Sinan, adeta imkân sahasının bütün sınırlarını zorlar ve tüketirken, gelenek de bir bütün olarak eserinde ebedî bir hâtem olur ve gelecek çağlara el sallar. Bugün de bazıları Sinan’a benzetilebiliyor, hem de sanatın zerresini barındırmayan pespaye örnekler önümüze serilerek yapılıyor bu. Kendilerini Sinan’ın varisi sayanlar, sanat ve mimari adına hiçbir şey üretmedikleri gibi ürettikleri tek şey olan beton ve rantla Sinan’la yarıştıklarını zannediyorlar. Unutmayalım hakiki sanat utangaçtır ve kibirden zerre barındırmaz.

Bizim medeniyetimizin söylemi, şiirdir. İnsanımız, İslam öncesinden başlayarak bütün insanlık durumlarını (hüzün, sevinç, acı vb.) şiirle dile getirmiştir. Kurmaca (fiction) düzyazının Osmanlı’da alımlanışı XIX. yüzyıldır. Dolayısıyla, Osmanlı-Cumhuriyet şiiri bu uzun tarihsel süreçte, birtakım önemli dönüşümlerle yetkinleşmiş bir şiirdir. Mülakat: Naman Bakaç Türkiye edebiyat, özelde ise şiir alanında hem yazan ve üreten hem de tarihsel, siyasal […]

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.