Batı insanının istiğna ve istikbârının bir sonucu olarak Tanrı’nın öldürülmesi; ruhun, vicdanın, kalbin, dinin, merhametin ve adaletin ölümüdür. Ölen “Tanrı”nın Kilise’nin yarattığı Tanrı imgesi olduğunda kuşku yoktur.

Yahudilerin en büyük hatası kendilerini diğer uluslardan ayrı tutmalarıdır. Bunu bir erdem ve kutsal bir görev saymış olmaları, üzerlerine evrensel bir nefret çekmelerine yol açmıştır. Tanrı’nın onları seçerek bildirdiği yasayı millî bir kimliğe dönüştürmeleri en büyük günahları olmuştur. Kurtuluşun bu radikal gaspı ve Tanrı’nın başka ulusların esenliği ile ilgilenmesinin imkânsız görülmesi, terörün teolojik kaynağını oluşturmuştur.

Hakikat yolcuları mutlak olanın değil, bağlı olduğu bağlamla ilişkili tarihsel ve sosyolojik olanın dinamik içeriğini, onun insan eli değmiş kültürel yanını veri alır, onunla uzlaşmanın yollarını ararlar. Bunun tersi bir tutum, bir tür Tanrı’yla da rekabet anlamına gelen radikal, totaliter ve tutucu rejimlerin “mutlaklık” iddiasındaki antidemokratik yoludur. “İnsan yalnızca tarihsel zamanı bilmez, aynı zamanda birçok […]

“İnsanlar nizamı yıkmak istiyor” nidaları ile sokakları inleten Arap protestoları gösterdi ki, adalet arayışının her geçen gün arttığı, yolsuzlukların had safhaya ulaştığı, doğruluk, dürüstlük gibi değerlerin artık sadece retorikte kaldığı ortamlarda ahlaki ve fikri devrimlere duyulan istek eskilerden daha fazladır. Bu yazı daha önce ahlak ve fikir üzerine yapılmış çalışmaların üzerine yeni şeyler eklemiyor, böyle […]

Son dönemde giderek yaygınlaştığı düşünülen, genelde dinden özelde aşkın olandan uzaklaşmayı aslında bir tür sessiz istifa hatta sessiz feryat olarak okumak ve aşkı/nı mümkün kılabilmenin çarelerine bakmak gerekmektedir. Aksi halde Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde piramidin en altındakileri sağlamaktan öteye geçemeyen mankurt bir insandan fazlası olamayacağız. Pandemiyle şöhret bulan kavramlardan birisi de “sessiz istifa” (quiet quitting). Kavram, […]

Var olan şeyleri tarihsel kavrayışımızı belirleyen metafizik, kendimizin ve herhangi bir şeyin “ne” olduğuna/ne anlama geldiğine ilişkin kabullerimizi belirler. Bu, geç modernitede kendini “teknoloji” olarak somutlaştırır. Teknoloji, artık insan hayatını kolaylaştıran araçlar toplamı olmaktan çıkar; dünyanın ve insanın anlamına, dünyanın ve insanın çerçevelenmesine/çepeçevre kuşatılmasına (Gestell) dönüşür. İnsan ruhu, tarihi süreç içerisinde kendinin/hayatın ve içinde yaşadığı […]

İman, bireysel tecrübe ve güçlü bir ikna olmanın ürünüdür. Kör inanç veya taklit yolu ile edinilen inançlar, böyle değildir. Ahlaki doğruyu bulma; ya derin düşünmeye, tartmaya, muhakemeye, sorgulamaya (doğru yorum) dayanır ya da geleneğe, alışkanlığa, zanna-vehme yani yanlış yoruma dayanır. Fiziksel varlığın, evrenin, dünyanın, gerçekliğin, vakıanın “Beş Duyu” ile elde edilen bilgisine, yani “Bu nedir?” […]

Giorgio Agamben, iptâl kültürü, entelektüel zorbalık ve vasatlık tahakkümünün, sevk ve idâre karnavalının son kurbanı değil, olmayacak da.   Pandemi insanların sadece sağlıklarına zarar vermedi, düşünme alışkanlıklarında ve hayat biçimlerinde de onulmaz yaralar açtı. Bununla elbette, pandemi öncesi “cennette yaşanıldığı” varsayımına yönelemeyiz. Tam tersine, cennetin kapısının dünyanın büyük bir kısmı için resmi olarak kapatıldığı, ekolojik, […]

Vicdanın asli özelliği olan “takva” yani tetikte ve teyakkuzda olma durumu terk edilince; “taklit” yani dogmatizm başlar. Taklit, Tanrı tarafından verilmiş hükümlerin, yapılmış tavsiyelerin ve tekliflerin gerekçelerinin, maksatlarının, anlamlarının, menatlarının terk edilmesi ve bunların cehaletle, kör-inanç ile veya samimiyetle tekrar edilmesinde ısrar ve inat etmektir. 1-Vicdanî Düşünme Dini İnsanın başıboş hayvansı yaşam tarzına, heva, haz, […]

Bugün sükûnetini/dinginliğini yitiren ve ölümü mücrim addeden geç-modern bireyi artık uyku da teskin edemez. Sermayenin hayatımızın her ânını egemenliği altına aldığı ve işkolikliğin hâkim olduğu günümüz performans toplumunda “insan varoluşunun içine sızılarak ele geçirilmemiş zaman çok azdır artık.” Eski Ahid’de (Old Testament) Tanrı’nın kâinatı altı günde yarattığı ve yedinci gün sükûna geçtiği beyan edilir. Yedinci […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.