Tahir Elçi Vakfı’nın yayınladığı, saha çalışması Rawest Araştırma tarafından yapılan “Kürtlerin İnsan Hakları Algısı” başlıklı araştırma; adalet, ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, kadın hakları, çocuk hakları ve sosyal haklar gibi başlıklarda Kürtlerin birçok kritik meseledeki kanaatlerini tespit etmeye çalışıyor ve çok değeli veriler içeriyor. Tahir Elçi Vakfı, saha çalışması Rawest Araştırma tarafından yapılan, “Kürtlerin İnsan Hakları […]

Antikçağ’ın şehir devleti tecrübesinden tezahür eden cumhuriyet ve demokrasi, insanı sadece siyasal topluluk içinde var olabilecek bir canlı olarak kabul ederek egemenliğin (o zamanlar günümüz anlamını taşımasa da) halka ait olduğunu savunan bir paydaşlığa sahiptir. Mana bakımından benzer referanslara işaret eden cumhuriyet ve demokrasi kavramları, esasında aynı zemin üzerinden ancak farklı harçlarla yükselmektedir. Genel olarak […]

HDP ve PKK, ister istemez bir karar anına doğru gidiyorlar. Yaklaşan seçimlerden ötürü, harareti artırmanın herkese zarar vereceği düşünülerek şimdilik bu tartışma buzdolabına kaldırılabilir ama ilelebet buzdolabında tutulamaz. Bu nedenle, taraflar eninde sonunda bu gerilimle yüzleşmek ve bir karar vermek mecburiyetinde kalacaklardır. PKK’nin Mersin saldırısı, HDP ve PKK hattında tansiyonları yükseltti. Saldırıdan hemen sonra hem […]

Demokrasi, haklar, özgürlükler, şiddete karşı olmak ve birlikte yaşamak vb. kritik konularda sivil toplumun yeniden canlanması, sadece etkin politika üretimi için “kapasite” ve “meşruiyet” ilkelerinde başarı elde etmekle olmuyor; kritik önemdeki konularda “duruş” ve “tavrı” da içeriyor.    Sivil toplum niye gerekli ve niye son dönemlerde etkisizleşti sorularına yanıtı maddeler halinde geçen yazıda sıraladıktan sonra […]

Hem küresel ölçekte hem de Türkiye’de yaşanan meydan okumalar içinde, eğer tercihimiz daha demokratik, adil, eşit, vicdanlı ve iyi yönetilen bir Türkiye ve dünya ise, sadece siyasi partilerin, liderlerin, siyasi alanın gerekli ama yeterli olmayacağını biliyoruz. Sivil toplumun, aktörleriyle, söylemiyle, etkinlikleriyle ve yol göstermeleriyle oynayacağı önemli roller ve vereceği katkılar var.  Son yıllarda gerek akademik […]

Kürtlerin elindeki anahtarın birtakım kapıları açması için, Türkiye siyasetinin de HDP’nin de aşması lazım gelen bariyerler var. Bunları aşıp aşmayacakları, seçimlere gidilirken böyle zor bir işe soyunup soyunmayacakları şüpheli. Ama şüphe edilmeyecek bir husus var: Türkiye’nin içine düştüğü cendereden ancak Kürtleri kapsayan bir siyasetle çıkılabilir.   Cumhur ve Millet ittifakları arasında geçecek bir seçime doğru […]

Kendinden olmayanı dışlama ile kalmayıp ötekileştiren ve kimi zaman karalamalar ile itibarsızlaştıran zihniyetlerden müteşekkil bir toplumda hoşgörü kültürü yerine linç kültürünün yerleşmesi kaçınılmaz. Güçlü demokrasilerin olmazsa olmaz koşullarından biri demokratik ilkelerin kök salabileceği bir siyasal kültürün varlığıdır. Hoşgörüden nasibini almamış zihniyetler ile ötekileştirme ve damgalamanın körüklediği kısır tartışmaların hüküm sürdüğü bir siyasal iklim baskıcı ve […]

İfade hürriyetleri ve siyasal hakların etkin bir biçimde korunmadığı, yaşam hakkı üzerinde korku psikolojisinin hâkim olduğu, kişisel ve ulusal güvenliğin arka plana itildiği hukuksuzluk düzenlerinde demokrasinin var olabilmesi gerçekçi değildir. Hukuk devleti anlayışıyla yönetilen bir ülkede yasama organının temel vazifelerinden birisi, insan onuruna uygun koşulların inşası ve sürekliliğini sağlamaktır. İnsan onuru, medeni ve siyasi hakların […]

Bütün gücün partiye, partinin de genel başkana ve nihayet her şeyin parti başkanına devredildiği bir düzende artık ne yargıç ne kolluk ne de herhangi bir kamu görevlisi soyut bir varlık olarak doğrudan devletin kamu görevlisi olarak değil, tek adama bağlı parti devletinin aparatı olarak algılanmaya başlar. Bu durum kelimenin hakiki anlamında devletin çökmesi, kamusallığın bitmesi […]

Türkiye, iktidara gelen otoriteler, iktidara “neden ve kim için” geldikleri sorusuna; “kendi ideolojileri ve otoritelerini korumak” cevabı yerine, “demokrasinin tanıdığı hakkı yine demokrasi için kullanmak” yanıtını verebildiğinde ve bunu da çoğulcu demokrasiyi öngören yeni bir anayasa ile hukuki bir zemin üzerine oturttuğunda yıllardır süregelen demokrasi patinajından kurtulmuş olacaktır. Otoriteryanizm, “üstten yönetim” manasını taşıyan bir kavramdır. […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.