Tarikat ve cemaat, Allah rızası için kendini kamu hizmetine adama iken; bugün devletten iş bulma ve kamudan ihale, teşvik, tahsis alarak zengin olma, holding kurma aparatına dönüşmüş durumdadır. İnsanın, kendi vicdanını kandırması kadar sefil bir ahlaki seviye(sizlik) yoktur.

ByLock ile ilgili davalar “suçun manevi unsurunun” var olup olmadığı ve “içeriklerde kasta dair delil bulunup bulunmadığı” üzerinden yürütülmedi. Bu durum da örgütsel maksatla hareket edenler ile etmeyenler arasında ayrım yapılamaz bir sonuç doğurdu. Baştan itibaren yapılan bu yanlışın sonuçları olacaktı… Türkiye 10 yıla yakın süredir vaktiyle “Gülen Cemaati” olarak adlandırılan grubun eylemleri ve yargılamalarına […]

FETÖ’nün sulandığı, beslenip büyüdüğü toprak, Anadolu-Türk Tasavvuf Sünniliğidir. Kökü içerdedir. Kendimize toz kondurmamak için, sadece bu yapıyı “şeytanlaştırıp” veya “günah keçisi” yapıp bütün günahları onların sırtına yüklemekle kendimizi temize çıkaramayız. “FETÖ” olarak kodlanan bu hareket, Sünniliğin Türklerde yaygın olarak tezahür etmiş Tasavvuf boyutundan beslenmiş ve türemiş bir olgudur. Selçuklular döneminde Tasavvuf/Batınilikten türemiş olan Hasan Sabbah […]

Türkiye, vatandaşlarının demokratik bir anayasa düzeninde olması gerektiği gibi geleceğe güvenle bakacakları, hak ve özgürlüklerinin anayasal sınırlarından emin olan onurlu bireyler olmalarını istiyorsa ve uzun bir süreden beri derinleşerek devam eden, toplumun geniş kesimlerini yoksulluğa, hatta açlığa mahkûm eden ekonomik krizi sona erdirmek istiyorsa bu isteğe erişmenin en önemli çaresi, hukuk devleti olmayı başarmaktır. Sayın […]

Tahliye talebinin reddi, Anayasanın kişinin hürriyeti ve güvenliğini düzenleyen 19. maddesiyle adil yargılanma hakkını düzenleyen 36. maddesinin ve tüm haklar yönünden güvence oluşturan hukuk devletinin ihlâl edildiğini göstermiştir. Bu ihlâller, aynı zamanda Cumhuriyet’in niteliklerinden biri olan ve değiştirilmesi yasaklanan insan haklarına saygılı devletin ortadan kalkmakta olduğu yahut önemli ölçüde yara aldığını göstermektedir. 17 Ocak 2022’de […]

FETÖ ile mücadele; örgütün geçmişte uyguladığı metotları daha da profesyonelleştirip egemen kılarak değil, ancak hukuk zemininde kalarak, adaleti sağlayarak ve insanları mücadele esaslarına ve yöntemlerine ikna ederek etkili olabilir. 15 Temmuz 2016 tarihinde örgütlü olarak hareket eden bir grup asker tarafından Türkiye Cumhuriyeti devletindeki yasama ve yürütme organlarının işlevsiz hale getirilmesi amaçlanmış, başarısızlıkla sonuçlanan bu […]

OHAL KHK’lerinin hukukiliği, başından bu yana hem anayasa ve iç hukuk, hem de uluslararası hukuk kriterleri açısından sorgulanırken, ortaya çıkardığı mağduriyetler ve maliyetlerle öngörülenin tersine sonuçlar doğurmaktadır. Olağanüstü Hâl (OHAL) uygulamaları ve Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK)’in siyaset, yargı, toplum, medya ve ekonomide açtığı yaralar üzerine konvansiyonel medya dışında çok şey yazılıp çizildi. OHAL ve KHK […]

Türkiye’nin zaman kaybetmeksizin yönelmesi gereken asıl hedef, hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkelerinin esas alındığı, bireyin hak ve özgürlüklerinin korunduğu, parlamentarizmin klasik modeline geçişi sağlayacak bir anayasa değişikliğini yürürlüğe koymaktır. Türkiye’nin son on yıla damgasını vuran en önemli meselesi, hukuk devletinden uzaklaşarak keyfîliğe yönelmek olmuştur. Böylece hak ve özgürlükler, anayasal güvencelerinden yoksun kalmış; toplumun hemen […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.