Doğan Özlem, bu üniversite düzenine bol gelen hüviyetiyle iyi hocalık yaptı, üretken, çalışkan ve alçak gönüllüydü. İnsan obitüer yazmaya başlayınca yaşlanmıştır. Hem “gidenlere” kronolojik olarak daha yakındır hem de bu yakınlığın temsil ettiği dünyanın çöktüğünü, ortaklıkların etrafının kuşatıldığını, anlayışın ve içgörünün çözüldüğünü farketmiştir. Dile sinen kekrelik, hayattaki yalpalama, yazıklanışın hüznü, yazarın kaçınılmaz sona karşı çâresizliğini […]

Serdar’ın cennet arayışındaki durakları, tecrübeleri, çıkmazları bir tarafıyla çok tanıdık. 70’den 90’lara gelince kadar Türkiye’de birçok insan benzer yollardan geçti, benzer şeyler yaşadı ama bunları paylaşmayı ve sonuçta dibe vuruşunu kayda geçirmeyi ve başkalarıyla paylaşmayı düşünmedi. Ziyaüddin Serdar’ın otobiyografik metnini* okuduğumda, aklıma gelen şeylerden bir tanesi, Türkiye’de birçok bakımdan Serdar’ın hikâyesine benzer hikâyeler yaşamış, benzer […]

“Babalar hep yarım kalır” ama babalar da evlatlarını yarım bırakır; bazen hayatlarıyla bazen ölümleriyle. Ya da Yusuf’un hikâyesinde olduğu gibi, hem hayatları hem de hem de ölümleriyle… Âşıklar Bayramı*, Kemal Varol’un Ucunda Ölüm Var ile başlayan üçlemesinin ikinci kitabı; üçlemenin son kitabı Babamın Bağlaması da kısa bir süre önce yayımlandı. Varol, Âşıklar Bayramı’nı babasını kaybettiği […]

Bu toprakları mesken edinen halk, büyük imparatorluklar kurmuş bir geçmişe sahip. En eski zamanlardan bugüne temel hedefi dirlik ve düzenlik olmuş, bunu her şeyin önüne koymuş. Bugün de bunun yolunu arıyor, ayrılık ve kavganın değil. Demokrasi tam da bunun için önem kazanıyor. Bu yaz da geçti. Ne olduğunu anlamadan geçiyor günler. O yüzden biraz da […]

Cemal Şakar, yıllarını geçirdiği Balıkesir’de öykülerinde önce insanı keşfe çıkarmıştır. İstanbul’da yazdığı öykülerde ise insanı; evreni, varlığı, mekân ve maneviyatı sorgulaması adına kendi iç sesini aramaya davet etmiştir. Bu anlamda yazarımızın öykülerinden çıkaracağımız hisseler her okumada değişkenlik gösterir.   Her insan yangın durağı, Her kafile ayrı bir göç Cemal Şakar, kelâmına imânın gölgesi düşmüş bir […]

Haksızlıklara alışmamak için hep yazmak gerekir. Yazmak kendini inşa etmek kadar kendini yıkmak, kendinden parçalar koparmak, kendi zihin dünyanı tüm eleştiri oklarına açık halde çırılçıplak meydana koymaktır belki de. Yazmak hiçbir mazereti kabul etmez, yazmayı çok istiyorsan bunun bedelini de ödemen gerekir. Yıldız Ramazanoğlu’nun Papağanlar Panayırlar Hasatlar isimli denemeleri yaşamın içinde boşluklar ve baloncuklar açarak […]

Terane Vahid’in Karınca Takvimi isimli kitabındaki öyküleri ağacın, kuşun, balığın, tüm canlıların dilini duymaya ve duyurmaya meraklı metinler. Bu öyküler bize ekolojik yıkımı, insanın bu tahribattaki payını ve bir gün kurulacak mahkemede hayvanların insanlardan fazlasıyla alacaklı olduğunu anlatıyor. Günümüz Azerbaycanlı öykücülerinden Terane Vahid, Türkçeye aktarılmış Karınca Takvimi (2021) isimli kitabında hayvanların, ağaçların hayatına yakın duran, […]

İlmihal aydınlığı, aidiyeti, teslimiyeti öne çıkarır; düşünmeyi, eleştirmeyi değil. İlmihal aydını koşulsuz abonedir. Esasa dair sorgulamayı, hatta şüpheyi içermez. Araştırmacı değil, çokbilmiştir. Her şeyi biliyorsanız araştırma zahmetine girmenin bir anlamı da yoktur zaten! Geçen hafta Perspektif’te “Skolastik Aydın” başlıklı bir yazı yazmıştım. Yazıya olumsuz bir tepki aldığımı hatırlamıyorum. Bunu, başlık “oksimoron” kavramını çağrıştırsa da, okuryazar […]

Seküler olmak, solcu olmak, liberal olmak sizi otomatikman skolastikten azade etmeyebilir. Marksist bir skolastisizm mümkün olabileceği gibi, skolastik olmayan bir teoloji de mümkündür. Antropolojik kültürel manada Batılı bir skolastik olmanız da, doğulu bir anti-skolastik olmanız da imkânsız değildir. Yazıya, yazının başlığının pek çoklarına “tuhaf” gözükebileceğini kabul ederek başlayayım. Kavramsal olarak öyle gibi gözüküyor olabilir ancak […]

İnsan hayatının yanında hayvanınkinin değeri nedir? Bir seçim yapmak zorunda kaldığımızda hangisini seçeriz? Kimi kime feda ederiz? Özbek yazar Lokman Börihan’ın “Avcı Kısmeti” isimli öyküsü, bizi hayvan hakları dolayımında ahlaki ilkeleri tartışmaya sevk ediyor. “Avcı Kısmeti”, Özbek yazar Lokman Börihan’ın 2015 yılında yayımlanmış bir öyküsü. Öykü bizi avcıların ve doğanın tekinsiz yaşamına götürüyor. Bir avcının […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.