Gelenek, alışkanlık, içgüdülerle geliştirilmiş yaşam tarzları, dinsel ve ahlaki düşünme tarzına uzaktır. Köstebekler gibi toprakta/yerde yuva (yerleşke/köy, kasaba, şehir) yaparak/kurarak güvenlik ve konfor arayışına yönelirler. Dağa tırmanma ve kartallar gibi yüksekten uçmayı (anlam arayışı), pek tahayyül edemezler; düşünmezler.

Sezai Karakoç’un ölüm yıldönümü vesilesiyle düşünce ve şiir evrenini merceğe aldığımız ve geçtiğimiz günlerde birinci bölümü yayınlanan soruşturmanın ikinci bölümüne; şair Arif Ay, şair ve yazar Hüseyin Akın, Batman Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi Doç. Dr. Ferhat Korkmaz ile şair ve yazar Haydar Ergülen görüşleriyle katkıda bulundular.

Şair ve araştırmacı-yazar Metin Önal Mengüşoğlu, Birikim Dergisi yazarı ve edebiyat eleştirmeni Orhan Koçak ile Afyon Kocatepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Özger, ölüm yıldönümünde Sezai Karakoç’un düşünce ve şiir evrenini Perspektif için değerlendirdi.

“İnsanlar nizamı yıkmak istiyor” nidaları ile sokakları inleten Arap protestoları gösterdi ki, adalet arayışının her geçen gün arttığı, yolsuzlukların had safhaya ulaştığı, doğruluk, dürüstlük gibi değerlerin artık sadece retorikte kaldığı ortamlarda ahlaki ve fikri devrimlere duyulan istek eskilerden daha fazladır. Bu yazı daha önce ahlak ve fikir üzerine yapılmış çalışmaların üzerine yeni şeyler eklemiyor, böyle […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.