Zohran Mamdani: Yanlış Yer Yanlış Zaman

Gökdelenlerin arasında bir lobiye yanaşıp onlardan icazet almak, Ugandalı bir baba ve Hint bir anneye sahip bir Müslüman için zor olacağından mıdır bilinmez, Mamdani New York halkından başka kimseye yanaşmadı.

zohran mamdani

“Yanlış yerde, yanlış zamanda bulunuyorlardı. Doğal olarak kahraman oldular.”

 

Bu cümleler Star Wars serisinden biri olan Yeni Bir Umut filminde geçen bir diyalogdan. Bugünlerde Amerika’nın en çok konuşulan isimlerinden Zohran Mamdani’nin ülke gündemine çıkmamacasına girmesi bana bu cümleyi hatırlattı. Dünyanın en büyük metropollerinden olan, ABD’nin en gözde şehri, ülkenin her fırsatta övündüğü “kapitalizminin” başkenti, değerleri bir kıtadaki neredeyse tüm ülkeleri satın alacak kadar büyük olan şirketlerin işlem gördüğü borsalara sahip New York’un belediye başkanlığına seçilen Mamdani, bundan yalnızca birkaç ay önce bu pozisyon için “uygun olabilecek” en son kişi zannediliyordu. 

 

Milyonlarca Amerikalıya göre 1991 doğumlu bu genç, yanlış yerdeydi. Dünyanın en zengin ülkesinin her iki partisine de oy verenlerin çoğu, aşırı sağın yükseldiği, MAGA “fikrinin” güçlü toplumsal destek bulduğu ülkede kendini “demokratik sosyalist” olarak tanımlayan birisinin “yanlış zamanda” ortaya çıktığını da düşündü. “Yanlış yerde, yanlış zamanda” ortaya çıkıp New York seçmeninin yüzde 50’sinden fazlasının oyunu alan Mamdani, zafer konuşmasında Nelson Mandela’dan alıntıladığı “Gerçekleşene kadar hep imkansız görünür” cümlesiyle açıkladı “doğal olarak kahraman olduğunu.”

 

Zohran Mamdani’nin Zaferini Nasıl Okumalı?

 

Mamdani’nin belediye başkanlığı zaferi “toplumsal taban”, “elit tepkisi” ve “siyasal mesajları” bağlamında üç ana eksende okunabilir ama önce şunu teslim edelim: Bu sonuç, Demokratlar açısından bir “zemin kayması”nı durduran, hatta onu tersine çeviren nitelikte görülmekle birlikte, Mamdani, kimliği, aidiyeti ve lobilere olan mesafesi dolayısıyla Demokrat Parti’nin önde gelen isimlerinden istediği desteği göremedi. Demokratların önemli isimlerinden Bernie Sanders dışında açık destek açıklayanlar başlangıçta yoktu. Hatta Mamdani, ön seçimlerde New York’un “efsane” isimlerinden, bir dönem eyalet valiliği de yapmış olan Andrew Cuomo’yu geride bırakarak partinin adayı olmayı garantiledikten sonra bile kendi partisinden üst düzey bir destek göremedi. Ta ki seçimden bir gün önce eski ABD başkanı Obama tarafından aranana kadar. 

 

Kaldı ki Mamdani’nin bu desteklere pek de ihtiyacı yoktu. Desteği, gençleri, kiracıları ve güvencesiz emekçileri yeniden siyasete bağlayan taze bir hikâye yazarken sokaklardan çoktan almıştı. Siyaset, bu metropolde insanlara yalnızca kim olduklarını değil, birlikte neleri mümkün kılabileceklerini de hatırlatır. Mamdani, Z kuşağıyla gerçek bir bağ kurdu. Eşiyle bir arkadaşlık uygulamasında tanışmış olması kimi kulaklarda “magazin” olarak çınlayabilir ama meselenin sosyolojik tarafı bu aşk hikayesinden daha da ilginçtir: Dijital yerellik dediğimiz yeni kamusal alanda, siyaset artık salt ideolojik olarak veya paket olarak sunulanın alıp kabul edildiği bir “dogma” ile yürümüyor. Dijital kimlikler, daha alt ve birbiriyle somut bağlantısı olmayan siber topluluklarla daha gür sesler çıkarabiliyor. Sonuçta genç seçmen, kendileri gibi bir geçmişe sahip olan, ay sonunu getirmeye yarayan somut çözümler vadeden; ulaşım, kira, ücret, bakım hizmetleri gibi kendileri açısından önceledikleri meseleleri ideolojik şemalardan daha güçlü şekilde önceleyen bir siyasetçiyi, bir anlamda kendilerini ödüllendirmiş oldu.

