MESUT YEĞEN

Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve İstanbul Şehir Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Halen Kürt Tarihi dergisinin editörlüğünü yapmaktadır. Milliyetçilik, Vatandaşlık ve Kürt meselesi üzerine çalışan Yeğen'in yayımlanmış kitapları: Devlet Söyleminde Kürt Sorunu, Müstakbel Türk’ten Sözde Vatandaşa: Cumhuriyet ve Kürtler, Son Kürt İsyanı, İngiliz Belgelerinde Kürdistan, Kürtler Ne İstiyor: Kürdistan'da Etnik Kimlik, Dindarlık, Sınıf ve Seçimler (Uğraş Ulaş Tol ve Mehmet Ali Çalışkan'la birlikte).

MESUT YEĞEN

Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve İstanbul Şehir Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Halen Kürt Tarihi dergisinin editörlüğünü yapmaktadır. Milliyetçilik, Vatandaşlık ve Kürt meselesi üzerine çalışan Yeğen'in yayımlanmış kitapları: Devlet Söyleminde Kürt Sorunu, Müstakbel Türk’ten Sözde Vatandaşa: Cumhuriyet ve Kürtler, Son Kürt İsyanı, İngiliz Belgelerinde Kürdistan, Kürtler Ne İstiyor: Kürdistan'da Etnik Kimlik, Dindarlık, Sınıf ve Seçimler (Uğraş Ulaş Tol ve Mehmet Ali Çalışkan'la birlikte).

TÜM YAZILARI

10 Mart mutabakatı ve egemen olmanın gereğini yerine getirmek bahanesiyle yapılan, bir başına Suriye’de istikrarı ve süreci bitirmiş değil ve fakat her ikisinin üzerinde de kara bulutlar toplanmış durumda. Burada kalınırsa ne alâ.

Raporlar gibi gidişat da ümit verici görünmese de raporların önünde ve ardında olanlar o kadar ümit kırıcı değil. Aylardır sündürülmesine rağmen ayakta kalması bir yandan, PKK’nin fesih kararı alıp iyi kötü bir komisyonun kurulup çalışması diğer yandan, gidişata dair ümitsiz olunmaması gerektiğinin ilk büyük işaretleri. Ama bunun kadar önemli bir işaret daha var: Süreci yürütenlerin ve sürece aracılık edenlerin iyimserliği.

Kürt sorunu yakın zamanda bir kez daha hüviyet değiştirmiş görünüyor ve lakin ortada yaşanan değişikliğin büyüklüğüne denk düşecek kıymette bir siyasi ve entelektüel çaba yok.

Ortadoğu 2.0 statükosunun iki hediyesi daha var: Filistin sorununun ve Kürt meselesinin işin içindeki herkesin şöyle ya da böyle kaldırabileceği bir şekilde hal yoluna sokulması. Türkiye’nin Kürtlerle “barışması”, Filistin Devleti’nin tanınması ve PKK’yle Hamas’ın tasfiyesi yeni statükonun yan çıktıları ya da hediyeleri olacak belli ki.

Gelişmeler AK Parti’nin 2027’ye, süreçteki ve dış politikadaki “başarılarının” yanına CHP harici muhalefetle “kucaklaşmaya” ekonomi, yönetişim ve Kürt meselesi alanlarında reform yapmayı ekleyerek hazırlanacağını gösteriyor. CHP merkezli muhalefet önümüzdeki seçimlerde 2018 ve 2023 AK Partisi’yle değil, “AK Parti 2.0”la yarışmak durumunda kalacak görünüyor.

Süreçte bir gecikme ve mütekabiliyet sorunu var. Kürt hareketine nazaran devlet geç ve küçük adımlarla hareket ediyor. Buna iyimser bakıp ‘Cüsseleri ve alışkanlıkları devletleri küçük ve ağır adımlar atmaya sevk eder’ diye düşünmek mümkün tabii ki. Ama galiba sorun bundan öte.

Türkiye, beklentilerini bir kısmıyla revize ederek Suriye vizyonunu Suriye gerçekleriyle barışacak minvalde yenileyebilir. Suriye’de bir tür ademi merkeziyetçi yönetimin oluşmasına razı olunursa, hem Kürtlerle, hem rejimle, hem de Suriye’de an itibariyle etkili diğer aktörlerle bir modus vivendi oluşturulabilir görünüyor.

Suriye’deki gelişmelerin seyrinden duyulan endişeden mi, belirsizliğe olan tahammülün azalmasından mı bilinmez, son birkaç haftada devlet kanadından yapılan açıklamalar Rojava tümseğinin başımızı ağrıtabileceğini, sürecin hem içerideki hem de Suriye’deki seyrinin değişebileceğini gösteriyor.

Erdoğan ve Bahçeli süreci ‘çıkarları’ doğrultusunda kullanmak isteyecektir istemesine ama süreç istedikleri sonucu verir mi, orası meçhul. Kestirmeden kanaatimi bir kez daha tekrar edeyim: Mümkün ama zor, hatta çok zor. Muhalif cenahta süreçten memnuniyetsizler kabaca iki grup. Arada ve her iki grupta olanlar da var elbette ama ilk gruptakiler Erdoğan’ın kaybedebileceğini gösteren 2024 yerel seçimlerindeki […]

DEM Parti’nin iktidarla teması muhalefetle muhabbetini, daha doğrusu muhalefetin DEM Parti’yle muhabbetini de etkiliyor. DEM Parti ve CHP üst yönetimlerinde karşılık bulmamakla beraber sürecin gidişatına bağlı olarak iki parti arasındaki muhabbetin zayıflaması ihtimali var. Tatsız, iki tarafın da işine yaramayacak bir ihtimal. Süreç ilerleyip derinleştikçe işin doğası gereği DEM Parti’nin AK Parti ve MHP’yle teması […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.