Ukrayna Savaşı’nda Avrupa’nın Yükü Fransa’nın Sırtında

Rusya’ya karşı Fransa liderliğinde gerçekleştirilebilecek dolaylı ya da doğrudan bir savaşın şiddeti, Avrupa Ortak Dış Politikası’nı harekete geçirebilecek olası “jeopolitik uyanış”ın da belirleyicisi olacaktır.

ukrayna savaşı makron

“Rusya’nın saldırı savaşı Avrupa tarihinde tektonik bir değişime yol açıyor.” 

 

Avrupa Birliği (AB) liderlerinin bir araya geldiği Versay Zirvesi’nde Rusya’ya karşı ifade edilen bu çarpıcı cümle “Güvenliğimiz için daha fazla sorumluluk almaya ve Avrupa egemenliğimizi inşa etme yolunda kararlı adımlar atmaya karar verdik” ifadesiyle varoluşsal kaygılara karşı önlemler alınacağını vurgulayarak devam ediyor. 

 

Fransa ve Almanya, Kıta Avrupası’nın kaderi söz konusu olduğunda olası güvenlik risklerine karşı Avrupa’nın birliğini danışıklı değişikliklerle koruyan iki lokomotif aktördür. Her ne kadar genişlemeci riskleri içinde barındırsa da devletlerin güvenliğinin sınırlarda değil, sınırlarının ötesinde başladığı jeopolitik yaklaşımlarla sürekli vurgulanan bir gerçek… Öyle ki uluslararası sistemi istikrarsızlığa sürükleyen tüm riskler tıpkı bir füzyon gibi yayılma eğilimindedir. Gerek göç gerek insani krizler gerekse varoluşsal güvenlik riskleri salt bulunduğu sınırlar içine gömül(e)memiş, yakın çevre öncelik olmak üzere bölgesel ve küresel boyutta çalkantılara neden olmuşlardır.

 

Bu noktada 2014 müdahalesinin ikinci dalgası niteliğindeki 2022 Ukrayna saldırısının salt insani değil siyasi ve stratejik bir yayılma ve hizalanma etkisi olacak. Avrupa yükünü sırtlayan aktörler “bir zamanlar Berlin’de olduklarının” farkında olan Rus jeopolitik düşüncesine karşı kaygılı olmanın çok ötesindeler. Bu nedenle açıkça Fransa Cumhurbaşkanı Macron “NATO askerlerini Ukrayna’ya gönderme ihtimalinin gündemde” olduğunu ifade edebiliyor. Hatta ötesinde Fransız Orgeneral Pierre Schill, medya kanallarına “Emir geldiğinde 30 gün içinde Ukrayna’ya 20 bin asker gönderecek durumdayız” diyebiliyor. 

 

Rusya, Fransa’nın Tehditlerine Karşı Temkinli

 

Fransa’nın olası askeri angajmanına karşı Rusya kanadından Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev ise böyle bir adımın “giyotine gitmekle eşdeğer” olduğunu vurguladıktan sonra “Bu, Avrupa için iyi bir ders olacaktır” diye ekliyor. Burada Avrupa sözcüğünün dikkate değer olduğunu ifade etmek gerekiyor. Çünkü genişleyen bir Rusya’ya karşı Fransa, ardındaki tüm Batılı enerjiyi kendi havuzuna toplayan bir çeşit tahliye kanalı mahiyetinde.

 

Oysaki Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 8 Şubat 2022 tarihinde Moskova’dan Kiev’e dönerken muhtemelen Putin’i savaşı durdurabileceğine ilişkin temkinli ama umutluydu. Öyle ki bir önceki gece Putin’in 6 metre uzunluğundaki toplantı masasında 5 saatten fazla oturmuştu. Masa neredeyse iki ayrı dünya, Batı ile Rusya’nın ayrılığını temsil ediyordu. Macron’un Putin’den aktardığına göre Rusya gerginliğin sebebi olmayacaktı. Fakat iki hafta sonra Rus tankları Ukrayna’ya giriş yaptı ve Avrupa’da II. Dünya Savaşı’ndan bu yana gerçekleşen en büyük çatışmayı ateşledi.¹

 

putin makron

Macron ve Putin görüşmesinden bir kare (2022)

 

Rusya Sonuna Kadar Direnecek

 

Gelinen noktada ise Ukrayna işgal edilen topraklarının yüzde 54’ünü geri alırken, Rusya Ukrayna topraklarının yüzde 18’ini elinde tutmaya devam ediyor.² Şüphesiz ki Rusya’nın Ukrayna müdahalesi, NATO genişlemesine indirgenemeyecek ve Büyük Rusya tahayyülünün bir çeşit aşaması olarak değerlendirilebilecek savaş hamlesidir. Evet, Batı-bağımlı bir Ukrayna Putin için bir tehdit olarak algılanıyor olabilir, fakat bu açıklama Putin’in maksimalist (çok çoktur) hedeflerinin yanındaki gerekçelerin sadece bir parçasıdır. Bu boyutuyla doğu Avrupa on yıllara yayılabilecek bir çalkantının ilk dilimini yaşıyor olabilir.

 

Tam da bu noktada Fransa Cumhurbaşkanı Emanuelle Macron’un Rusya’nın tehdidini Avrupa için “varoluşsal bir risk” olarak değerlendirmesi kayda değerdir.³ 14 Mart 2024 tarihinde France 2 ve TF1 televizyonlarının ortak yayınına katılan Macron, Rusya’nın Ukrayna-Rusya savaşını kazanması halinde Avrupa’nın kredibilitesinin sıfıra ineceğini söyledi ve savaşın artık Avrupa topraklarında olduğunu ekledi. Macron için Moskova yönetiminin savaşı kazanması durumunda Avrupa artık güvende olmayacak.

