Bugün Türkiye düşünce ve politik hayatında artık Türk Sağı ve mahalle kavramının yerleştiğini müşahede edebilmekteyiz. Mahalle, taşra ve devlet ilişkileri bu bağlamda tartışılabilmektedir. Mahalleni vicdanı ve etik değerleri, aydınlar ve kendince muhalefetçe uyarılmaya çalışılmaktadır. Artık saygın politikacılar ve entelektüel kamuoyu Türk Sağı’nın dönüşümünde mahalleyi kavramsal ve uygulama olarak gündeme getirebilmekteler.

Merkez sağın alternatifsiz bir durum teşkil etmesindeki temel nedenlerden birisi; siyasi yelpazenin en baskın kanatlarından birini oluşturan muhafazakâr seçmenin kendisine yakın göreceği, milliyetçiliği de içerisinde barındıran, temsil edilmesi istenen ilke ve değerleri koruyacak, sağ oyları motive edecek güçlü bir seçeneğin var olmamasıdır. Dolayısıyla muhafazakâr kesim üzerinde güçlü bir etki oluşturan “AKP tekeli” bu alandaki boşluğu büyük bir avantaja çevirmektedir.

Merkez sağ geleneğin beslendiği 1946 ruhu, CHP eliyle yürütülen modernleşme projesinin kitle algısında ürettiği kimi olumsuz dışsallıklarına karşı, kültürel ve iktisadi alanda geniş toplumsal kesimlerin kitlesel seferberliğiydi. ANAP’ın 6 Kasım 1983 seçimlerinde tek başına iktidara gelişinden bugüne kadar geçen süre ise merkez sağ siyaset için iniş çıkışlara sahne oldu. Türkiye parti siyasetinde 12 Eylül askeri […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.