Çin bir yandan kalabalık nüfusu ve üretim gücü ile dünya ekonomisinin vazgeçilmez bir parçası; diğer yandan sadece kendisini merkeze alan politikaları ile uluslararası sistemde baş edilmesi zor bir aktör. Küresel ticaretin açıklarından sonuna kadar faydalanırken, telif hakları ve rekabet kurallarını da kendi istediği şekilde yorumlayan Pekin artık ABD’nin bir numaralı hedefi haline gelmiş durumda. Tüm bunlara Doğu Türkistan’da Uygurlara karşı uyguladığı etnik asimilasyon ve baskı politikaları eklendiğinde Türkiye’nin de kaçınılmaz bir şekilde gündeminde yer alan Çin’e farklı açılardan mercek tutuyoruz.

Gerilimli bir maratonun ardından ABD Başkanlık Seçimleri, Joe Biden’ın zaferiyle sonuçlandı. Demokratların yeniden Beyaz Saray’a gelişi ile ABD’nin küresel politikalarının ne şekilde değişeceğine ilişkin tartışmalar da başlamış oldu. Perspektif, ABD seçim sonuçlarının dünya siyasetine etkilerine dair analizleri bir araya getiriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “ekonomide, hukukta, demokraside reform” söylemi siyasetin gündemini radikal bir şekilde değiştirdi. Ekonomi yönetiminde yaşanan kadro değişimi kamuoyu nezdinde olumlu karşılık bulurken, reform arayışının siyaset ve hukuk alanı ise iktidar bloku içinde sert bir ayrışmaya yol açtı. Önümüzdeki dönemde de farklı rotalar çizerek Türkiye’yi meşgul edeceği anlaşılan iktidarın reform arayışını enine boyuna değerlendiriyoruz. 

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.