 

Macron’un Kaygısı Yersiz Değil

 

Ukrayna Savaşı, AB’nin stratejik özerkliğinin ortaya koyulmasında kritik bir dinamik oldu. Putin’in genişleme eğilimli tehdidi neredeyse tüm AB liderlerini bir araya getirdi ve AB’nin kendi çıkarlarını tanımlama, savunma ve takip etme yeteneğini ortaya koymasını sağlayacak bir dizi girişim başlatmasını sağladı. Öyle ki AB tarihinde ilk defa doğrudan yabancı bir devlete ölümcül silahların sağlanmasını finanse etti. Rusya’ya karşı 10 farklı girişimi içeren yaptırım paketini hızlıca yıl içinde devreye soktu ve AB üyelerinin büyük çoğunluğu bu paketi destekledi. 

 

Artık açık bir şekilde görüyoruz ki Batı merkezli küresel liberal düzen net bir şekilde tehlikede. Özellikle son 10 yılda (i) ABD, AB, İngiltere, Kanada ve İsrail gibi aktörlerin içinde olduğu Batı merkezli dünya, (ii) görece küresel aktörleri takip eden içinde Türkiye’nin de bulunduğu orta büyüklükte devletler ve (iii) Rusya, Çin, Hindistan gibi sistem dönüştürücü kutup kümeleriyle aradaki mesafe giderek açılıyor. Her bir kutup kümesi için aktörün kendi çıkar ve ideallerin öncelediği “stratejik özerklik” önem kazanıyor.

 

Normatif Güç ve Sert Güç Arasında Avrupa

 

Maalesef uluslararası ilişkiler tarihi gösteriyor ki karar alıcılar tarafından “stratejik” bulunan her adımda ilk önce değerler rafa kaldırılır. Bu boyutuyla Rusya’nın Ukrayna müdahalesi, uluslararası sistemde kutupların radikalleşmesi, yani birbirini takip eden devletlerin sert güç eğilimi göstermesi riskini daha da artıracak. Gerilimi yüksek bir uluslararası sistemde Macron’un Rusya’nın genişleme hamlelerini varoluşsal bir risk olarak okuması, güvenlik hesaplarında yalnız kalabileceğinin farkında olan AB açısından açık bir basiret mahiyetindedir. Bu bağlamda orta vadede Fransa liderliğindeki Avrupa’nın, değerler merkezli salt bir Normatif Güç⁵ ideali ile stratejik çıkarların bir arada okunduğu (Sert güç+Yumuşak Güç) Akıllı Güç arasında karar vermek zorunda kalacağını ifade etmek gerekiyor. Nitekim Rusya’ya karşı Fransa liderliğinde gerçekleştirilebilecek dolaylı (proxy) ya da doğrudan bir savaşın şiddeti, Avrupa Ortak Dış Politikası’nı harekete geçirebilecek olası “jeopolitik uyanış”ın da belirleyicisi olacaktır.

 

Burada kırılganlıkları da görmek gerekiyor. Evet, Fransa yüzde 17 ile (2022) AB’de Rusya’ya enerji bağımlılığı en düşük ülke. Nitekim Fransa’nın nükleer enerjide de Rusya’ya bağımlılığı, alternatif kanalların çeşitlenmesi ile giderek düştü. Fakat bütüncül yaklaşıldığında AB’de durum farklı. Birlik sadece Rusya’nın enerjisine bağımlı değil aynı zamanda Çin’in imalat sanayisine, ABD’nin ise güvenlik şemsiyesine muhtaç. Bu tansiyon Fransa ve AB’yi sert güç kullanma konusunda çekimser kılıyor. 

 

Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarında yaşanan erozyonun ardından Ukrayna Savaşı (2022) ve Hamas-İsrail Savaşı (2023) uluslararası sistemin paradigmasını kıran iki ayrı dinamik. Bu karamsar resimde risk ve maliyet hesabını iyi yapmak gerekiyor. Batı tarafından verildiği iddia edilen söz ve taahhütlere karşı Rusya daha geniş bir teritoryal arzu içinde. Batı’nın ise “tüm askeri ihtimallerin” masada olduğu Ukrayna arenasında Rusya’yı durdurması yahut daha fazla ilerlemesini önlemesi şart! Paydaşları arkasında bir Fransa’nın bu yükü ne derece sırtlayabileceğini hep birlikte göreceğiz.

 

__

¹“Emmanuel Macron’s vision of a more muscular Europe is coming true” (March 8, 2023), The Economist https://www.economist.com/international/2023/03/08/emmanuel-macrons-vision-of-a-more-muscular-europe-is-coming-true 

²War in Ukraine (March 6, 2024), Center for Preventive Action, https://www.cfr.org/global-conflict-tracker/conflict/conflict-ukraine 

³“Macron calls Russia threat ‘existential’ ahead of meeting with Tusk, Scholz”, (March 15) Politico, https://www.politico.eu/newsletter/brussels-playbook/macron-calls-russia-threat-existential-ahead-of-meeting-with-tusk-scholz/ 

Esra Taşkın (15 Mart 2024), “Macron: Rusya savaşı kazanırsa Avrupa’nın kredibilitesi sıfıra iner”, Anadolu Ajansı. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/macron-rusya-savasi-kazanirsa-avrupanin-kredibilitesi-sifira-iner/3164917 

Ian Manners (2002) “Normative Power: A contradiction in Terms”, Journal of Common Market Studies.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.