TÜİK’e göre en üst ve üst seviye grubunda yer alan hanehalklarının yaklaşık üçte biri İstanbul’da bulunuyor. Anadolu’daki küçük ilçelerin yaşlanan yapısıyla İstanbul’un merkezileşmiş gücü sosyoekonomik dengesizliği büyütüyor. Türkiye’de bölgesel kalkınmadaki eşitsizlikler ise uzun süredir varlığını sürdüren yapısal bir sorun.

Kurun baskılanması mecburiyeti; tarihin nadir gördüğü, faizin, enflasyonun, kurun birlikte tavan yaptığı bir sürece meydan veren zihniyetin günah zincirinin halkalarından sadece birinin tamiriyle ilgiliydi. O tamirat süreci kaplumbağa hızıyla ve sistemin doğasında var olan engellerle devam ederken, siyasi fatura da “Emekliler Yılı”, “Türkiye Yüzyılı” gibi süslü ama gerçeklerden uzak ifadelerle örtülmeye çalışıldı.

Gelir dağılımı adaletsizliği çoğu ülkede olduğu gibi ülkemizde de geçmişten günümüze önemli bir sosyoekonomik sorun olarak masada durmaktadır. Bu eşitsizlik küresel düzlemde ülkeler arasında yaşandığı gibi ülke içinde bölgesel düzlemde hatta bireyler arasında da kendini gösterir. Tarihsel süreçte oranı değişse de eşitsizlik her daim kendini hissettirmiştir.

Güç sahipleri cari güçlerini muhafaza etmek ve daha da artırmak yoluyla güçsüzleri de hizada tutmak isterler. Güçsüzler de güce taliptir. O yüzden herhangi bir kimlik başta maddi olmak üzere avantaj ve dezavantajlardan beri değildir. “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!” Geçenlerde çeşitli film ve dizilerden tanıdığım Birleşik Krallık’ın önde gelen aktör ve aktrislerinin […]

İkinci çeyrek büyüme verisi, Ağustos ayı enflasyonu detayları ve 2025-2027 Orta Vadeli Program. Üçünü bir araya koyunca, 2025’in, 22 yıllık AKP iktidarı döneminin seçmen açısından en zor yılı haline gelmesi ve siyasi çalkantılara zemin oluşturması kaçınılmaz görünüyor. Türkiye ekonomisi açısından önemli bir haftayı geride bıraktık. Önce ikinci çeyrek büyüme verisi açıklandı. Yerel seçimlerin tamamlanmasıyla başlayan […]

Finans piyasalarını vuran “Kara Pazartesi”, ekonomide bir şoka verilen tepkiden ziyade temelde bir piyasa pozisyonu değişimi görüntülü. Buna karşılık Fed’in acil faiz indireceği söylentileri gerçekçi değil. Ağustos ayının ilk pazartesi günü, finans kitaplarında yer alacak şekilde bir satış dalgasının küresel piyasaları vurmasına sahne oldu. Tokyo’dan başlayan hareket güneşin doğuşunu izlercesine Batı’da hemen her ülkeye doğru […]

Özellikle 1980’li yıllardan sonra neoliberal politikaların da etkisiyle vergi yükü ağırlıklı olarak dolaylı vergiler üzerine kaydırıldı. Adaletsiz bir yapı meydana getiren bu husus varlığını korumaktadır. Hükümetin yürürlüğe sokmak istediği düzenlemelerin ağırlıklı olarak dolaysız vergilere yönelik olması, önemli bir anlayış değişimine işaret etmektedir.

Para politikası ötesinde rasyonel ekonomi politikalarına halen dönüş yapamayan Türkiye ekonomisinin kısa vadeli tek çıpası olan ve carry trade kaynaklı “TL’de istikrarı” zor günler bekliyor olabilir. 2024’ün ikinci yarısı Türkiye ekonomisi açısından çok farklı bir tablo ortaya serecek. Ekonomideki yavaşlama ölçüsünde sıcak para girişlerinin devam edeceğini, baz etkisinin gücü paralelinde de yıllık enflasyonun gerileyeceğini göreceğiz. […]

Tedbirlerin ciddiyetle belirlenmesi, tavizsiz uygulamaya sokulması ve reformlarla bunların mali anlayış haline getirilmesi hayati önem taşımaktadır. Aksi durumda, siyaseten günü kurtarmak veya topluma tedbir alınıyor izlenimi vermekten öteye giden sonuçlar elde edilemeyecektir.

Bundan sonraki süreçte Bakan Şimşek’in enflasyon yaratan maliye politikası kaynaklı sorunların çözümleri yönünde adım atması, sıcak paranın yarattığı geçici istikrardan öteye daha kalıcı kazanımlar elde etmeye başlamak açısından kritik faktör olacak. Perşembe günü yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında TCMB’nin faiz değiştirmeyerek yüzde 50-53 bandını koruduğunu göreceğiz. Banka, son Enflasyon Raporu’nda sene sonu TÜFE enflasyonu […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.