VAHAP COŞKUN

Lisans ve yüksek lisansını Dicle Üniversitesi'nde, doktorasını Ankara Üniversitesi'nde tamamladı. İnsan hakları, Türkiye siyaseti ve Kürt meselesi üzerine çalışmaları bulunan Coşkun, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesidir.

VAHAP COŞKUN

Lisans ve yüksek lisansını Dicle Üniversitesi'nde, doktorasını Ankara Üniversitesi'nde tamamladı. İnsan hakları, Türkiye siyaseti ve Kürt meselesi üzerine çalışmaları bulunan Coşkun, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesidir.

TÜM YAZILARI

Türkiye, eğer ekonomik ve politik istikrarsızlığı bir kader olarak yaşamak istemiyorsa, Kürt meselesini siyasi ve demokratik bir yolla çözüme kavuşturmanın yollarını aramalıdır. Hâlihazırda Türkiye, dönmesi zor bir kavşaktan geçiyor olabilir. Ancak şimdinin ümit kıran manzarasına kilitlenip geçmişin birikimleri göz ardı edilmemelidir. Uluslararası Kriz Grubu (ICG), merkezi Brüksel’de bulunan bir sivil toplum kuruluşu. 1995 yılında kurulan […]

Birinci Dünya Savaşı’nın Osmanlı için bir felaketle sonuçlanması, ülkeyi savaşa sokan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin popülarite ve güç kaybetmesine neden olur. İttihat ve Terakki Cemiyeti muhalifi liberaller kısa bir süre ön plana çıksa da sonrasında özellikle İzmir’in İtilaf Devletlerinin desteğiyle Yunanlılar tarafından işgal edilmesi, tüm milliyetçi güçleri seferber eder. Yazının birinci bölümüne buradan erişebilirsiniz.   Birinci […]

Hans-Lukas Kieser “Türklüğe İhtida” adlı eserinde, yakın dönem Osmanlı-Türkiye tarihine bir şekilde damgasını vuran Osmanlı elitlerinin İsviçre’deki izlerini sürüyor. Farklı zamanlarda İsviçre’de sahneye çıkan elit kuşaklardaki fikri dönüşümlerini tahlil ediyor ve bu dönüşümlerin yarattığı siyasi-içtimai tabloyu resmediyor. İsviçre, 19’uncu yüzyılın ortalarından 20’nci yüzyılın ortalarına kadar, dünyanın farklı bölgelerinden siyasi sığınmacıların ve öğrencilerin yoğun olarak rağbet ettikleri […]

Bir dil ve o dilin kelimeleri bir partiyle, bir örgütle veya bir şahısla özdeşleştirilemez. Dil ve kelimeler onları konuşan, yazan ve onlar üzerinde düşünen herkesindir. İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürüttüğü bir “özel teftiş” var. Belediyenin, PKK ile iltisaklı olduğu söylenen DİAYDER (Din Âlimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) adlı dernekle […]

Kamuoyu yoklamaları Cumhur ve Millet ittifaklarının aldıkları desteğinin birbirine yakın olduğunu gösteriyor. Yarışın muhtemelen nefes nefese geçecek olmasından ötürü bir seçmen grubundaki küçük bir dalgalanma bile seçimin sonucuna doğrudan tesir edebilir. Bu bağlamda dindar seçmenlerin tercihlerindeki kısmi bir değişim dahi büyük çaplı bir dönüşümün önünü açabilir. Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi (TEAM) “Dindar Seçmenler” başlıklı araştırmasını […]

Muhalefet partilerinin politik ve ideolojik farklılıklarını açığa çıkaramamaları, siyasi bir açmaza işaret ediyor. Çünkü muhalefetin halka umut vermek gibi bir mecburiyeti var, bunun için de konuşması gerekiyor. Verili koşullar ise konuşmayı güçleştiriyor. Türkiye’de halihazırda iki ittifak var: Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı. Nitelikleri itibariyle bu iki ittifak birbirinden farklı. Hatem Ete,  Cumhur İttifakını bir “siyasi […]

Atatürk’ün devlet tarafından dayatılan resmi bir kimlikten toplumsal tabanda üretilen bir kimliğe dönüşmesindeki temel faktör AK Parti iktidarıdır. Bir başka ifadeyle Atatürkçülüğe yönelişi hızlandıran en mühim unsur AK Parti’nin siyasi ve iktisadi alandaki tercihlerinden duyulan rahatsızlıktır. Türkiye’de son yıllarda görünürlüğünü ve etkisini her geçen gün daha fazla hissettiren bir Kemalist canlanış var. Bilhassa 10 Kasım […]

Atatürk’ün devlet tarafından dayatılan resmi bir kimlikten toplumsal tabanda üretilen bir kimliğe dönüşmesindeki temel faktör AK Parti iktidarıdır. Bir başka ifadeyle Atatürkçülüğe yönelişi hızlandıran en mühim unsur AK Parti’nin siyasi ve iktisadi alandaki tercihlerinden duyulan rahatsızlıktır. Türkiye’de son yıllarda görünürlüğünü ve etkisini her geçen gün daha fazla hissettiren bir Kemalist canlanış var. Bilhassa 10 Kasım […]

Yakup Kadri, yayınlanmasından otuz yıl sonra romanının üçüncü baskısı için yazdığı notta aradan geçen yılları değerlendirir. Birinci bölümde anlattığı milli mücadele ruhundan eser kalmadığından yakınır. Üçüncü bölümde hayalini kurduğu Ankara’ya “o zamanlar, bir gün gelip öleceğini aklımın ucundan geçirmediğim” dediği “Atatürk’ün öncülüğü ve rehberliğiyle” yirmi yıl içinde varacağını ummuştur. Heyhat, iki yirmi yıl geçmesine rağmen […]

Taha Akyol, DP’nin elde ettiği muazzam ağırlığın partide bir güç zehirlenmesine yol açtığını ifade eder. Bu güç zehirlenmesi kendisini hükümet programında, çıkarılacak otoriter kanunlarda ve bilhassa Bayar’ın öfkesinde gösterir. Toker, DP’nin 1954 seçimlerindeki büyük zaferinin ardından Celal Bayar’ın “ince demokrasiye paydos” dediğini yazar.    Taha Akyol; yakın tarihimizi hukuk, hukuki kavramlar ve kurumlar merceğinden değerlendiren çalışmalarına […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.