Hukuktan her aşamada mülkiyeti koruması ve yağmayı cezalandırması beklenir. Lakin hukuk güç ile işler. Gücü elinde bulunduranlar, yani hukuku yapanlar, ihtiyaçlarını asgari çabayla karşılama güdüsüyle hareket ettiklerinde, hukuk evrensel bir bozulma sürecine girer. Adaleti tesis edeceğine adaletsizliğin silahı olur; halkın bir kısmını köleliğe mahkûm eder, özgürlüğü zulümle, mülkiyeti de yağmayla yok eder.   Frédéric Bastiat, […]

Nazi hukukunun tarihi, hukuk icracılarının iki kimliğe de bürünebileceğine işaret eder. Hukukçular bir yandan “adaletsiz radikal rejimlere karşı siper” olabilirler ama diğer yandan “toplu katliamlara kadar varan menfur suçları işleyebilir ve bunu yaparken görünüşte hukukçular olarak ‘normal işlerini görmeye’ devam da edebilirler.” Nazi Almanyası’nda Hukuk*, 2009 yılında Vermont Üniversitesi’nde yapılan bir sempozyuma sunulan makaleleri içeren […]

Türkiye, vatandaşlarının demokratik bir anayasa düzeninde olması gerektiği gibi geleceğe güvenle bakacakları, hak ve özgürlüklerinin anayasal sınırlarından emin olan onurlu bireyler olmalarını istiyorsa ve uzun bir süreden beri derinleşerek devam eden, toplumun geniş kesimlerini yoksulluğa, hatta açlığa mahkûm eden ekonomik krizi sona erdirmek istiyorsa bu isteğe erişmenin en önemli çaresi, hukuk devleti olmayı başarmaktır. Sayın […]

Tahliye talebinin reddi, Anayasanın kişinin hürriyeti ve güvenliğini düzenleyen 19. maddesiyle adil yargılanma hakkını düzenleyen 36. maddesinin ve tüm haklar yönünden güvence oluşturan hukuk devletinin ihlâl edildiğini göstermiştir. Bu ihlâller, aynı zamanda Cumhuriyet’in niteliklerinden biri olan ve değiştirilmesi yasaklanan insan haklarına saygılı devletin ortadan kalkmakta olduğu yahut önemli ölçüde yara aldığını göstermektedir. 17 Ocak 2022’de […]

Kur’an’ın benimsemiş olduğu üçlü yani vicdan, Allah rızası ve menfaat saikleri, “Takva” kavramında toplandığı gibi, “Dünyada Dindarlık”tır. Bu üç motivin kendi içinde “Yücelik” sıralaması: 1- Allah Rızası, 2- Vicdan ve 3- Menfaattir. Tek motivli ahlak teorilerinden daha geniş ve gerçekçidir. Ahlaki amelin/eylemin (fazilet-erdem) başlıca üç saiki,  motivi yani etkeni-sürücüsü vardır: 1- Vicdan, 2- Tanrı Rızası, […]

Türkiye’nin gerek tek-parti döneminde, gerek çok-partili hayatın bazı bölümlerinde dışlayıcı lâiklik uygulamalarına sahne olduğu bir gerçek olmakla beraber, son yirmi yılda pasif lâiklik yolunda önemli bir mesafenin alınmış olduğundan da kuşku duyulamaz. Halen muhalefet partilerinin hiçbiri, dışlayıcı lâiklik anlayışının savunucusu değildir. Son haftalarda lâiklik tartışmaları, siyaset gündemimizin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın […]

Cumhur İttifakı’nın toplam milletvekili sayısı, yeni bir anayasa önerisini referanduma sunmak için gerekli 360 sayısının çok altındadır. Bu sayıya ulaşmadan onu referanduma sunmak da, Anayasamıza göre mümkün değildir. İktidar bloku liderleri bu realiteyi elbette bildiklerine göre, böyle bir projeyi gündeme getirmelerindeki amaç ne olabilir? Bence bu amaç, seçmenin dikkatini yakıcı ekonomik sorunlardan ve yolsuzluk iddialarından […]

Yönetim/devlet katında siyaset, hukuk ve iktisat alanlarında otorite olmak, ahlaki bağlamda “ateşten gömlek giymek” gibi zor, dikkatli ve ciddi olunması gereken bir makamdır. Alternatifi istiğna, istikbar, zulüm, tahakküm, tağutluk, şeytanlık ve firavunluktur. Siyaset ve Kanun (Hukuk) Yapmanın Rahmani Genetiği   İslam, özünde ahlaktır. Allah’a karşı ahlaki sorumluluk, iman ve ibadettir; İnsanlara karşı ahlaki sorumluluk ise, […]

Suriyeli sığınmacılar meselesi, Milli Güvenlik Kurulu’nda etraflıca görüşülmüş; konu, milli güvenliğimize etkisi yönüyle de değerlendirilerek Bakanlar Kuruluna görüş bildirilmiştir. Böylece Milli Güvenlik Kurulu’nda alınan kararlar, Bakanlar Kuruluna taşınmış; hükümetlerin konuya ilişkin politikaları, bu temelde şekillendirilmiştir. Dolayısıyla on yıldan beri şu veya bu vesileyle ülkemizin gündeminde yer alan Suriyeli sığınmacılara ilişkin politikalar askerî ve sivil aktörlerin […]

Parlâmento çoğunluğunun müteakip seçimlerde kendisini rakipleri karşısında avantajlı kılmak üzere seçim kanunlarında değişiklik yapma tutumu, seçimlerin eşit yarış esasına dayanması gerektiği yönündeki hukukî ve ahlâkî ilkelerle bağdaşmadığından 2001’de Anayasamızın 67. maddesine şu hüküm eklenmiştir: “Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.” Türkiye kamuoyunu sıkça meşgul eden tartışmalardan biri […]

  • 1
  • 2

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.