Turnusol Testi

TCMB Başkanı’nın yapacağı sunumun ardından soruları cevaplayacağı Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı 27 Temmuz’da düzenlenecek. Toplantıda en çok gündem yaratacak konu, yeni başkanın açıklayacağı enflasyon tahminleri olacak. Bu tahminler gerçekçi bulunmaz ise iki aydır devam eden rasyonelleşme beklentileri hızla kaybolacak. Eğer gerçekçi bir tahmin ortaya konulursa, bu kez para politikasının bu tahminlere nasıl uyumlanacağı tartışılacak.

27 Temmuz Perşembe günü TCMB Başkanı’nın yapacağı sunumun ardından soruları cevaplayacağı Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı düzenlenecek. Bu, Sayın Hafize Gaye Erkan’ın atandığı günden bu yana iktisatçılar, piyasa uzmanları, medya mensupları ve yatırımcılarla ilk açık iletişimi olacak.

 

TCMB başkanlarının ilk para politikası kararları ve metinleri büyük ilgi görür. Ancak katıldıkları ilk Enflasyon Raporu sunumlarının soru-cevap bölümü, iç ve dış yatırımcılar açısından en değer verilen iletişim kanalıdır. Bu toplantıda yeni başkanın ekonomi politikalarına itibar mı katacağı yoksa itibar açığı mı oluşturacağı hakkında güçlü bir fikir oluşur.

 

Bu toplantıda sorulara verilen cevapların neredeyse her kelimesi analiz edilir, başkanın konusuna ve toplantıya hakimiyeti, sorular karşısındaki tavrı ve gösterdiği tepkiler de incelenir.

 

Toplantının ardından ön değerlendirme yapılsa da, başkanın asıl karnesi, sonrasındaki uygulamaların söylemleriyle tutarlı olup olmaması ile ortaya çıkar.

 

Yeni başkanın bu toplantıda başarılı olmasını gönülden diliyorum.

 

29 Nisan 2021 Toplantısında Neler Denmişti?

 

Sayın Hafize Gaye Erkan’ın görevi devraldığı Şahap Kavcıoğlu’nun ilk Enflasyon Raporu toplantısı 29 Nisan 2021’de gerçekleşmişti.

 

Aşağıda Kavcıoğlu’nun katıldığı ilk Enflasyon Raporu sunumundan bazı bölümleri ve sunumu sonrasında gelen ilk soruya verdiği cevabını görebilirsiniz.

 

“Değerli Basın Mensupları, Saygıdeğer Katılımcılar,

 

Bu yılın ikinci Enflasyon Raporu’nun Bilgilendirme Toplantısına hoş geldiniz. 

 

Konuşmamda küresel ve yurt içi ekonomik gelişmeler ve enflasyon görünümüne dair değerlendirmelerimizi sizlerle paylaşarak orta vadeli enflasyon tahminlerimize ve para politikası stratejimize ilişkin açıklamalarda bulunacağım. Ardından da sorularınızı yanıtlayacağım.

 

 

Enflasyonun 2021 yıl sonunda yüzde 12,2 olarak gerçekleşeceğini, 2022 yıl sonunda yüzde 7,5’e ve 2023 yıl sonunda ise orta vadeli hedef olan yüzde 5 seviyesine gerileyerek istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz.

 

Müsaadenizle, bu ilk Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı katılımımda para politikasına yönelik önemli gördüğüm bazı hususları sizlerle kısaca paylaşmak istiyorum.

 

Mevcut görünüm, enflasyon beklentilerinde ve enflasyon eğiliminde kalıcı düşüşe işaret eden göstergeler oluşana kadar sıkı parasal duruşun büyük bir kararlılık ve sabırla sürdürülmesini gerektiriyor. 

