Bizde devlet her şeye rağmen belli bir zümrenin değil, her zaman kamusallığın kendisi olmuş. Hiç kimse temellük edememiş onu. Herkeste bir gün mühür bize de geçer ümidi hâlâ canlı. Mayamız bununla yoğurulmuş. Fakat en çok istismar edilen de o. Her günah bu kutsalın arkasına saklanarak işleniyor. Ve iş noktaya geliyor ki, kamusal güç kullanılarak kamusallığın kendisi yok ediliyor. Bu da anayasal kurumların yok edilmesiyle yapılıyor.

En eski modernleşme teşebbüslerimizden bu yana devlet erkânı ve geniş halk kitleleri devletin sahadan çekilmesi şeklindeki bir değişim talebini bir türlü anlayabilmiş değildir. O aradan çekilir veya zayıflarsa yerine neyin konulacağına dair hiçbir deneyimi olmamıştır da ondan böyledir bu.

Evimizin içini düzenleyemediğimiz sürece evin önünün yonca mı, bakla mı, mersin mi veya susam mı ekili olduğu veya önünde boyalı direk ya da bulgur kazanı hatta han mı olduğu türkü nakaratı olmaktan öteye geçmeyecek. Doğduğun Ev Kaderindir dizisini ilk duyduğumda aklıma İbn-i Haldun’a atfedilen ve sosyal medyada oldukça popüler olan “Coğrafya kaderdir” sözü gelmişti. Aslında […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.