Dönüşemeyen köylülük, görgülü görünümlü görgüsüzlük, sahte elitlik, kültürel kalite erozyonu, kamusal tartışma ve siyaset dilinde sertleşme sonuçta topyekûn çürümedir. Çünkü bu yapı hem gerçek dönüşümü engeller hem de topluma “başka türlüsü olamaz” hissi vererek değişim motivasyonunu düşürür. Ülkemizin ayırt etmeksizin tüm mahallelerinin açık ve gizli köylülükleri ile yüzleşmesi, topyekûn çürüme önünde set olabilecektir. Bu da gerçek bir zihniyet devrimini gerektirmektedir.