Acı dolu geçmişinden ders almaya çalışan tek Avrupa toplumu, çıkarması gereken asıl dersin ne olduğunu hatırlamakta zorlanıyor. Alman siyasetçiler ve kanaat önderleri İsrailli siyasetçilere koşulsuz dayanışma sunuyor. Ülke içinde otoriter ırkçılık yükselirken, dünyanın geri kalanına karşı sorumluluklarını, bir daha asla ölüm saçan bir etnik milliyetçiliğin suç ortağı olmama sorumluluğunu da yerine getirmeme riskiyle karşı karşıyalar.

Sığınmacılar konusu tıpkı futbol gibi, herkesin bildiği, herkesin hakkında konuşma yetisine sahip olduğunu düşündüğü ve merkezinde, görünürlüklerinin azalması niyazlarının bol olduğu cümlelerin yer aldığı diskurların konusu olmaktalar. Velhasıl, “insan onuru”, “insan hakları” mottolarını parti programlarına nakşetmiş pek çok parti ve partililer, söz konusu sığınmacılar olduğunda onları açık-gizli bir ötekileştirmenin nesnesi kılabilmekteler. Mart 2019 yerel seçimlerinde […]

Avrupa Birliği topraklarına ulaşmak için canlarını hiçe sayan mülteciler ve göçmenler dövülmek, tutuklanmak, geri itilmek veya kısa bir süre önce olduğu gibi Akdeniz’de kalabalık tekneler içerisinde hayatlarını kaybetmek gibi birçok riskle karşı karşıyalarken, tehlike listesine bir yenisi daha eklendi: Saklandıkları ormanda aniden çıkan bir yangın sırasında can vermek. Asırlık bir zeytin ağacıyım ben. Yüz yıllardır […]

Ölümler; cinayetler; ırkçı saldırılar; şiddete, ayrımcılık ve nefrete davet eden popülist retorikler; yanlış göç politikalarını eleştirmek ile yabancı düşmanlığını iç içe geçiren muhalif partiler; ekonomik ve jeopolitik tehditlerle birlikte aşırı sağın ve söylemlerinin yükselişi; keyfi deportlar, yüzer hapishaneler ve nihayetinde belli ülkelerin açık hapishaneye çevrilme gayretleri, trajedinin katmerlenmesinden başka bir şeyi ifade etmiyor. Küresel göç […]

Yeni nesil ırkçılık, her ne kadar demokratik bir düzen içerisinde kurgulansa da, toplumu ele geçirmeyi önemser ve gerek amaçlarını gerekse çerçevesini o yönde belirler. Kendi gibi olmayanı ötekileştirip dışlamaya odaklanır. Ülkedeki yaygın dil, söylem ve politikalar, ırkçılığa da faşizme de aracılık edebilir ve bununla mücadele etmenin biricik yolu da bu nefret söylemini deşifre etmek, ayıplamak […]

Modern dönemde ortaya çıkan ırk, ulus, etnik gruplar ve diğer benzer varsayılan sosyal oluşumlara ilişkin Avrupa-merkezci kavramlar çoğu Afrikalının bilincinde hakimdir. Bunlar, Afrika’nın tarihini ve bugününü şekillendiren paradokslardır. Ancak bugün, sömürgeci güçlerden siyasi olarak bağımsızlıklarını kazanmış olsalar bile, Afrikalıların vizyonları hâlâ bu bölünme modelini yansıtmaktadır. Irkçılık, bir birey, topluluk veya kurum tarafından, tipik olarak azınlık […]

Yabancı düşmanlığı, yabancıların ne yaptığından ziyade, bizim neye dönüştüğümüze dair bir ipucu sunar. Bu ise iyi bir sonuca tekabül etmiyor. Türkiye’nin mevcut olanakları, içe kapanarak, tek tipleşerek, ötekini yok sayarak ilerlemesine imkân tanımaktan yoksun. Tam tersi, toplumsal farklılıkları imkân/fırsat olarak görerek, bunlara alan açarak ve kendi mecralarında mobilize olmalarına fırsat tanıyarak ilerleyebilir. “İnsan tözüyle (mayasıyla) […]

Irkçılık, -marjinal bir kesim hariç- ırkçı söylemlerde bulunanlar için bile haklılaştırılmaya muhtaçtır. Bu yüzden provokatif aparatlar olarak cinayet, yaralama, ırza tasallut ve diğer vahşet haberleri, faşizmin konumunu tahkim etmeye yardımcı olur. Kamu vicdanını tahrik eden büyük suçları cezalandırma fikri, ırkçılığın tolerasyonu için bahane konumuna yükselir. Son zamanlarda özellikle sosyal medyada mültecilere yönelik olumsuz haberlerin sayısındaki […]

Her türlü kültürel kökenden gelen bireyler, herhangi bir ırksal veya etnik soyda doğuştan gelen bir karakter ve özelliğin olmadığını, dolayısıyla kişinin etnik kökeninden kaynaklı bir aşağılık kompleksine sahip olmanın yersiz olduğunu öğrenmelidir. Cape Town’da bir pazarda bal satan siyahi bir kadına balının ham bal olup olmadığını sorduğumda, balın ham olduğunu ve “beyaz” bir çiftçi tarafından […]

Suriye ve Filistin’den Mısır’a ve ABD’ye kadar her yerde, sanatçılar bizi ayıran duvarlara meydan okuyarak, duvarları direnişin fiilî galerilerine dönüştürüyorlar. Sanatçılar Suriye’den, Filistin’den Mısır’a ve ABD’ye kadar bizi ayıran duvarlara meydan okuyarak onları adaletsizlik, zulüm ve şiddete karşı direnişin galerilerine dönüştürüyor; onlara hükmeden tiranlara ve katillere gözlerin üzerlerinde olduğunu ve yaptıklarının hesabının bir gün sorulacağını […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.