Türkiye’deki rejim dönüşümü, belirli bir lider veya partinin ötesinde, tarihsel köklerle derin bağlantılara sahip çok katmanlı ve ilişkisel bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Osmanlı’dan miras alınan yönetim anlayışıyla modern tekniklerin iç içe geçtiği bu melez yapı, hem süreklilik hem de kopuş unsurlarını bünyesinde barındırmaktadır.

Devletler içindeki geleneksel otoriter yapılar, İslamcıların başarısızlığından sonra siyasal demokratik İslam’ın Anadolu, Ortadoğu veya Uzakdoğu’da toplumsal demokratik-hukuki bir dönüşüm yapamayacağını gördüler. Bu yapılar, siyasal İslamcılarla bir otoriter güvenlik sentezine girerek popüler anlamda halkı da ikna edebildiler. İronik bir espri ile bu yeni üst kimlik sentezini belki ülkemiz için “Türk tipi yeni bir ulusalcılık” olarak da isimlendirebiliriz.

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.