Enflasyon 17 aydır kesintisiz yükseliyor. Haziran 2021’de yüzde16,5 olan enflasyon yüzde 85’i aştı. Fiyatlar da bu sürede TÜİK verileriyle ikiye katlandı. Bu dönem muhtemelen 5 Aralık’ta TÜİK’in açıklayacağı Kasım ayı enflasyon verisi ile sona erecek. Kasım enflasyonu aylık yüzde 3,51’in altında kalırsa enflasyon resmen düşmeye başlayacak. Bu düşüş muhtemelen 6-7 ay devam edecek. İktidar da […]

Gelişmekte olan ülkeler, artık 20’nci yüzyılın büyük oranda montaj faaliyetine dayanan, gelişmiş ülkelerin ek, “uzatılmış fabrika tezgâhı” olmaktan çıkıyor; inovasyon kaynakları olarak küresel üretim zincirlerinde, “karşılıklı bağımlılık” zemininde “global fabrikalar” olarak yerlerini alıyorlar. Bütün bunlar, her iki ülke grubunun teknolojik olarak birbirine yaklaşmasının zeminini oluşturuyor. Bir önceki çalışmamızda sektörler bazında örneklemeye çalıştığımız “küresel üretim zincirlerinin” […]

1990-2010 arası yıllarda eski ezberlerle her alanda maalesef nitelik yerine niceliğin tartışıldığını gördük. Kaynaklarımızı mevcutları iyileştirmek yerine yeni üniversite açmaya ve eğitimin kalitesini düşürmeye harcadık. Adalet sarayı inşa ederek adaleti sağlayacağımızı, buğday ithal ederek enflasyon sorununu çözebileceğimizi düşündük. Bundan sonra her adımda önümüzdeki 10 yıllarda bizi bekleyen değişimleri tahmin edip kısıtlı kaynaklarımızı buna uygun şekilde […]

Yerel üretim zincirlerinin ayrışma süreci, buradaki ögelerin bir kısmının uluslararası arenaya taşınması 80’li yıllar itibarıyla daha da hızlandı. 90’lı yıllarda enformasyon ve komünikasyon teknolojilerinin gelişmesi ve internet vasıtası ile “küresel üretim zincirleri” gözle görülür somut olgular olarak dünya ölçüsünde yaygınlaştı. Pandeminin son dönemlerinde “tedarik zincirlerindeki zorluklar”, “üretimin kısıtlanması” ifadelerini sıkça duyduk. Ticaret savaşları ve özellikle […]

Adaletsiz ve yoksullaştıran akıldışı bir ekonomi deneyinin sürdürülebilirliğinin KKM gibi devletin verdiği sınırsız bir kefalete dayanması, her geçen gün ileride ödenecek faturanın artmasına neden oluyor. Riskleri seçim sonrasına ötelemek için KKM’nin süresi uzatılıyor ve dış finansman için her türlü politik taviz veriliyor.    Perspektifte yayınlanan bir önceki yazımda Kur Korumalı Mevduatın (KKM) ekonomik bir tercih […]

Sessiz istifa bir vazgeçiştir. Yüksek enflasyon ortamında maaşların ağırlıklı olarak kira ve geçim giderlerine ayrıldığı, alım gücünün günbegün eridiği yaşam koşullarında çalışanlar, emeklerinin karşılığını duygusal ve maddi olarak göremedikleri ortamlardan giderek kopuyorlar. Yaptıkları işten gurur duydukları, onurlu bir yaşam sürmek için gerekli bir ücretle ödüllendirildikleri, kendilerini geliştirme ve gerçekleştirme gereksinimlerini doyurdukları iş ortamları ise sessiz […]

KKM uygulaması döviz kurunda birkaç aylık geçici bir istikrar sağlamış olsa da, enflasyonu patlatan, hazine borçlanmasını daha pahalı hale getiren, sosyal adaleti yok eden, belki de en önemlisi ahlaki erozyon yaratan bir uygulama olarak ileride finans literatüründe yerini alacak. Geçen yıl Eylül ayında başlayarak politika faizinin yüzde19’dan yüzde 14’e indirildiği üç aylık dönem daha dün […]

Bir ülkede öğretmenler çocukların beslenme listelerine peynir, et, süt gibi temel gıda ürünlerini yazmaya çekiniyorsa, birçok hane 15 yaş altındaki çocuklarını aileye ek gelir getirmesi için okul saatleri dışında bir işte çalıştırıyorsa, burada büyük bir sorun yumağı var demektir. Bu sorun yumağı çocuklar için çok erken yaşta büyük bir travma ve omuzlarının kaldıramayacağı ağırlıkta bir […]

Hükümetin yoğun enerji tüketen sektörlerin kışın enerji kullanımını azaltacak bir üretim ve enerji planlamasını çoktan yapmış olması gerekirdi. Oysa bizi yönetenler Avrupalıların tasarruf ve planlama çağrılarına bıyık altından gülerken, üstüne ülkelerinde enerjiyi pahalı bulan yatırımcıyı ülkemize davet ediyorlar. “Almanlar yenilince biz de yenik sayıldık.”   “Eski ama sürekli gündemde bir klişe; belki de herkesin dalga […]

Başta enerji olmak üzere kıt kaynaklarımızı daha verimli kullanabilmek için komüniteryen değerlerin daha baskın olacağı bir dünya bizi beklerken, bunun artan küresel otoriterleşme hatta totaliterleşme dalgasına da su taşıyacağı ortada. İnşallah gelmez ama Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, 1991’de, Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 142’nci maddeleri mülga olmasaydı sırf bu başlıktan bile komünizm propagandası yaptığım gerekçesiyle […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.