Kültürel bir çoraklık çağında her şeyin rakam ve istatistik kayıtlarla örtülmeye çalışıldığı bir dönemden geçiyor ve tam da bu yüzden ortak duygudaşlık ruhunun yok edildiğine tanıklık ediyoruz.
Kültürel bir çoraklık çağında her şeyin rakam ve istatistik kayıtlarla örtülmeye çalışıldığı bir dönemden geçiyor ve tam da bu yüzden ortak duygudaşlık ruhunun yok edildiğine tanıklık ediyoruz.
Bizim büyük açmazımız mit ve gerçekler (bilincin erişimine açık yazılı ve yazılı olmayan nesnellikler) arasındaki tereddüt, ikilemdir. Hayatı kuran normun mitler mi (geçmişin normları), ‘gerçekler’ mi (halihazırda oluşturulmaya çalışılan normlar) olduğu konusunda bir türlü karara varamayan ve bu iki güçlü akıntı arasında gelgitler yaşayan bir toplumun dramıdır yaşanan. Hiçbir toplum nevzuhur değildir. Adı ve zamanı […]