 

“Yerleşiklerin” Rahatsızlığı

 

O gökdelenlerin arasında bir lobiye yanaşıp onlardan icazet almak, Ugandalı bir baba ve Hint bir anneye sahip bir Müslüman için zor olacağından mıdır bilinmez, Mamdani New York halkından başka kimseye yanaşmadı. Fikirlerini korkmadan söyledi, lobilere mesafe koydu ve doğal olarak söylemleri daha büyük bir hedefe dönüştü. Kendisi de sürekli “yerleşiklerden” şikayet eden ABD Başkanı Trump’ın bizzat onu hedef alması onu daha da popüler yaptı. Karşısında, kendi partisinden Cuomo, New York sermayesi, lobi şirketleri, Elon Musk ve dev medya imparatorlukları vardı. Her ne kadar bu “yerleşiklerin” rahatsızlığının temel ekseni Mamdani’nin Müslüman ya da Hint kökenli olması değil de onun sosyalist politikaları çekinmeden masaya koyabilmesi görünse de aslında Mamdani’ye tüm “varlıkları” ile karşı çıkıyorlardı.

 

Rüzgârı arkasına alan Mamdani’nin, ABD’de doğmadığı için potansiyel bir başkan olamayacağı açık. Ama hem kimliğini vurgulamaktan kaçınmayan hem de ABD’nin sosyal değerleri ile barışık bir seküler olarak bu zaferini Demokrat Parti’nin belirginleşen sağ reflekslerine karşı şehir ölçeğinde bir “direniş” olarak kullanabilir. Çünkü, Trump’ın ezici seçim zaferi ve üst üste kararnamelerle ülkeyi “baskın” bir şekilde yönetmesi gibi nedenlerle darmadağın olmuş Demokrat Parti’nin içinde, şu günlerde ne yaptığını bilen tek kişi 34 yaşındaki bu gençten başkası değil. 

 

Dijital çağda popülariteyi korumak kazanmak kadar önemlidir. Seçim sonuçları Mamdani için yalnızca ilk adım. Şimdi sırada bütçenin çıpasını kırmadan sosyal altyapıyı genişletmek, kiracıları korurken konut arzını artırmak, ücretsiz veya ucuz hizmetleri verimlilikle bağlamak ve arz-talep dengesini korumak, sendikalarla işleyişi bozmadan pazarlık kanalları kurmak ve her şeyden önemlisi ABD Başkanı Trump’ın “Mamdani kazanırsa fonları keserim” tehdidi gerçeğe ulaşırsa milyarlarca dolarlık federal bütçeden mahrum kalmaya karşı atılacak adımlar var. Bu genç adamın, şayet başarılı olacaksa yukarıdan gelen baskılara dayanıklı, aşağıdan gelen beklentilere ise verimli cevaplar üretebilen bir belediyecilik yapmaktan başka seçeneği yok.

 

Sonuç olarak, Mamdani, Z kuşağını yakalayan kişisel bir hikâyeyi, lobilere rağmen açık konuşan bir siyasetle birleştirdi. Başkanın onu doğrudan hedef alacak kadar “gücünü fark etmiş” olması, seçim kampanyasına olumlu etkisi oldu. New York’un “sahibi” olan eski düzen panik halindeyken, halk kimlik tartışmalarını değil gündelik hayatın matematiğini önceliyordu. Mamdani eğer kampanya enerjisini kurumlara taşır ve somut sonuçlara dönüştürürse bu yalnızca bir kent yönetiminin başarısı değil, Demokratların ulusal ölçekte kaybettiği genç güvenini geri kazanmasının da yol haritası olabilir.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.