, Müslüman, mütedeyyin, mümin, iman gibi kelimeleri kullanan birinin bile mütedeyyin olduğu varsayılır. Mütedeyyin kadınları “muhafazakâr” olarak nitelemek Türkçede oldukça yaygın bir âdettir. Neredeyse paralel kamular şeklinde ortadan […]

İnsan-eksenli ve şahıs şahıs farklılıkların altının çizildiği siyasi okumalar olmazsa, dindar kadınların seküler partilerde toplumun bir kesiminden destek almak için aday gösterilmek ve merkez-sağ partilerde kadın haklarını destekledikleri için marjinal kalmak arasında sıkışarak, siyasete araç olmaktan öteye geçmeleri zor.  Kadının temsili temel bir sorun. Üstelik Türkiye kamuoyunda bu temsilin, kadın odaklı olduğu, küresel trendleri ve […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.