Teknik anlamda kültüralizm, yaşama dair meseleleri düşünürken kültüre bir eksen bilgi olarak yaslanmak, kültürün yörüngesinden uzaklaşmadan iş görmek, bilhassa toplumsal ayrımlara dair hemen her şeyi kültüre indirgemektir… Türkiye’de kültüralizme yönelik egemen sol eleştiri ise kültüralizmin gerçek toplumsal eşitsizlikleri gölgeleyen, bu yüzden de dezavantajlılık gibi sorunları ekonomi-politik üzerinden değil kültür üzerinden tanımlayan kullanımlarına haklı olarak yüklenmekte.

Türkiye’deki sol kitleler Avrupa ve ABD’deki gibi geniş katılımlı gösteriler organize etmediği/edemediği gibi, İsrail’e itiraz ve Filistin’e destek gösterileri de boykotlar da kahir ekseriyetle sağ/dindar/muhafazakâr çevreler tarafından organize edildi. Türk solu, yeni ve dinamik bir söylem geliştiremediği böylesi yakıcı bir dönemde, nostaljik temsillerin gölgesine ve satır aralarına sığınmak dışında bu açıdan başarılı bir sınav vermedi. […]

Geleneksel sağ ve sol siyaset arasında sıkışıp kalmadan, farklı görüşler arasında bir sentez bulunması ve ortak zeminlerde buluşulması gerektiğini iddia eden Üçüncü Yol tartışmaları, temelde ideolojik sınırların ötesine geçerek seçmene daha geniş bir perspektif sunmayı hedeflemektedir.

Bir ülke, bir toplum sadece sağ olabilir mi? Sol eli, sol ayağı, sol gözü olmayan bir ülke, bir toplum nasıl yaşar? Böyle bir ülkede eşitlikten ne kadar söz edilebilir? Devletin sol elinin, dolayısıyla toplumun sol uzuvlarının yeterince gelişkin olmadığı ülkelerde gelirin ve refahın görece eşit bir şekilde paylaşılması eşyanın tabiatına pek de uygun değildir. Sol […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.