Mehmet Âkif Ersoy’un “yakılan meal”i gerçekten bütünüyle kayboldu mu, yoksa bugün tarihsel şartlar içinde dolaşımdan çekilmiş bir mealin parçalarıyla mı karşı karşıyayız?
Mehmet Âkif Ersoy’un “yakılan meal”i gerçekten bütünüyle kayboldu mu, yoksa bugün tarihsel şartlar içinde dolaşımdan çekilmiş bir mealin parçalarıyla mı karşı karşıyayız?
Meallerde yapılan hataları, aşırı yorumları ve zorlamaları önlemenin yolu bilimsel eleştiri kanallarını açık tutmaktan geçmektedir. Dinî bilgi üretme çalışmalarını baskı altına almadan, kurumlar üzerinde vesayet kurmadan, dinî lobicilik arzularına alan açmadan bu sorunu çözmek mümkündür. Öncelikle meallerin denetlenmesi/yasaklanması sayesinde dinî düşüncede bir birlik oluşturulacağı düşüncesinin yanlışlığı fark edilmelidir.