İran-Türkiye arasında ekonomik, siyasi, kültürel alanlarda çok yönlü işbirlikleri devam edecektir. Ancak İran’ın Türkiye’nin PKK ile mücadelesinde istediği desteği verebileceğinden emin değilim. Bu konuda bir politika değişikliği beklemiyorum. Türkiye’nin Suriye ile normalleşme çabaları da İran’ın hoşuna gidecek bir durum değil. Türkiye ile normalleşme, İran’ın nüfuzunun azalması anlamına gelir. Suriye’nin tekrar Arap Birliği’ne katılmış olmasını da hesaba katarsak İran’ın memnun olacağı bir gelişme olmayacaktır bu normalleşme.

İran siyasetinde Muhafazakâr-Reformcu-Muhafazakâr-Reformcu formundaki çizgi bozulmadı ve Reformculara yakın bir isim olan Mesud Pezişkiyân, Ilımlı Muhafazakârların da desteğiyle cumhurbaşkanlığına seçildi. Bu açıdan İran iç siyasetini, 2013-2021 yıllarında Hasan Ruhani’nin cumhurbaşkanlığı devrine benzer bir Ilımlı Muhafazakâr-Reformcu işbirliğinin beklediği söylenebilir.

İran’da 28 Haziran’da yapılacak seçimlerde “reformist kanatta” tek aday Mesud Pezeşkiyan yer alırken muhafazakârlar Muhammed Bakır Kalibaf, Said Celili, Emir Hüseyin Kadızadehaşimi, Ali Rıza Zakani ile Mustafa Purmuhammedi tarafından temsil ediliyor. Her ne kadar üç ismin yarıştığı görülse de seçim yarışına bakıldığında birbirine yakın destek oranları alan adaylar tablosu olduğu görülüyor.

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.