Devlet adamına bile tanrısal sıfatlar atfetmekte bir sakınca görülmezken devletin kendine akıl atfedilmesini belki de normal kabul etmeli ama ortada her şeye vaziyet eden bir devlet aklından söz etmek akla zarardır. “Tüzel varlığın” keşke öyle bir aklı olsa da hepimizin yerine düşünseydi. Öyle bir akıl yoktur. Bu gerçeğin onun yüzüne söylenmesi lâzımsa da şu alacakaranlıkta bunu yapacak kimse yoktur.

Devlet aklı denilen şey kamusal muhakemedir. Kamusal muhakeme de anayasa ve onun pratiğe aktarılmış biçimi olan anayasal kurumların usul ve esaslarıdır. Siyasal partiler buna, sivil toplum buna, basın hürriyeti buna; nihayet esasları anayasa ve yasalarca belirtilmiş temel hak ve özgürlüklerin tamamı buna bağlıdır.

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.