“America First” bir Trump sloganı olsa da, dünyanın herhangi bir ülkesinde benzer sloganları atan siyasetçiler görebiliriz ve bu siyasetçiler gittikçe güçleniyorlar. Diğerkam ve adil bir dünya düzeni yönünde bir arayışın pek de mümkün olmadığını söyleyebiliriz, herkesin kısa vadeli çıkarlarına odaklandığı bir ortamda bu tür uzun vadeli bakış açısını taşımaya çalışmak pek de rasyonel bir tercih olmaz.

Ortadoğu’dan Asya-Pasifik’e, Avrupa’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş jeopolitik yelpazede uluslararası sistem, aynı anda birçok krizin iç içe geçtiği bir “birleşik türbülans” döneminden geçerken; Washington’un küresel ölçekte çoklu cephelere yayılmış, ekonomik ve askeri zeminlerde baskıcı ve öngörülemez bir angajman tarzını ortaya koyuyor. Bu tablo, dünya siyasetinde tekil krizlerin değil, birbirini tetikleyen bölgesel kırılmaların egemen olduğu bir döneme kapı aralıyor.

Güney Amerika Uzmanı Hüsamettin Aslan’la Venezuela’da bombaların patladığı ve Maduro’nun kaçırıldığı gecenin ardındaki denklemleri, petrol savaşlarından Çin ve Rusya faktörüne, askerî elitlerin tutumundan Washington’un gerçek hesaplarına kadar bütün boyutlarıyla ele aldık. Röportaj, krizi yüzeysel başlıkların ötesinde anlamak isteyenler için temel bir başvuru niteliği taşıyor.

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.