 

 

Enflasyon Raporumuzda ortaya koyduğumuz orta vadeli çerçeveyle uyumlu şekilde 2023 yılında enflasyonu yüzde 5’e indirmek ve bu seviyeyi kalıcı kılmak konusunda kararlı olduğumuzun altını çizmek isterim. Kurumsallığımız, güçlü analiz kapasitemiz ve üzerimize düşen sorumluluğun bilinciyle, bu hedefe varmak için kararlı ve azimli bir tutum içerisinde olacağız.

 

 

Soru cevap bölümü;

 

“Enflasyondaki düşüş çerçevesinde bu sene içerisinde bir faiz indirimi söz konusu olabilir mi?”

 

Başkan Şahap Kavcıoğlu:

 

“Kurulumuz eskiden olduğu gibi kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir. Hükümet ile belirlenen yüzde 5 enflasyon hedefine sıkı sıkı bağlıyız.

 

Bu kapsamda son PPK kararında ‘enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar politika faizi güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir’ cümlesiyle yönlendirme açısından net bir duruş sergiledik ve bunu da sürdürmeyi düşünüyoruz.”

 

Küme Düşürünce Ödüllendirilen Teknik Direktör

 

Gördüğünüz gibi eski başkan ilk toplantısında enflasyonla mücadele hakkında iddialı sözler söylemiş. Yaptığı enflasyon tahminleri ile gerçekleşmenin farkı da muhteşem olmuş. Sadece 8 ay sonrası için yüzde 12,2 olarak tahmin ettiği 2021 yılsonu enflasyonu yüzde 36 olmuş. 2022 sonunda yüzde 7,5’e ineceğini iddia ettiği enflasyon o yılı yüzde 64 ile kapatmış. Nihai yüzde 5 hedefini yakalayacağını söylediği 2023 enflasyonu da yüzde 65 ile biterse şanslı olacağız. 

 

Koyduğu hedefi ile gerçekleşmesi bu kadar fark eden bir yöneticinin özel bir şirkette ömrünün ne kadar olabileceğinin tahminini sizlere bırakıyorum. Şampiyonluk hedefi ile yola çıkıp çalıştırdığı takımı ilk yarı bitmeden küme düşüren teknik direktörlerin akıbetini de tahmin edersiniz. Ancak kamu yönetiminde sadece verilen talimatları uyguladığı için ödüllendirilip ülkenin en önemli ekonomi kurumlarının birinin başına atanmak mümkün olabiliyor.

 

Doğru İletişim

 

Başkan’ın sunumu ve performansı çok beğenilmese de en azından ilk toplantısının ardından Naci Ağbal politikalarından hızla uzaklaşma olmayacağı mesajı alınmıştı. Oysa para politikası Cumhurbaşkanı’nın enflasyon yüzde 19 iken 4 Ağustos 2021’de bir röportajda söylediği “Bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil. Faiz oranlarında da düşüşe geçiyoruz, yüksek faiz yok. Çünkü yüksek faiz, bize yüksek enflasyonu getirecektir” sözüyle değişivermişti.

 

Bu sözler sonrasında enflasyon bir daha yüzde 19’u görmedi. Hatta bir sene içinde yüzde 85’in üzerine çıktı ve dünyanın en yüksek altıncı enflasyonuna sahip olduk.

 

Başkan’ın toplantıda bahsettiği reel politika faizi sözü de birkaç ay içinde rafa kaldırıldı.

 

İtibar oluşturmayı önemseyen başkanların enflasyon tahminlerini gerçekçi olarak açıklamaları ve eğer hedeflerden sapma olursa hesap vermeleri çok önemli. Doğru bir iletişim politikası, para politikasında oluşan gecikme veya yetersizlikleri bir süre kapatabiliyor.

 

Doğru iletişim politikası ise hesap verilebilirliğin yanında şeffaflık da gerektiriyor.

 

Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek ilk atandığı gün görevi devralırken “Şeffaflık, öngörülebilirlik, uluslararası normlara uygunluk ve kurala bağlı bir ekonomi politikası” sözü vermişti.

