2021’e Girerken Güçlendirilmiş Muhalefet Arayışı

Parlamenter muhalefet önümüzdeki dönemde alternatif hükümet sistemi, ittifak stratejileri arayışlarının yanı sıra, öncelikle ‘Amasız’, kapsayıcı ve birlikte güçlenme odaklı, kendi aralarında tutarlılığı ve uyumu olan, demokrasi ve bir arada yaşama ideali temelinde muhalefet inşası hedefine odaklanmalıdır. Bu tarz bir asgari hedefin kabulünün ardından, mikro ve makro hedeflerin tanımlanıp, bunlara yönelik ortak stratejilerin geliştirilmesi gerekir.

Share on twitter
Share on facebook
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on email

Demokratik teori, meşru muhalefet ilkesini liberal demokrasinin en temel bileşenlerinden biri olarak kabul eder. Siyasal muhalefet liberal demokrasinin sağlıklı biçimde işleyebilmesi için hem bir normatif değer hem de verili bir durumdur. [1] Özellikle parlamenter muhalefetin ‘Muhalefet Üçlüsü’ olarak bilinen iktidarı eleştirme, kontrol-denetleme ve alternatifler sunma şeklinde başlıca 3 hedefinden söz edilir. [2] Oberreuter’in geliştirdiği muhalefet tipolojisinde ise üç tip muhalefet dikkat çeker: rekabetçi, işbirlikçi ve sorun odaklı-amaca özel (ad hoc) muhalefet. [3] Muhalefetin hedeflerine ulaşabilmesi, içinde yer aldıkları siyasal sistemin niteliği gibi kurumsal sosyo-politik yapılarla ve elitlerin siyasal değerleriyle yakından ilişkilidir.  

 

Farklı hükümet sistemlerinde anayasal düzeyde kurumsallaşmış 5 siyasal muhalefet modeli, siyaset bilimi ve anayasa hukuku literatüründe kabul görmektedir:  

 

  • Parlamentoda sandalye sayısı itibariyle azınlıkta kalan partiler için kontrol/denetim anlamında veto içermeyen ve/veya ortak yönetim yetkileri olmayan parlamento merkezli muhalefet (İngiltere),
  • Güçlü vetolu parlamento merkezli muhalefet ve/veya azınlıkta kalan partiler için ortak yönetim yetkileri (Almanya),
  • Parlamenter-cumhurbaşkanlığı siyasi muhalefet modeli (V. Fransız Cumhuriyeti),
  • Güçler ayrılığına dayalı siyasi muhalefet modeli (ABD)
  • Doğrudan demokratik siyasi muhalefet modeli (İsviçre). [4]

 

İngiltere ile özdeşleşmiş birinci modelde, iki partili sistem ve tek parti hükümeti nedeniyle parlamento içi muhalefet adeta “Majestelerinin Resmi Muhalefeti” şeklinde işlese de bu fazla dert edilmez. Çünkü, sistemin meşruiyeti iktidar partilerinin düzenli olarak yer değiştireceği beklentisine dayanır. [5] Almanya’da uygulanan ikinci modelde parlamenter muhalefetin etkinliği büyük ölçüde iktidarla muhalefet arasında müzakerelere dayalı diyalog ve federalizmle ilişkilidir. Beşinci Fransız Cumhuriyeti’nde görülen üçüncü modelde iktidar-muhalefet ilişkilerinin temel belirleyeni yarı-başkanlık sistemi ve cumhurbaşkanının partisi ile parlamentoda en güçlü partinin farklı olduğu bölünmüş çoğunluklarda işleyen birlikte yaşama uygulamasıdır. Bölünmüş çoğunluğun olduğu durumlarda etkin bir parlamenter muhalefet ortaya çıkarken, aksi durumlarda muhaliflerin parlamento dışı muhalefet biçimlerine başvurma riski de olmaktadır.

