Necip Tosun’un yazmak için yola çıkanlara ve yolda olanlara sunduğu hacimli çalışması Yazma Dersleri: Ahmet Mithat Efendi’den Tomris Uyar’a, Türk edebiyatı kanonunda mühim yeri olan yazarların hayatlarına, duruşlarına, neden ve nasıl yazdıklarına dair kıymetli anekdotlara yer veriyor.

Sessiz sessiz heybesinde hikâyeler biriktiren ve masallar anlatan Rümeysa’nın adı şimdi Rumeysa Ozturk vs. Donald Trump başlıklı bir dava dosyasının kapağında. Mahkemeden çıkacak olumlu bir sonuç, onun gibi hakları elinden alınan, ansızın alınıp götürülen, eğitim hakları gasp edilen pek çok öğrenci için umut olacak. Trump Amerika’sında hak ihlallerinin, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasının sınırlarını belirleyecek belki de.

PKK’nın silah bırakması konusunda gündeme getirilen “ne verildi” veya “ne verilecek” türü, özünde üretilmiş korkuların yansıması olan değerlendirmeler, herkesin eşit haklara sahip olmasını istememe, hazmedememenin dışa vurumudur. Bunu, hegemonik pozisyonun sarsılması korkusu olarak ifade etmek daha doğru olur. PKK’nın silah bırakmasına ilişkin süreç, planlandığı gibi ilerledikçe, süreci enfekte etmeye yönelik faaliyetler de deşifre olmaya başladı. […]

Genciyle yaşlısıyla bu toplum ‘başka çaresi olmadığından değil’, çareyi burada görmek istediğinden harekete geçmiş durumda. Çünkü burası tam da sevildiği için ‘dünyanın en güzel yeri’. Yerli ve milli kavramlarının bu kadar çok kullanıldığı bir vasatta; topraktan suya coğrafyanın, kültürel mirasın ve insan kaynağının bu kadar kolay heba edilmesinin ironisini ne zamana kadar yaşayacağız? Bugünün sorusu […]

Türkiye’deki rejim dönüşümü, belirli bir lider veya partinin ötesinde, tarihsel köklerle derin bağlantılara sahip çok katmanlı ve ilişkisel bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Osmanlı’dan miras alınan yönetim anlayışıyla modern tekniklerin iç içe geçtiği bu melez yapı, hem süreklilik hem de kopuş unsurlarını bünyesinde barındırmaktadır.

1 Ekim 2024’te MHP lideri Devlet Bahçeli’nin DEM Parti’ye uzattığı el ve devamında Öcalan’a, örgütüne silah bıraktırma yönündeki çağrısıyla gelişen süreç, amaçları ve yöntemi açısından tarihi bir girişimi temsil etmektedir. 40 yılı aşkın süredir şiddet ve terörle örülmüş bir sorunun çözülmesi yalnızca iç barışı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda Türkiye’yi ekonomik, diplomatik ve siyasal açılardan dünyanın önde gelen ülkeleri arasına taşıyacaktır. İçeride sağlanacak dönüşüm ile Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına geçiş, dışarıda ise uluslararası ve bölgesel krizlerde güçlenecek bir ülke için kritik bir eşikteyiz.

10 yıl kadar önce alevlendirilen kültürel iktidar tartışmaları düşük yoğunluklu fakat istikrarlı biçimde sürüyor. Adı baştan yanlış konulmuş, iktidar-muhalefet, sağ-sol karşıtlıklarının maskelediği iktisadi ilişkilere pek az dikkat çekilen bu tartışmanın herhangi bir yere varacağını zannetmiyorum.

19 Mart yargı eliyle siyasi mühendislik hamlesi sonrasında vaziyet şu: Erdoğan ve kurmayları başa dönmüş durumda. Durum 18 Mart’taki tabloyla neredeyse aynı. Hem de “yarışırsak kaybetmemiz mukadder” diye görülen İmamoğlu, en azından bugün itibarıyla ve formel olarak, oyundan düşürülmüş görünmesine rağmen. Lenin’in meşhur çalışması ve Wilson’ın yine meşhur prensipleri sebebiyle daha ziyade milletlerle ilgili bir […]

Tamamen farklı bir motivasyonla başlayan ve farklı bir ideolojik zemin üzerinde inşa edilen Gezi Parkı eylemleriyle Tunus, Libya ve Mısır devrimlerini harmanlayan, Gezi Parkı eylemlerini mahkûm etmek ve gözaltılara meşru bir arka plan sunmak için Arap devrimlerini gömen savcılık açıklamasını okuyunca 2011’in o sıcak aylarına gittim…

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.