Angajmanın son nefesini, Çin ve ABD’nin Paris İklim Anlaşması’nı desteklemek üzere işbirliği yaptığı 2015 yılında verdiğini söyleyebiliriz. Xi ve Obama ayrıca bir zirve düzenleyip siber casusluğu ticari amaçlarla kullanmama konusunda uzlaşmış olsa da Trump 2017’de göreve geldiğinde bu mutabakat kadük hale geldi.

2023 tecrübesi, 2024 için ekonomide daha temkinli ve daha iyimser senaryoların konuşulmasının önünü açarken, jeopolitik alanda risklerin oldukça yükseldiği bir gündemi öne çıkarıyor. Ancak küresel ekonomide büyüme dinamikleri hâlâ zayıflamaya devam ederken siyasal gerilim hatları negatif enerji biriktiriyor.

Çin’in 2013’te açıkladığı Kuşak-Yol Girişimi ertesinde dünya kamuoyunun dikkatini çeken bağlantılılık konusu, özellikle 2020’li yıllarla birlikte Batı’nın da gündeminde yer etmeye başladı. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı 2022’de başlattığı ikinci saldırı ertesinde giderek daha da boyutlandı. Bağlantılılık, bugün itibarıyla stratejik rekabetin temel öznelerinden biri oldu.

Artık bir ülke güvenlik konusunda ABD’nin yanında yer alırken, enerji konusunda Rusya’ya, ticaret konusunda da Çin’e yakınlaşabiliyor.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi gibi liderlerin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 78’inci oturumunda bulunmayışı, günümüzün sayısız jeopolitik sorununun altını çiziyor. Ukrayna savaşından yapay zekâ silahlanma yarışına kadar küresel manzara pek iç açıcı değil ve durum daha da kötü bir hale gelmek üzere. Eski bir Sovyet fıkrası vardır. Gazetecinin biri Komünist […]

Çinlilerin ve Çin yatırımlarının giderek daha görünür hale gelmesi, Orta Asya toplumlarında Çin’e yönelik endişelere neden olmuştur. Çin’den gelen finansal akış seçkinleri memnun ederken, Orta Asyalı halklar arasında şüphe ve ötekileştirmeye yol açmaktadır. Çin yatırımlarına yönelik yolsuzluk algısı, sanayinin yol açtığı çevre kirliliği ve bunlara tepki olarak yükselen milliyetçilik, endişe ve karşıtlığın temelini oluşturmaktadır. Soğuk […]

Çin ve yakında Hindistan GSYİH açısından ABD’yi geçecek olsa bile, Batı, Hugh Peyman’ın deyimiyle “üstünlükten dolayı kör olmuş durumda.” Gücünün azaldığını kabul etmek istemiyor. Dünya nüfusunun yüzde 90’ını oluşturan Batılı olmayan ülkelerse, küresel karar alma süreçlerinden dışlanmayı artık kabul etmeyecek. ABD yeni dünya düzeninde üç numara mı olacak? Eski gazeteci Hugh Peyman’ın yakında çıkacak kitabındaki […]

Netanyahu, Çin ziyaretiyle Amerika’nın gözünü korkutabileceğini düşünüyorsa İsrail’e uluslararası arenada her daim diplomatik destek veren ve İran’a karşı sürdürdüğü mücadelede gerekli teçhizatı sağlayan ülkenin kim olduğunu hatırlamalı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu önümüzdeki ay Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’le bir araya gelerek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile çektirdiği, 2019’daki seçim kampanyası sırasında da billboardlara taşınan […]

Onlarca yıl Deng Xiaoping’in “ülkenin gücünü gösterme, zamanın gelmesini bekle, asla öne çıkma” tavsiyesine uyan Çin, artık küresel gündemin ilgi odağı olmasının zamanının geldiğine karar vermiş gibi. ABD, başta Ortadoğu’da olmak üzere, nüfuzunu yeniden kazanmak için derhal harekete geçmeli. Ortadoğu’da değişmekte olan dinamikleri, İran Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Şemhani ve Suudi Arabistan’ın Devlet Bakanı […]

Japonya’nın yeniden silahlanmaya yönelmesi memnuniyetle karşılanmakla birlikte, yalnızca Tomahawk füzelerinin ve hipersonik silahların alınması Çin’i hibrit savaş yürütmekten vazgeçirmeyecektir. Japonya, Çin’in bölgesel statükoyu değiştirmeye yönelik sinsi çabalarını boşa çıkarmanın yollarını da bulmalı, bunu yaparken de açık savaş riskinden kaçınmalıdır. Japonya on yıllardır uluslararası nüfuzunu askeri gücüne değil ekonomideki rekabet gücüne dayandırıyordu. Şu sıralarsa Çin’in uzayan […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.