Tarikat ve cemaat, Allah rızası için kendini kamu hizmetine adama iken; bugün devletten iş bulma ve kamudan ihale, teşvik, tahsis alarak zengin olma, holding kurma aparatına dönüşmüş durumdadır. İnsanın, kendi vicdanını kandırması kadar sefil bir ahlaki seviye(sizlik) yoktur.

Hukuk evrensel normların değil de kültürel, ekonomik veya sosyal sermayeye sahip seçkinlerin manevra alanı haline geldiğinde ‘kapatma’ eylemine sınır koyabilmek mümkün görünmemekte. Bu da zamanla toplumda tek örgütlenme biçimini ortaya çıkaracaktır; siyasal sınırların gölgesinde, ona tabi bir devlet teşkilatı olarak hareket eden seçmen kitleleri. “Çünkü nedenler ve sonuçlar konusunda yargı yürütmek çok güç bir şeydir; […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.