 

 

ABD’deki güçler ayrılığına dayalı siyasal muhalefet modelinde ise Kongre kurumsallaşmış muhalefetin en temel aktörüdür. Şunu da belirtmek gerekir ki genel anlamda siyasal muhalefet Amerikan başkanlık sisteminde her yerde mevcuttur. Bu kimi zaman Yüksek Mahkeme, kimi zaman güçlü sivil toplum, kimi zaman Kongre’dir. Tipik uygulaması İsviçre’de gözlenen doğrudan demokratik siyasal muhalefet modelinde ise siyasal muhalefetin temel aracı 50.000 imza veya 8 kanton desteğini gerektiren isteğe bağlı referandumlardır. Referandumlar, büyük muhalefet partilerinin büyük bir koalisyon hükümetine kademeli olarak katılmasının arkasındaki kurumsal itici güç olarak işlev görebilmektedir. [6]

 

Türk Tipi Hiper-Başkanlık ve İşlevsiz Muhalefet

 

Türkiye örneğinde bakıldığında, mevcut sistemin Türk tipi başkanlık sistemi olması dolayısıyla muhalefetin başkanlık sistemindekilere benzer biçimde işlemesi beklenirken, sözde kuvvetler ayrılığının kendine özgü nitelikleri dolayısıyla, muhalefetin parlamento içinde etkinlik alanı oldukça daraltılmıştır. Bu sistemde kuvvetler ayrılığının işlememesi, yasama faaliyetinin Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle adeta yürütmenin elinde toplanması, Meclisin yürütmeyi denetlemesinin sembolik bir denetimden öteye geçememesi pasif yasamanın tipik görünümleridir. Diğer yandan, yargının yürütmeye bağımlılığı ve siyasallaşması, sivil toplumun adeta devlet kontrolüne alınması gibi pratikler kuvvetlerin tek başına yürütmede toplanması eğilimini yaratmış, bu da sistemi yasama ve yürütme arasındaki denge-fren mekanizmalarının yürütme lehine işlediği, yasama organının doğrudan ya da dolaylı olarak yürütmenin denetimi altına girdiği hiper-başkanlığa doğru evrimleştirmiştir.

 

Mevcut sistemde yasama ve yürütme arasında denge ve denetleme mekanizmaları işletilemezken, kanun yapma ve denetim-kontrol, yasama faaliyeti yönünden TBMM’nin etkinliği azalmış, madde olarak kanunlaşan tekliflerden daha fazla madde içeren Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılmıştır. Örneğin, son dönemde yürütme tarafından Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin kapsamı dışında kalan 53 kararname yayınlanmıştır. [7] 

 

Meclis İçtüzüğü’ne de bağlı olarak muhalefetin işlevlerinin iyice daraltıldığı pasif yasamanın varlığını dikkate aldığımızda, parlamento içinde muhalefetin rekabetçi muhalefet tipine uygun işlev görmesi mümkün olmamaktadır. Bunun anlamı, muhalefetin kendi dışındaki sistemsel faktörlere bağlı olarak temel hedeflerinden biri olan kontrol ve denetleme hedefine ulaşamamasıdır. Muhalefete dair parlamento içi etkinlik görünümü bir iki istisna dışında parti grup toplantıları, bütçe görüşmeleri ve yasa önerileriyle sınırlı kalmaktadır.

 

Yasamanın pasifliği ve parlamento içi muhalefetin bu yapı içindeki işlevsizliği muhalefetin başarısızlığından kaynaklanmayıp, hükümet sisteminin yapısal özelliklerinden ziyade yürütme gücünü elinde tutan aktörlerin tercihleri dolayısıyla parlamenter muhalefetin oyunun dışına itilmesiyle ilgilidir. Hal böyle olunca siyasi rekabet ağırlıklı olarak parlamento dışında işlemektedir. Yürütme gücünü elinde bulunduran aktörlerin yasamada çoğunluğu elinde bulundurmalarına rağmen yapmış oldukları bu tercih, parlamenter muhalefete, parlamenter müzakereye ve uzlaşmaya atfettikleri değerle ilgilidir.

