Ordular çoğu zaman milli çıkar tanımının kendi uhdelerinde olduğuna inanır. Ancak ordular herhangi bir siyasi partinin sempatizanı, kolu veya uzantısı gösterilmek konusunda da rahat değildirler. Dolayısıyla, silahlı kuvvetlerin, popülist siyasetin devlet kurumlarını siyasallaştırma, otonom yapılarını yok etme çabasına direnç gösterme ve dahi bunu tersine manipüle etme kapasitesi de fazladır. Avrupa’da ve ABD’de sağ ve sol […]

Bir yanda Faşizm ve Nazizm, diğer yanda Komünizm gibi dört başı mamur diktatörlük teorileri ve ideolojileri mevcut değil. Başka bir deyişle, “nihaî amaç uğruna bütün amaçlar mubahtır” diyen sistematik Makvavelizmler oluşmuyor. Dolayısıyla “diktatörlüğün total manevî evreni” güdük, bu koşul eksik kalıyor. Sonuçta, günümüzün yeni otoritarizmlerinin birçoğu, el yordamıyla oluşmuş, günübirlik, pragmatik ve oportünist parçalılıklar manzarası […]

Popülizm; demokrasinin olağan bir boyutu olarak, demokrasinin tam kendisi olarak, demokrasiyi tehdit eden bir virüs olarak veya yozlaşıp oligarşik hâle gelen bir demokrasiyi yeniden sağlığına kavuşturabilecek bir iksir olarak oldukça farklı şekillerde tanımlanmaktadır. Peki, popülizm bunlardan hangisi? İyi bir şey mi, kötü bir şey mi? Son dönemde popülizm siyasetin baskın bir unsuru hâline geldi. Bunun […]