VAHAP COŞKUN

Lisans ve yüksek lisansını Dicle Üniversitesi'nde, doktorasını Ankara Üniversitesi'nde tamamladı. İnsan hakları, Türkiye siyaseti ve Kürt meselesi üzerine çalışmaları bulunan Coşkun, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesidir.

VAHAP COŞKUN

Lisans ve yüksek lisansını Dicle Üniversitesi'nde, doktorasını Ankara Üniversitesi'nde tamamladı. İnsan hakları, Türkiye siyaseti ve Kürt meselesi üzerine çalışmaları bulunan Coşkun, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesidir.

TÜM YAZILARI

Taha Akyol, DP’nin elde ettiği muazzam ağırlığın partide bir güç zehirlenmesine yol açtığını ifade eder. Bu güç zehirlenmesi kendisini hükümet programında, çıkarılacak otoriter kanunlarda ve bilhassa Bayar’ın öfkesinde gösterir. Toker, DP’nin 1954 seçimlerindeki büyük zaferinin ardından Celal Bayar’ın “ince demokrasiye paydos” dediğini yazar.    Taha Akyol; yakın tarihimizi hukuk, hukuki kavramlar ve kurumlar merceğinden değerlendiren çalışmalarına […]

Muhalefet partilerine bir an önce bir araya gelmeleri salık veriliyor ve iktidarın yekpare görüntüsüne karşı muhalefetin büyük bir birliktelik inşa etmesi gerektiği söyleniyor. Bu, ilk bakışta ikna edici ve cazip görünse de önemli handikaplar doğuracak bir fikir. Böyle bir strateji iktidarın sürekli kullandığı ve harlamaya çalıştığı kutuplaşma ortamına hizmet eder. Siyasetsizliğe mahkûmiyeti pekiştirir ve henüz […]

Ecevit Kılıç, “Yeni Derin Devlet” adını taşıyan son kitabında, devlet içindeki çatışma yanlılarının kimliğini ortaya koyar. “Yeni derin devlet” derken kastedilen, o zamanki adıyla Gülen Cemaati, şimdiki adıyla FETÖ’dür. Bir savaşı, hele iç çatışmaları bitirmek çok zordur. Çünkü altında yatan gerekçe ne olursa olsun, bir çatışma başladıktan bir süre sonra bir sektöre dönüşür.  Birçok kişi, […]

Ecevit Kılıç, “Yeni Derin Devlet” adını taşıyan son kitabında, devlet içindeki çatışma yanlılarının kimliğini ortaya koyar. “Yeni derin devlet” derken kastedilen, o zamanki adıyla Gülen Cemaati, şimdiki adıyla FETÖ’dür. Bir savaşı, hele iç çatışmaları bitirmek çok zordur. Çünkü altında yatan gerekçe ne olursa olsun, bir çatışma başladıktan bir süre sonra bir sektöre dönüşür.  Birçok kişi, […]

Kemalistler, Diyarbakır’ı kafalarında kurguladıkları gibi “tarihi ve etnografik teşkilatıyla tamamen bir Türk şehri” yapmak için, bu şehirden 4T’yi eksik etmezler: Te’dib (terbiye etmek), Tenkil (başka bir yere nakletmek, sürmek), Temsil (asimile etmek) ve Temdin (uygarlaştırma). Her ulus-devlet, bir “ulus” kimliğine dayanır ve bu kimliği inşa eder. Ulus inşası, devletin hüküm sürdüğü topraklardaki insanlar arasındaki farklılıkları […]

Atay’ın kitabı, nihayetinde bir propaganda kitabı idi. Ne var ki Türkiye’de eğitim müfredatındaki Atatürk anlatısı da üç aşağı beş yukarı bu minvaldedir. İnsanüstü bir şahsiyet olarak sunulması ve yasa ile korunma altına alınması, Atatürk hakkında doğru değerlendirme ve tartışmaların yapılmasını mümkün olmaktan çıkarıyor. Atay “Babanız Atatürk”ü yazdığında Cumhuriyet 22 yaşındaydı; bugün bir asrı devirmeye yaklaşıyor. […]

Akşener, adı konulmamış bir cumhurbaşkanı adayı gibi davranıyor. Millet İttifakı’nın çizgilerine duyarlı davranıyor. Milliyetçileri rahatsız etmemek için azami gayret sarf ediyor. HDP’ye ve Kürt seçmenlerine dönük daha dikkatli bir dil kullanıyor. Tutturması kolay bir denge değil; bu da normal, zira kurulan oyunun büyüklüğü aktörleri ve ilişkileri artırıyor, denge kurmayı da zorlaştırıyor. İYİ Parti, MHP içindeki […]

Kanuni bir forma sokulmaya çalışılsa da kapatma davasının altında siyasi bir hesabın ve isteğin yattığı açıktır. Parti kapatmanın bir derde derman olduğu görülmemiştir. Kapatma davası, HDP’ye ya da onun devamı olacak bir partiye siyaseten bir kayıp yaşatmaz. Ama HDP oylarında gözü olan, koltukta kalmak için bu partiyi devre dışına çıkarmak ve muhalefette ikilik yaratmak için […]

PKK ile HDP arasında sosyolojik bir bağ ve siyasal bir etkileşim mevcut haliyle devam ettiği müddetçe, ne HDP “normal” bir siyasi parti olarak işlem görür ne de Demirtaş arzu ettiği gibi geniş kitleler nezdinde “uzlaşmacı bir lider” olarak kabul edilir. HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 4 Kasım 2016’da Diyarbakır’daki evinde gözaltına alınmasının ardından […]

Uzun süreli iktidarlar, kaçınılmaz olarak, sahiplerinde bir görüş kaybına neden olur. Muktedirler, zamanla hukuku bir ayak bağı olarak görürler. Kendi iktidarlarını korumak adına bazen hukukun etrafından dolanır, bazen de açıktan hukukun dışına çıkarlar. Bugün kapı dışı ettikleri hukuk yarın onların en fazla aradığı şey olabilir. Çünkü hukuk hava gibidir ve eninde sonunda herkes hukuka ihtiyaç […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.