 

Muhalefetin Alan Açma Mücadelesi

 

Muhalefet partilerinin iktidarla rekabeti bu yıl da ağırlıklı olarak yerel ve ulusal düzeyde, geleneksel medya ile sosyal medyadaki açıklamaları ve seçmenlerle temas düzeyinde kalmıştır. İktidarla rekabet CHP’de ulusal düzeyde Kılıçdaroğlu ve parti üst yöneticileri, yerel düzeyde ise büyük oranda İmamoğlu aracılığıyla yürürken, aynı rekabetin İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener, Saadet Partisi’nde Temel Karamollaoğlu, HDP’de eş genel başkanlar üzerinden yürümesi dikkat çekmektedir. DEVA ve Gelecek Partilerinde de benzer bir eğilim söz konusudur.

 

Rekabet konuları olarak yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele, demokratikleşme, insan hakları, hukuk ve adalet öne çıkan sorun başlıklarıdır. İşbirliğine dayanan (İşbirlikçi) muhalefet tipi olarak parlamento içi muhalefet HDP hariç özellikle dış politika sorunlarında büyük ölçüde hem fikirdir. Komşu ülkelere asker gönderme, hükümetin Doğu Akdeniz politikasına yaklaşım, ABD, Fransa başta olmak üzere diğer ülkelerle ilişkilerde de rekabetten çok işbirlikçi yönelimler 2020’de dikkat çekiciydi.

 

Parlamenter muhalefet sorun odaklı-amaca özel muhalefetle birlikte büyük ölçüde iktidar karşısında seçim kazanma odaklı ittifak stratejileri, başkanlık sisteminden parlamenter sisteme geri dönme arayışlarında buluşmaktadır.   

 

Muhalefetin 2020’de iktidarı eleştirme ve politikalarına alternatif sunma hedeflerini gerçekleştirme konusunda proaktif olduğu açıktır. Başta parti liderleri olmak üzere, üst yöneticileri, milletvekilleri, parlamento içi ve dışında çeşitli platformlarda iktidar uygulamalarına yönelik eleştiri getirdikleri gibi, Türkiye’nin temel sorunlarına ilişkin alternatifler de sunmuşlardır.

Bültenimize Üye Olabilirsiniz

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin işleyişi, kamu yönetiminde partizanlaşma, yoksullaşma, yolsuzluklar, insan hakları, Kürt sorunu, adalet, hukuk, demokrasi sorunlarına ilişkin muhalefetin getirdiği eleştiriler yanında, CHP, İYİ Parti, HDP, Saadet Partisinin sorunların çözümüne yönelik sunduğu alternatifler, -ki en aktüel olanı asgari ücret miktarına ilişkindir- alternatif sunma anlamında hedeflerini gerçekleştirme adına attıkları önemli adımlardır. Yerelde ise İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere özellikle pandemi döneminde CHP’li Büyükşehir Belediyelerinin hayata geçirdiği sosyal belediyecilik uygulamaları, alternatiflerin somuta dönüştüğü alanlar olarak dikkat çekmiştir.

 

Yeni kurulan iki siyasi parti Gelecek Partisi ve DEVA ise pandemi şartlarına rağmen hem genel kongrelerini gerçekleştirecek teşkilatlanmaya ulaştılar hem de iktidarın icraatlarını eleştirmek yanında alternatif yönetim önerilerini seslendirdiler. Son dönemde muhalefetin iktidar aleyhine alan genişletmesinde bu iki partinin çalışmalarını da göz ardı etmemek gerekir.

 

Muhalefet Sistem Darboğazını Nasıl Aşar?

 

Yeni sistemin doğası gereği muhalefetin parlamento içinde iktidarla gerektiğinde rekabet, gerektiğinde işbirliği yapmaya, kontrol ve denetlemeye yatkın olmayan özelliği nedeniyle, muhalefetin elinde sadece parlamento içi ve dışında eleştiri ve alternatif sunma araçları kalmaktadır. Oysa ki rekabet, işbirliği ve denetlemeden yoksun bırakılmış bir parlamenter muhalefetin sistemin meşruiyetini zayıflattığı açıktır.

