Adalet bir zamanlar hem kişisel hem toplumsal ahlâkın merkezindeki erdem, insanın bütün davranışlarına yön veren temel ilke olarak görülüyordu. 18. yüzyılın sonlarından itibaren ise gitgide bireylerin erişim alanının dışına, ya siyâsî iktidarın ekonomiye müdahale kapasitesine, ya da modern hukukun bürokratik ve kurumsal mekanizmasına itilmiştir. El-Adl’den Pay Alan Bütüncül Adalet   Aydınlanma öncesi Batı adalet tasavvuru, […]

Koronavirüs ile birlikte kimsenin olmadığı boş kilise, cami ve sinagoglarda yapılan vaaz ve ibadetlerin görüntüleri unutulmaz çarpıcı kareler olarak hafızalara kazınacaktır. Dinlerin böylesi kapsamlı bir meydan okuma karşısında ne tür cevaplar üreteceği hayati bir öneme sahip olacaktır. Koronavirüs önlemleri karşısında dini otoriteler, din adamları ve müdavimler marjinal ve mutedil/rasyonel olmak üzere iki tür tepki geliştirdiler. […]

Akıl kavramının İslâm geleneğinde kognitif bir yeti olmakla kalmayıp, aynı zamanda dâima ahlâkî bir muhtevası olduğunu tekrar vurgulamakta yarar vardır. Akıllı insan ahlâklı, kısa vadeli çıkarı için ilkelerini çiğnemeyen insandır ve böylelikle akıl kurnazlıktan farklılaşır. “Akıl”; insanı, varlığı, düşünceyi söz konusu eden her kültür ve coğrafyada üzerinde dikkatle durulan, analiz edilen temel bir kavramdır. İslâm […]