MEHMET EMİN EKMEN

Mersin Milletvekili, Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. “II. Abdülhamit Dönemi Siyasal Muhalefet” başlıklı tezi ile yüksek lisansını tamamlayan Ekmen, Akil İnsanlar Heyeti üyeliği yapmıştır. TBMM’de Mersin milletvekili olarak görev yapan Ekmen, “Ülke İçi Çatışma Çözümünde Arabuluculuk” başlıklı tezi ile İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı’nda doktora derecesi almıştır.

MEHMET EMİN EKMEN

Mersin Milletvekili, Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. “II. Abdülhamit Dönemi Siyasal Muhalefet” başlıklı tezi ile yüksek lisansını tamamlayan Ekmen, Akil İnsanlar Heyeti üyeliği yapmıştır. TBMM’de Mersin milletvekili olarak görev yapan Ekmen, “Ülke İçi Çatışma Çözümünde Arabuluculuk” başlıklı tezi ile İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı’nda doktora derecesi almıştır.

TÜM YAZILARI

Bu ve benzeri süreçler literatürde “negatif barış” ve “pozitif barış” olarak ayrıştırılır. Negatif barış, şiddetin, terörün sona ermesidir. Pozitif barış ise şiddet, çatışma, teröre sebebiyet veren kök sebeplerin ortadan kaldırılması, toplumsal barışın kalıcı bir şekilde tesis edilmesidir. Her iki süreç için de ayrı ayrı toplumsal rızaya ihtiyaç duyulacağı açıktır. Sürecin ihtiyacı olan yasal çalışmalara desteğin sağlanması toplumsal destek ile güven arasındaki açı farkının kapatılması ile mümkündür.

Bu benzersizlik hali, sürecin üzerinde iki önemli stres yaratıyor: ilki, önceki 13 başarısız deneme nedeniyle taraflar arasında ve kamuoyunda derin bir güvensizlik mevcut. Güvensizlik hissi yavaş yavaş azalıyor olsa da henüz yeterli güven ortamına ulaşılmış değildir.

Terörün kök sebeplerinin çözümü, güçlü bir demokratik mutabakat zemininde mümkündür. Bu zemini oluşturmak iktidarın, zemini işler kılmak ise TBMM çatısı altında yer alan tüm siyasi partilerin ortak sorumluluğudur. Siyasi partilerin sürece ilişkin yaklaşımları, bu sorumluluğun nasıl üstlenilebileceği konusunda bize önemli veriler sunmaktadır.

1 Ekim 2024’te MHP lideri Devlet Bahçeli’nin DEM Parti’ye uzattığı el ve devamında Öcalan’a, örgütüne silah bıraktırma yönündeki çağrısıyla gelişen süreç, amaçları ve yöntemi açısından tarihi bir girişimi temsil etmektedir. 40 yılı aşkın süredir şiddet ve terörle örülmüş bir sorunun çözülmesi yalnızca iç barışı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda Türkiye’yi ekonomik, diplomatik ve siyasal açılardan dünyanın önde gelen ülkeleri arasına taşıyacaktır. İçeride sağlanacak dönüşüm ile Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına geçiş, dışarıda ise uluslararası ve bölgesel krizlerde güçlenecek bir ülke için kritik bir eşikteyiz.

Muarızını büyüten bunca tecrübeden sonra, insanların kendisi gibi yaşama ve örgütlenme hakkının yasal ve anayasal güvence altında olacağı bir ülke olmayı başarabilir miyiz diye düşünürken, bir grup Yargıtay üyesinin yapmış olduğu suç duyurusu, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk büyük utancı olarak kayda geçmiştir.

Hedef, sadece çatışmaları sonlandırmak değil aynı zamanda sebeplerini ortadan kaldıran onarım faaliyetlerini hayata geçirmek olmalıdır. Unutulmamalıdır ki; her çatışmada; çatışan taraflar, çatışmış kişiler ve bundan etkilenen genel nüfus vardır. Bu üçünü birlikte ele almayıp bir askeri/politik güç ile sadece çatışmayı sonlandırmayı hedefleyen yaklaşımlar uzun vadeli çatışmasızlık/barış iklimleri elde edemezler. Bir önceki yazımızda Gazeteci Elif Çakır’ın, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah […]

Temel hak ve özgürlüklerin evrensel standartta ve bir pazarlığa konu olmadan tanınması, garanti altına alınması ve yerinden yönetime dair sahici bir modelin getirilmesi meselenin esaslı kısmını çözecektir. Başlıktaki soru, gazeteci Elif Çakır’a ait. Muhatabı ise 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül. Elif Çakır, arkadaşları Ahmet Taşgetiren ve Yıldıray Oğur’la birlikte, yaptıkları röportajda Abdullah Bey’e 2009’da söylediği “iyi […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.