 

Bu noktada muhalefetin hem kendi hem de ülke yararına olmak üzere atması gereken en önemli adım güçlendirilmiş muhalefetin inşası ve işletilmesidir. Mevcut sistemde iktidarın muhalefete bakışı göstermektedir ki, Cumhur İttifakının isteği; ‘yerlilik ve millilik’ etiketiyle devlet katında makbul resmi muhalefeti hâkim kılmaktır. İngiltere’deki gibi tek parti hükümetinin, iki partili sistemin, sınırlı toplumsal bölünmelerin hâkim olduğu ülkelerde bu tür muhalefet olası iken, parti sistemi parçalanmış, fiili iki partili koalisyonun ve birbirini çaprazlamasına kesen çoklu sosyal bölünmelerin yaygın olduğu ülkelerde sisteme meşruluk takviyesi yapacak muhalefet türü demokratik gerilemeyi durduracak, farklılıkları bir arada insanca yaşatacak güçlendirilmiş muhalefettir.

 

Parlamenter muhalefet önümüzdeki dönemde alternatif hükümet sistemi, ittifak stratejileri arayışlarının yanı sıra, öncelikle “amasız”, kapsayıcı ve birlikte güçlenme odaklı, kendi aralarında tutarlılığı ve uyumu olan, demokrasi ve bir arada yaşama ideali temelinde muhalefet inşası hedefine odaklanmalıdır. Bu tarz bir asgari hedefin kabulünün ardından, mikro ve makro hedeflerin tanımlanıp, bunlara yönelik ortak stratejilerin geliştirilmesi gerekir.

 

Demokratik gerilemeyi durdurma ve güçlendirilmiş muhalefeti inşa etme yolunda olmazsa olmazlar; iktidarın ılımlı unsurlarıyla diyalog tesisi, hedef doğrultusunda muhalefet partilerinin taraftarlarını aktif biçimde örgütleme ve iktidar hedefine mobilize etme, parlamento dışındaki yasal muhalefeti bir araya getirme, yerel düzeyde demokratik alanları yeniden inşa etme ve yanlış bilgilendirmeye karşı modern iletişim metotlarını kullanmadır. [8] Türk tipi başkanlık sisteminde sistemi inşa eden mevzuat ve iktidar elitlerinin tercihi nedeniyle etkinlik alanı daralan muhalefet ancak bu tür taktik ve stratejik yaklaşımlarla hedeflerine ulaşabilir.

 

___

[1] Ludger Helms; “Five Ways of Institutionalizing Political Opposition: Lessons from the Advanced Countries”, Government and Opposition, Blackwell Publishing, Oxford, 2004, s.22.

 

[2] Julian L.Garritzman; “How Much Power do Oppositions Have? Comparing the Opportunity Structures of Parliamentary Oppositions in 21 Democracies” (APSA 2014 Annual Meeting Paper)

 

[3] Heinrich Oberreuter,. Parlamentarische Opposition: Ein internationaler Vergleich. Hamburg:Hoffmann und Campe, 1975’den aktaran a.g.m., s.5.

 

[4] A.g.m., s.25.

 

[5] Helms, a.g.m., s.26-27

 

[6] A.g.m., s.25-49.

 

[7]2021’e girerken Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi: Yasama ve Yürütme Raporu, Denge ve Denetleme Ağı, Aralık 2020.   

 

[8] Evert-Jan Quak; “Opposition Political Party Approaches and International Assistance Against Democratic Backsliding”, (K4D HelpDesk Report 534), Institute of Development Studies, Brighton, 2019, s.2.

 

En son çıkan yazılardan anında haberdar olmak için bizi @PerspektifOn twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz.

İLGİLİ YAZILAR

Sitemizde mevzuata uygun biçimde çerez kullanılmaktadır. Bilgi için tıklayınız.