Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem dünün ve bugünün “ikili eleştirisi”nden başlamalıdır. Daha da önemlisi, toplumsal değişime ve taleplere uygun bir içerik taşımalı ve sadece bir yönetim sistemi olarak değil, aynı zamanda Türkiye’nin “Yeni Hikâyesi”nin bir parçası olmalıdır. 16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen ve 9 Temmuz 2018’de tam anlamıyla uygulamaya sokulan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişten bugüne kadarki […]

Türkiye modernleşmesi ilk yüzyılında laiklik ilkesini çözülemeyen bir sorun olarak yaşadı. İkinci yüzyıla girerken, bugünden ve dünden doğru dersleri alarak, bugünün ve dünün “ikili eleştirisi”ni demokrasi ve eşit vatandaşlık penceresinden eş zamanlı yaparak “demokratik ve özgürlükçü laiklik” ilkesini ortak payda olarak kabul etme gereksinimi içindeyiz. 2010 yılı.  Büyük ümitlerin, büyük insani trajediye dönüştüğü Arap Baharı’nın […]

Taha Akyol, DP’nin elde ettiği muazzam ağırlığın partide bir güç zehirlenmesine yol açtığını ifade eder. Bu güç zehirlenmesi kendisini hükümet programında, çıkarılacak otoriter kanunlarda ve bilhassa Bayar’ın öfkesinde gösterir. Toker, DP’nin 1954 seçimlerindeki büyük zaferinin ardından Celal Bayar’ın “ince demokrasiye paydos” dediğini yazar.    Taha Akyol; yakın tarihimizi hukuk, hukuki kavramlar ve kurumlar merceğinden değerlendiren çalışmalarına […]

Var olan hoşnutsuzluklar ne kadar derin olursa olsun, sokak ve sokak aracılığıyla yönetimin değişmesini talep etmek demokratik değil. Demokrasinin en önemli özelliği, sokağa çıkmak isteyenlerin haklarını kısıtlamamak ve sokağa çıkmayanların düşüncesini de yok saymamaktır. Meydanlarda kalabalık olmak ile sandıktan çıkmak ve seçilmek çok farklı şeyler. Güney Amerika, darbelerin sıklıkla yaşandığı bir coğrafya. Mesela; Brezilya’nın, 1 […]

Demokratik süreçlerin işlediği ve yönetimin seçimlerle belirlendiği bir ülkede, asıl olan iyi yöneticilerin varlığı değil, devletin demokratik karakteri, tüm vatandaşların eşit haklara sahip olduğunun kabul edilmesi, yasaların demokratik geleneğe göre hazırlanmış olması ve bunların düzenli olarak uygulanmasıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “esasen Türkiye’de sorunların kaynağının 1960’tan beri hep darbeciler tarafından yapılan anayasalar olduğu açıktır” ifadesiyle gündeme gelen […]

Görünür gelecekte Türkiye siyasetinin, iki ana bloğun rekabeti biçiminde olacağı ve bunlar arasındaki oy ve sandalye farklarının  çok büyük olmayacağı tahmin edilebilir. Böyle bir durumda küçük marjinal partilerin bir çeşit “kral yapıcı” rolü oynamaları, diğer bir deyimle sayısal güçlerinin çok üzerinde bir pazarlık gücü elde etmeleri mümkündür. 8 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan “Geçiş Dönemi Senaryoları” […]

Rejim değişikliği üzerine yapılan araştırmalar, günümüzde demokrasilerin devrim ya da askeri darbeler gibi eski biçimlerle değil, liberal demokrasinin en önemli unsuru olan serbest ve adil seçimlerle başa gelen liderlerin zamanla sergiledikleri otoriter eğilimlerle gerilediğini gösteriyor. Dolayısıyla demokrasilerin gerilemesi, halk ayaklanmalarında ya da askeri rejimlerin hükümetleri devirmesinde olduğu gibi aniden değil de zaman içinde ve kademe […]

Türkiye’de gelişen siyasal kültürün kurucu unsurunun merkezi güç olması sebebiyle, Türkiye’de hiçbir toplumsal kesim devletin sınırlarını sorgulamamakta, sorgulanan şey her zaman iktidarın ideolojisi olarak karşımıza çıkmaktadır. İşe daha temelden başlamak ve çoğulcu-kurumsal bir yapıyı nasıl inşa edebileceğimizi tartışmaya açmak zorundayız.   Batı denildiğinde akla gelen ‘tek tip’ demokratik yönetim anlayışı, aslında coğrafi olarak çok geniş […]

Bugünkü siyasal rejimin yerine, gerçek bir demokratik anayasanın kabul edilmesini savunan bütün siyasal partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve düşünürlerin, topluma vaadleri arasında yerel demokrasinin güçlendirilmesi hususu, mutlaka yer almalıdır. Demokrasinin yerel düzeyde işlemediği bir ülkede, ülke düzeyinde işlemesi de son derece güçtür. Yerel Demokrasi Yerel demokrasi, çağdaş demokrasinin önemli boyutlarından biridir. En basit tanımıyla yerel […]

Kendi ülkelerinde demokratik ehliyetleri çöpe atılan Batı’nın yurt dışında demokrasi yanlısı hareket ve çabaları güvenilir bir şekilde desteklemesinin daha da zorlaşma tehlikesi var. Bu ihtimal, özgürlükleri daha da fazla kısıtlama peşinde olan otoriter yöneticileri cesaretlendirebilir. Başta Birleşik Krallık (BK) ve kolonisinden doğan ABD olmak üzere Batı Avrupa ve Kuzey Afrika ülkeleri birkaç yüzyıl boyunca ekonomik, […]

  • 1
  • 2

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.