 

Bu sözlerinin üstünden neredeyse 2 ay geçti. Şeffaflıkla ilgili beklentiler özellikle TCMB ve TÜİK üzerinde yoğunlaşıyordu. Oysa her iki kurumda da bu yönde bir adım atılmadı. TCMB açısından Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı, bunu yapmak için hâlâ bir fırsat veriyor.

 

Peçelenen ve Saklanan Veriler

 

TCMB 2019 sonrası birçok veriyi paylaşmıyor. Bu hem iletişim politikasını zedeliyor hem de öngörülebilirliği ortadan kaldırıyor. TCMB’nin ısrarla paylaşmadığı bazı veriler aşağıda;

 

  • 2019 sonrası kamu bankaları veya diğer bankalar aracılığıyla yapılan satışlar. “128 milyar dolar” olarak markalaşan, sonrasında devam eden bu satışlar nedeniyle TCMB gibi bir kurum “kapı arkası” sözcüğü ile beraber anılır hale geldi.
  • Bu satışların dolaylı yoldan da olsa ortaya çıkmaması için 2017 sonrası hiç açıklanmayan sistemin fonlama ihtiyacı tablosu.
  • Kur korumalı mevduata TCMB tarafından ödenen kur farkları ve alım-satım marjı ödemeleri.
  • Kur korumalı mevduata mevcut kurların sabit kalacağı varsayımıyla ortaya çıkacak potansiyel ödeme miktarı.
  • TCMB’nin kur korumalı mevduat kanalından satın aldığı dövizin miktarı.
  • Mal ve hizmet ihraç gelirlerinin zorunlu satışından gelen dövizin miktarı.
  • TL reeskont kredisi kullananlardan alınan dövizin miktarı.
  • YUVAM ve yabancıya gayrimenkul satışlarından alınan dövizin miktarı.

 

Enflasyon Raporu Turnusol Testi*

 

27 Temmuz toplantısında en çok gündem yaratacak konu, yeni başkanın açıklayacağı enflasyon tahminleri olacak. Bu tahminler gerçekçi bulunmaz ise iki aydır devam eden rasyonelleşme beklentileri hızla kaybolacak. Eğer gerçekçi bir tahmin ortaya konulursa, bu kez para politikasının bu tahminlere nasıl uyumlanacağı tartışılacak.

 

Eski ekonomi yönetiminin faiz konusunda elinin kolunun bağlı olması, “finansal baskılamanın” ana politika aracı haline gelmesine yol açmıştı. Bu da hemen her gün yeni bir düzenleme yapılmasına veya daha önceki düzenlemelerin değiştirilmesine neden olmuştu. Ne yapılırsa yapılsın ortaya çıkan derin negatif reel faiz kontrol edilemez bir enflasyona ve emeğin değerinin düşmesine sebep olmuştu. Enflasyonun çok üstünde oluşan varlık fiyatları artışı da servet transferini derinleştirmişti.

 

27 Temmuz toplantısında Başkan’a faiz politikasının eski yönetimin yaptığı gibi “finansal baskılama ve düzenleme” ile ikame edilip edilmeyeceği de sorulacak.

 

Dolayısıyla toplantıda enflasyon tahminleri ve faiz patikası ön plana çıkacak.

 

Ancak benim bunların hepsinden daha önemli bulduğum bir soru Başkan’a umarım sorulur. Acaba TCMB yukarıda sıraladığım verileri vatandaşlardan saklamaya devam edecek mi, etmeyecek mi? Bu, 27 Temmuz’un turnusol testi olacak. TCMB’de gerçek bir rasyonelleşme ve değişim olacaksa, bu ancak son beş yılın hesap vermeyen yaklaşımının reddi ile mümkün. Aksi durumda dağılabiliriz.

 

__

*Turnusol kâğıdı kimyada kullanılan ayıraçlardan bir tanesidir. Çözeltilerdeki asit ve bazları ayırt etmekte kullanılır. Turnusol, asitle temas ettiğinde kırmızı, bazla temas ettiğinde mavi renk verir. 

En son çıkan yazılardan anında haberdar olmak için bizi @PerspektifOn twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.